VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
10 Nisan 2011 Pazar | Anasayfa > Haberler > Kapana kıstıran bir yazar: Harlan Coben
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Kapana kıstıran bir yazar: Harlan Coben

Samed Karagöz

Roman okurları için en önemli hususlardan bir tanesi hikayenin akıcı olmasıdır. 500 sayfalık bir romanı elinize aldığınızda gözünüz hiç korkmadan okuyabileceğinizden emin olmanız gerekir. Hikayenin akıcılığını sağlayan hususları edebiyat eleştirmenleri detaylı bir şekilde aktarıyorlar her fırsatta. 1962 doğumlu Harlan Coben’in yazdığı kitapları okurken beni en fazla etkileyen şeyin ne olduğuna bir türlü emin olamıyorum. Kısaca elimdeki şıkları sıralamama izin verin:


a) Okurken insanı meraktan gebertiyor.
b)Her bölümde yeni bir ipucu sunuyor ama çözüme kitap bitmeden ulaşmak neredeyse imkânsız.
c)Hemen hemen bütün romanlarında hikaye son sayfalarda tam anlamıyla çözümlenmiş oluyor.
ç)Kullandığı üsluptan dolayı anlattığı olayların hepsinin gerçekliğine okuru rahatlıkla inandırıyor.
d)Detaylara önem veriyor, mesela kitabın ilk bölümlerindeki bir diyalog kitabın sonunda olayları anlamaya çok fazla yardımcı olabiliyor.
e)Hepsi
Yeni bir Harlan Coben kitabı yayınlandığı zaman okumaya başlamak için hafta sonunu sabırsızlıkla bekliyorum. Aksi takdirde hafta içi bir gece hiç uyumadan ertesi gün işe gitmek gerçekten son derece yorucu olabiliyor. Türkçede yayınlanan son kitabı “Kapan”da da aynı şey oldu. Cuma akşamı kitabı elime aldım, cumartesi gün doğumunda kitabın son bölümü bitmişti. Harlan Coben kitaplarını bitirmeden yatmaya çalıştığım günlerde uyumanın neredeyse imkânsız olduğunu daha önceki tecrübelerimden biliyorum.
TİRYAKİLİK YAPIYOR

Gerilim türü romanların yeni ustası olarak dünya çapında kabul gören bir yazar olan Coben ülkemizde bütün dünyada olduğu kadar büyük bir ilgi görmüyor maalesef. Kitaplarının tanıtımıyla, çevirisiyle, dağıtımıyla, baskı kalitesiyle alakalı bir sorun yok lakin nedense geniş kitlelere ulaşmıyor kitap. Kitapların fiyatlarının da bunda bir etken olduğunu düşünmüyorum çünkü bazı Harlan Coben kitaplarının cep boy baskısı çok uygun fiyata kitapevlerinde satılıyor, hele internet üzerinden kitap satın alan okurlar için internet sitelerinde Martı Yayınları’nca neşredilen bu kitapların indirim oranları yüzde 50’yi bulabiliyor. Anlatı sanatının en büyük inceliklerini başarıyla uygulayan bu yazarın kitapları çok daha fazla okura ulaşmalı.
Bu tarz kitapların en büyük özelliği okuma tiryakiliği için çok önemli olmasıdır. Bakın Çetin Altan usta bu konuyla alakalı olarak tam olarak ne diyor: “Okuma tiryakiliği romanla, roman tiryakiliği de iyi polisiye romanlarla başlar. Edebiyat öğretmeni olsam, hiç roman okumamış bir çocuğa önce neyi okumasını önerirdim biliyor musunuz, Gaston Leroux’un ‘Sarı Odanın Esrarı’nı... Onu okuyup da zevk almayan çocuk olamaz... Bir kez o zevk alındı mı, arkası çorap söküğü gibi gelir.”
Harlan Coben’in son yayınlanan kitabı Kapan’a dönecek olursak on yedi yaşında ailesinin gurur duyduğu bir genç kız olan Haley kaybolmuştur, olayın üzerinden aylar geçmiştir. Ama kızın başına ne geldiği tam bir muammadır, ne dirisine ne de ölüsüne ulaşılmaktadır. Dan ise özellikle pedofilleri deşifre eden TV programcısı Wendy’nin kapanına düşmüştür, Wendy kocasının bir trafik kazasında kaybetmiş, lise son sınıfa giden oğluyla birlikte yaşamaktadır. Kocasının ölümünden sarhoş bir şoför sorumludur. Ebeveyn sorumlulukları, içki, uyuşturucu, pedofiller, geçmişte kalması gereken sırlar, affetmek, intikam almak, tuzak kurmak, iftira atmak, cinayetler, kayıp cesetler, kanun kaçakları, zengin aile çocukları, yoksullar, hepsi 500 sayfalık bu romanda hem bir arada hem de ayrı ayrı ele alınıyor.
Kitabın kapağında da yer alan cümleyle başlıyor roman: “O kırmızı kapıyı açmanın hayatımı değiştireceğini biliyordum.” Hemen sonraki sayfalardaki şu paragraf Harlan Coben’in yukarıda saydığım birçok özelliğini bir arada sunması bakımından güzel bir örnek:
“Çocukken çok sayıda korku filmi seyrederdim ki bu çok garipti, çünkü onlardan nefret ederdim. Bir şeylerin bana doğru sıçramasından hiç hoşlanmazdım. Ve kanlı filmlere de hiç dayanamazdım. Ama onları yine de seyreder, kahramanların önceden kolayca tahmin edilebilir aptalca hareketlerinden zevk alırdım. Ve şimdi o sahneler, bahsi geçen salak kahramanın kapıyı tıklattığı, kapının hafifçe aralandığı ve sizin ‘Koş, seni kıt zekalı salak!’ diye çığlık atığınız, kahramanın yerinden dahi kıpırdamadığı ve sizin bunu anlamlandıramadığınız, iki dakika sonra katilin kahramanın kafatasını deldiği ve beynini büyük bir gürültüyle çiğnediği o filmler gözümün önünde tekrar canlanıyordu. Hemen şimdi oradan uzaklaşmalıydım.”
En yakın kitapevine gidip elinize geçen ilk Harlan Coben kitabını alıp okumaya başlayın, inanın daha önce okumadığınıza pişman olacaksınız. Ayrıca Harlan Coben’in Edgar, Shamus ve Anthony ödüllerinin üçünü de alan tek yazar olduğunu belirtmekte fayda var.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam