VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
16 Aralık 2011 Cuma | Anasayfa > Haberler > Karadeniz kıyılarından Haiti’ye kadın ticareti
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Karadeniz kıyılarından Haiti’ye kadın ticareti

Yazar George D. Shuman’ın âmâ başkahramanı Sherry Moore, “Son Sürat” romanıyla bir kez daha polisiye severlerin karşısında. Moore, bu kez beyaz kadın ticareti yapan bir çeteyi çökertiyor.

Özlem Akalan

"Son Sürat" (Lost Girls), George D. Shuman’ın dilimize çevrilen üçüncü romanı. "Son 18 Saniye" ve "Son Nefes" romanlarını okumuş olanların tanıdığı Sherry Moore, bu kez de yazarın başkahramanı. Yazar ve romanına geçmeden, daha önce kendisini tanmayanlara Sherry Moore’u tanıştıralım.
Moore, ölen birinin eline dokunarak yaşamının son saniyelerinde neler düşündüğünü görebilme yeteneğine sahip genç, güzel ve âmâ bir kadın. Kahramanımızın bu “görme” yeteneği eski bir olaya dayanıyor. Yazarın bu romanda da yinelediği gibi; henüz çocukken ölü bir kıza tesadüfen temas eden Sherry, onun zihnine erişip ölmeden önce aklından geçenleri görebildiğini fark etmiş. Ve tam dört kez, George D. Shuman’ın kitabının başkahramanı olmuş.
Moore, için “yeni Hercule Poirot ya da Miss Marple” demek mümkün değil. Klasik polisiye roman kahramanlarından oldukça farklı. Dedektiflik yapmıyor; kendisinden gelen yardım isteklerine cevap veriyor ve elbette kendini polisiye olayların içinde buluyor. Olayları çözmüyor; onun sayesinde parçalar birleşiyor ve düğüm çözülüyor. iki romanı "Son 18 Saniye" ve "Son Nefes" de April Yayıncılık tarafından Türkçeye kazandırılan Shuman, Washington Polis Teşkilatı’ndan emekli bir polis. Özellikle narkotik operasyonlarına kılık değiştirerek katılan Shuman, emekliliğinin ardından güvenlik danışmanlığı yapmaya başlamış. 1990’larda yazdığı ilk romanını yayınlatabilmek için neredeyse 15 yıl uğraşmış. Üstelik o zamanlar “Heroes”, “Medium” gibi bugünlerde çok izlenen psişik güçlü insanların konu alındığı popüler diziler bile yokmuş... Yayıncılardan, eş-dosttan gelen tavsiyelerle tekrar tekrar yazmış, nihayet "Son 18 Saniye’, 2006 yılında yayınlanmış. “Aslında Sherry Moore’u tek bir kitap olarak düşünmüştüm. Ama o kadar ilgi çekti ki yazdığım dört kitabın da kahramanı oldu” diyen Shuman’a göre karakteri psişik güçlere sahip biri değil. Sherry’nin yeteneğinin bilimsel araştırmalarda da yer aldığını ve beynin eşsiz depolama kapasitesinin metafiziğin çok ötesinde olduğunu söylüyor. Zaten Sherry’e ilk kitapta bunu detaylarıyla anlatmıştı...
Yıllarca polislik yapmış bir yazarın yarattığı karakteri ve olayları gerçek vakalardan alıp almadığını merak ediyor okur; “Hayır” diyor bu konuda Shuman; “karakterler de olaylar da tümüyle kurgu.”
İŞKENCEYİ YAZMAK
ZORDUR
"Son Sürat" romanı, dünyanın dört bir yanını saran kadın ticaretini konu alıyor. Polonyalı bir kadın polisten Amerikalı zengin genç bir kıza kadar romanda karşımıza çıkan tüm kadın karakterler, bu tacirlerle yüzleşmek zorunda kalıyor. Elbette ki Amerikan askerlerinin yapacağı operasyonla hepsi olmasa da büyük bir çoğunluğunun kurtulacağını romanın daha başından kestirmek hiç de zor değil. Ne var ki insan tacirlerinin kadınları kaçırma, gemilerle dünyanın bir ucundan diğerine getirme yöntemleri ve onlara yaptıkları işkenceler akıl alır gibi değil. Yazarın polis olması, bu tür olayları zamanında derinlemesine araştırması, okurun “nasılsa roman” deyip geçmesine engel oluyor. Bilmediğiniz bir dünyanın kapıları önünüzde ardına kadar açılırken kendinizi şanslı hissediyorsunuz. Zaten yazar da özellikle “kırmızı oda”daki işkence bölümlerini yazarken çok zorlanmış. Hatta editörünün bu bölümleri kitaptan çıkarabileceğini bile düşünmüş. “Kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel suçlarla hayvanlara yapılan saldırılara hiç tahammül edemiyorum” diyor.
Alaska’da başlayıp Karayipler’e uzanan öykü, son derece sıra dışı ve az işlenmiş bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Yüzlerce hatta binlerce kadının bu şekilde “kayıp kızlar” olarak kayıtlara geçmesiyse ne yazık ki özellikle Haiti’de sıradan hale gelmiş. Zaten kadın ticaretinin bu bölgede yoğunlaşması da Shuman’ı öyküsünü bu atmosferde anlatmaya itmiş. “Elbette yazmaya başlamadan önce de ortadan kaybolan kızlar ve böyle bir ticaret ağı olduğunu biliyordum” diyor Shuman ve ekliyor; “Özellikle de Karayipler ve Haiti’de. Zaten bu nedenle Sherry Moore, bu tehlikeli ve sarsıcı maceraya atıldı.”

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam