VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Nisan 2012 Pazar | Anasayfa > Haberler > “Kapital”, onu yazarken içtiğim sigaraların parasını bile karşılayamayacak
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

“Kapital”, onu yazarken içtiğim sigaraların parasını bile karşılayamayacak

Fikirleri ve kuramlarıyla dünya tarihine damgasını vuran dahi teorisyen. “Karl Marx: Romantizm ve Devrim Arasında bir Yaşam” adlı en iyi Marx biyografilerinden biri kabul ediliyor.

Emel Lakşe

İnsan türünün karmaşık tarihi tek bir formüle indirgenebilir mi? 19. yüzyılın en büyük düşünürlerinden biri ve komünizmin kuramsal kurucusu olan Karl Marx için bunun cevabı “evet”ti. En ünlü eseri “Komünist Manifesto”nun ilk bölümüne de tüm tarihsel değişimlerin, hakim ve bağımlı sosyal sınıflar arasında sürüp giden çatışmanın sonucu olduğunu ve bu çatışmanın köklerinin ekonomide yattığını öne sürerek başlamıştı. Marx sınıflar arasındaki çatışmaların devrimsel değişimlere neden olduğunu öne sürerek tarihe geçecek ünlü cümlesini sarf etmişti: “Şimdiye kadar varolan tüm toplumların tarihi, sınıf mücadelesinin tarihidir.”
Materyalist felsefeyi şekillendiren Karl Marx’ın özel yaşamını ve entelektüel yolculuğunu anlatan, “Karl Marx: Romantizm ve Devrim Arasında bir Yaşam” iki ayda ikinci baskısını yaptı. Kitap, yazar Bernard Cottret’nin ilk biyografi çalışması değil. Cottret kendi ülkesi Fransa’da ve uluslararası camiada tanınmış bir akademisyen. Bugüne kadar yayınlanmış İngiliz Adaları, Amerika ve Fransa tarihlerini konu alan kırkı aşkın kitabının yanı sıra aralarında Calvin, VIII. Henry, I. Elizabeth ve Jean-Jacques Rousseau’nun da bulunduğu pek çok biyografiye de imza atmış.
65 yıllık yaşamında dünya ekonomi, felsefe ve siyaset tarihine geçecek kadar başarılı eserler veren, sonraki yüzyıl boyunca dünyayı şekillendirecek siyasi bir ideolojinin temellerini atan Karl Marx’ın yaşamı entelektüel açıdan ne kadar zenginse maddi açıdan da o kadar yoksuldu. Hayatı boyunca sefalet derecesindeki maddi imkansızlıklarla boğuşan Marx tüm yaşamını Almanya, Fransa (ve biraz da Belçika’da) geçirdi ama ölümünden önceki son 34 yılda İngiltere’de yaşadı. Kitaptan bir alıntıyla “Bu Avrupalı, söz konusu halkların sahip oldukları en iyi yanları, daha doğrusu entelektüel oluşumlarının en yüksek açılımlarını, Alman felsefesi, İngiliz ekonomi politiği ve Fransız siyaset bilimini kendi düşünce sistemi içerisinde bir araya getirdi”.
Engels’le birlikte yayınladığı “Komünist Manifesto”, toplumun doğrudan çatışma içinde olan iki sınıfa indirgendiğini öne sürer; bunlar burjuva (sermaye sahibi sınıf) ve proletaryadır (çalışan sınıf). Manifesto‘nun yayınlanmasından hemen sonra sosyalizmden esinlenen devrimler Avrupa’yı silip süpürürler. Bunlar arasında 1848’de Paris’teki Şubat Devrimi de vardır. Ancak “Manifesto”ya ikonik bir konum kazandıran 20. yüzyılda Rusya, Çin ve pek çok diğer ülkede gerçekleşen devrimlere esin kaynağı olmasıdır.
KESİN BİR ŞEY VARSA
MARKSİST OLMADIĞIMDIR
Ancak Marx tüm bunlara rağmen yaşadığı dönemde eleştiri oklarına hedef olmaktan, tüm yaşamını yoksulluk ve sefalet içinde geçirmekten kurtulamamıştır. Dünya tarihine damgasını vuran onca eseri kendisi ve ailesinin iyi bir hayat sürmesine hiçbir zaman yetmez. Ama o bu durumu her zaman olmasa bile alaycı bir hoşgörüyle karşılayabilmiştir: “Kapital, onu yazarken içtiğim sigaraların parasını bile karşılayamayacak.”
Marx’ın dehası hiçbir zaman tevazuuna da engel olmadı. Ölümünden kısa süre önce “Kesin olan bir şey varsa o da Marksist olmadığımdır” demesinin nedeni yazar Cottret’e göre bütün büyük doktrinlerin başına geldiği gibi Marksizm’in de “kurucusunun elinden kaçmış” olmasıdır. Marx da kişilik kültüne duyduğu düşmanlığı bu şekilde ifade etmekten geri durmamıştır.

Karl Marx’ın az bilinenleri

- Çok dilli olmaktan asla bıkmadı. 50 yaşında Rusça öğrenmeye başladı.
- Dante, Shakespeare ve Goethe’nin yorulmak bilmez bir okuruydu.
- Cervantes’i İspanyolca orijinalinden okur, Diderot’ya hayranlık duyardı.
- Amansız bir sigara tiryakisiydi. Piposunu ya da sigarasını hep bir yerlerde unutur sonra da onları tekrar yakması gerekir ve inanılmaz şekilde kibrit tüketirdi.
- Londra’daki mezarının üst bölümünde “Komünist Manifesto”nun son cümlesi yazılıdır: “Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!”
- Çok iyi bir şair olabilirdi. Bunun kanıtı da ilk gençlik yıllarında, sonradan eşi olacak Jenny von Westphalen’e yazdığı şiirlerdir.

Paylaş