VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Mart 2017 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Kafka’nın tuhaf dünyası
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Kafka’nın tuhaf dünyası

Aslında Günther Anders’in 1930’lu yıllarda yaptığı bir sunum metni olan “Kafka’dan Yana Kafka’ya Karşı”, yazarı ve yapıtlarını olumlu-olumsuz yönleriyle eleştiriyor. Kafka’nın zihnini ve kişiliğini gözler önüne seren çalışma, Kafkaseverleri hayal kırıklığına uğratmayacak nitelikte.



Alman gazeteci ve felsefeci Günther Anders, “Kafka’dan Yana Kafka’ya Karşı” yapıtıyla, Kafka’nın dünyasını lehte ve aleyhte yorumluyor. Henüz kimselerin adını pek de bilmediği ve şimdiki zamanın popülerliğine sahip olmayan bir zaman diliminde Kafka modasının tehlikelerine karşı okuyucuları uyarıyor Anders:“Kafka filozof muydu, yoksa roman yazarı mı, yoksa bir homo religious (inanan insan) mı, daha baştan bunu saptamaya kalkışmaktan uzak durmalı… Kafka hakkındaki yorumların çeşitliliği, yorumcuların ‘aptallığından’ değil asıl ele alınan objenin çok anlamlılığından kaynaklanır.”
Otuzlu yıllarda yaptığı bir sunum metni aslında “Kafka’dan Yana Kafka’ya Karşı.” Günther Anders, Kafka’yı yapıtlarıyla olumlu ve olumsuz eleştirirken, heyecanını ve ateşini üslup olarak korumasını bilmiş. “Kafka’nın yarattığı dünyanın yüzü, yerinden oynamış gibidir. Ancak o, oynatmış dünyamızın görünüşte normal olan çehresini yerinden oynatarak, bu oynatmışlığı görünür kılmayı amaçlar.”

Olağanüstüyü olağan kılıyor
Kendini hiçbir yere ve hatta dünyaya ait hissetmeyen Anders, bu anlamda Kafka’ya kendini yakın hissediyor. Olağanüstü bir olayın sıradan bir seyirde akışı, bir vahşetin gündelik rutin içinde gayet normalmiş gibi anlatılışı ve dışarıdan gelenin (öznenin) bu olağanüstü durumlara hiçbir şekilde şaşırmaması ve sanki geldiği yerde, geçmişinde ve şimdiki zamanında olayların “rutin”de akıyormuşçasına ilerleyişi, okuyucunun Kafka’dan büyülenmesinin en büyük nedeni Anders’e göre. Çünkü feryat figan anlatılan bir olağanüstülükten çok daha etkileyici ve ürpertici bir durum:“Ama aynı zamanda, oynatmış bu görünümü olağanmış gibi ele alır, dahası böylelikle tam da oynatmış dediğimiz olguyu, yani oynatmış Dünya’nın olağan sayılmasını betimler.”

Bununla birlikte Kafka’daki isim değişiklikleri (isimlerin yer değiştirmesi) de dikkat çekici. “Burada da bir bildiği vardır. Ta en başta, adlarla doğrudan ilintili ön yargıların önünü almak ister. Hedefi, okuru -dolayısıyla bizzat kendini- dile getirmek istedikleriyle ön yargısızca yüzleşmeye zorlamaktır. Yani gerçeği keşfetme, betimleme, aktarma ve kabullenme açısından en az mahzurlu yaklaşımı seçer. Gerçekliğin felsefi bir anlamı varsa budur.” Kafka’nın dünyaya ait olmaması/olamaması aynı zamanda onu bir yabancı da kılar. Başkasının olan bir dünyada yaşamaya çalışan kişi, hayatının sonuna kadar yabancı olduğu dünyada bitmek bilmez bir savaş vermek zorunda da kalacaktır. Günther Anders bu dünyaya “çıkmaz sokak” ismini verir. Yirminci yüzyıl filozofları arasında ismi pek az kişi tarafından anılsa da kuşkucu, uyumsuz ve tavizsiz tutumlarıyla o dönemin pek çok insanı üzerinde etkili olmuştur Günther Anders. 1900’lerin başında dünyaya gelip, iki dünya savaşına şahit olmuş, doğduğu topraklardan sürgün edilmiş ve hatta ABD’den bile tavizsiz tutumları nedeniyle kovulmuş bir yersiz yurtsuzdur.



Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Mayıs 2017 Yıl : 13
Sayı : 159