VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Mart 2017 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Karanlık bir kuyu
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Karanlık bir kuyu

John Worthen 20. yüzyılın en önemli şairlerinden T.S. Eliot’un yaşamöyküsünü tüm ayrıntılarıyla gözler önüne seriyor. Bu çalışma, yakın arkadaşı Virginia Woolf’un önce “eğlenceli”, aradan geçen yıllardan sonra “karanlık bir kuyu” olarak nitelediği Eliot’u yakından tanımak için iyi bir fırsat.

HAYDAR ERGÜLEN



Özdemir İnce iki yerde birlikte anıyor Nazım Hikmet’le T. S. Eliot’u. İlkinde ve birkaç kez, Nazım Hikmet’in “Memleketimden İnsan Manzaraları”nın T.S. Eliot’un “Çorak Ülke”si gibi evrensel bir yapıt olduğunu ve çağdaş bir “İlahi Komedya”(Dante) sayılabileceğini söylüyor (Cumhuriyet’in Şairi Nazım Hikmet, Cumhuriyetsiz Şair Necip Fazıl, Eksik Parça, Şubat 2017, s.40). İkincisinde ise Nazım Hikmet’i yalnızca ideolojik bağlamda okumanın, ona, şiirimize ve şiirimizin geleceğine büyük haksızlık yapmak anlamına geleceğini vurgularken, bunun T. S. Eliot’u katoliklik, Ezra Pound’u da İtalyan faşizmi parantezinde okumaktan farkı olmayacağını da belirtiyor.

T. S. Eliot 20. yy’ın hiç kuşkusuz en büyük şairlerinden. Yalnızca demek tuhaf ama yalnızca 93 şiiriyle çağın başka büyük şairlerini de ve şiirin geleceğini de etkileyen bir şair. Ölümünden 10 yıl öncesine, 1955’e kadar -ki bütün başyapıtlarını yazalı yıllar olmuştur- bazı antolojilerde adına ve şiirlerine hâlâ yer verilmeyen, modernist şiirin en önde gelenlerinden biri. Tüm dünyada “Çorak Ülke”sindeki şiirleri kadar “Kokteyl Parti” ve “Katedral’de Cinayet” adlı oyunlarıyla da tanınmış bir oyun yazarı. Karmaşık bir kişilik. Sayılı ama ağır dönüşümlerle yaşanmış bir hayat. Büyük yazarların, şairlerin, felsefecilerin oluşturduğu bir arkadaş çevresi. Pek az dışarı yansıttığı ve adeta bir tür “soğuk ateş”le geçirdiği uzun evlilik yılları.

“Bir Şairin Yaşamöyküsü: T.S.Eliot’un yazarı John Worthen, eleştirel biyografileriyle ünlü. D. H. Lawrence, William Wordsworth, Robert Schumann biyografisini yazdığı ünlülerden.

Biyografisinin yazılmasını istemedi
T.S. Eliot, 37 yaşından başlayarak, biyografisinin yazılmasını istemez. Yaşamının sonuna doğru mirasçılarından “hakkında herhangi bir biyografinin yazılmasına olanak tanımamalarını ve desteklememelerini istemiştir.” Ama onun gibi özel yaşamıyla da çok ilginç bulunan, cinselliğine dair pek çok spekülasyon yapılan, eşcinsel eğilimlerinden söz edilen ve bunların tümünden de önce büyük bir edebi şöhret sahibi olan Eliot’un biyografisinin değil, çeşitli biyografilerinin yazılmaması düşünülemezdi.

Bir anti-kahraman mı?
1888’de ABD’nin St. Louis kentinde’de ABD’nin St. Louis kentinde doğan Eliot, 1914’te Londra’ya yerleşir. Kendini yaşlandığında “Amerikan olmayan bir Amerikalı” olarak niteler ve bu hoşuna gider. Anglo-Amerikan şiir dünyasının ve İngiliz dilinin en usta şairlerinden olan Eliot’un yazınsal başarısı, sarsıcı şiiri ona haklı bir şöhret kazandırmıştır. Ama yaygın etkisinin başka nedenleri de olabilir miydi? Eliot şiirlerini çeviren şair Suphi Aytimur’un dediği gibi, “Eliot birçok şiirinde bir anti-hero çizmiştir. Bu adam kendi yetersizliğiyle cinsel güçsüzlüğünü vurguladığı gibi, hem kendisinin hem de başkalarının yaşantısındaki bayağılıkları ve boşunalığı acıyla görmektedir. Bu adamın yazgısı başarısızlıktır, çünkü kendi kabuğunu yırtamadığı gibi, hiçbir çaba harcamamakta ve ancak beklemektedir. Bu bir tür ‘oblomovluk’ sayılabilir mi, bilemem.” (T. Eliot, Çorak Ülke, Dört Kuartet ve Başka Şiirler, Adam Y., 1990, s.9)
İronik bir biçimde, istemediği, reddettiği her şey, yaşamında ve ölümünden sonra da peşini bırakmadı. Tüm şairlerden ünlü oldu, 1948 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı, pek çok biyografisi yayımlandı.

Şair olmayı önemsemedi
Worthen şöyle yazıyor: “Şair olmak Eliot için hiçbir zaman bir zevk olmamıştır; bir keresinde ‘zamanını harcamış ve hayatını hiçbir şey uğruna mahvetmiş olabileceğini’ fark ettiğinde, sanki kendisini şiire adayan biri için harcamak ve mahvetmek kaçınılmazmış gibi, şair için ‘gölgelerin uzadığını ve yalnızlığa katlanmanın zorlaştığını’ belirtmiştir.” (Bir Şairin Yaşamöyküsü., s.144) Ona göre, ‘insanın içindeki şair diğer her şeyi mahvetme eğiliminde’dir ve ‘bir şair olmak için çok büyük bedel ödediğini ve çok fazla acı çektiğini hissetmiş’tir.

Başta Kantolar olmak üzere dünya şiirine büyük yapıtlar armağan eden Pound, baştan beri Eliot’a yardım eder, destekler. “Prufrock” şiirini ünlü Amerikan dergisi “Poetry”ye kabul ettirmek için altı ay uğraşır sonunda kesilmeden yayımlanmasını sağlar. Pound’un desteği bununla kalmaz, 1920’de Paris’e taşınsa da onun şiirleriyle hep yakından ilgilenir ve Eliot’un bankada çalışmak zorunda kalmasına çok üzülür.

Eliot’un en yakın arkadaşlarından biri de Virginia Woolf’tur. Bir diğeri de ünlü İngiliz felsefeci Bertrand Russell, ki Eliot’a çeşitli defalarda maddi yardımda da bulunmuştur. 1930’larda koyu Katolik olarak dine dönen Eliot, şiirleri kadar ünlü olan denemelerinin birinde de, eskiden beğendiği D.H. Lawrence’ı “Lady Chatterly’nin Aşığı” ile “Oğullar ve Sevgililer” romanları nedeniyle çok sert biçimde eleştirerek, “belirgin bir cinsel hastalıktan mustarip ve son derece ahlaksız bir adam” demiştir.

İlham perisi Vivien
Worthen’in Eliot biyografisindeki en belirgin karakterlerden biri Vivien’dir. Eliot’un ilk eşi.1994 yapımı Tom ve Viv adlı bir filme de konu olan bu uzun, sancılı ilişki 18 yıl sonra boşanmayla sonuçlanır. Vivien’in fiziksel rahatsızlıklarla başlayan hastalıklarına zamanla ruhsal olanları da eklenir ve Vivien, boşanmalarından yıllar sonra, 55 yaşındayken bir deliler evinde can verir. Vivien, Eliot’u şiire de kışkırtır. Pek çok şiirini ve kitabını Vivien’e borçlu olduğu söylenir, örneğin en ünlü kitabı olan “Çorak Ülke”yi. Öte yandan “Vivien’in Tom’u bir erkek olarak mahvettiği, ancak onu bir şair yaptığı” da söylenmiştir. Eliot da Vivien’le evliliğini “içinden Çorak Ülke’nin çıktığı ruh halini ortaya çıkarmış” olarak tanımlar.
Eliot’un bankada çalışması da eşi Vivien’e bakmak ve onun çeşitli rahatsızlıklarını karşılayabilmek içindir. Ve bunlar giderek artmaktadır. Hatta Ezra Pound, önceleri Vivien’in bir şekilde Eliot’un hayatından çekilmesiyle ilgili çeşitli düşünceler bile geliştirmiştir.

Yazıyı Worthen’in cümleleriyle bitirelim: “Dikkatli, mesafeli, kendisini sessizleştirmiş ve zaman zaman bilerek kişisel olmayan ve derin bir şekilde gizli olan benliğinin göstergeleri, olmak istediği insanın çok önemli bir parçasıydı.” (agy., s.11) 1925’de onu ‘eğlenceli’ bulan yakın arkadaşı Virginia Woolf, 1933’te ‘karanlık bir kuyu’ olduğunu söyleyecektir.

Cats müzikalinin sözleri Eliot’un
1981‘de sahneye koyulan, Andrew Lloyd-Webber’in ünlü “Cats” müzikali metnini, T. S. Eliot’un 1939’da yazdığı “Yaşlı Sıçanın Pratik Kediler Kitabı”ndan almıştır. Bu müzikal 2008’e kadar 50 milyon kişi tarafından izlenmiştir.


Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Ağustos 2017 Yıl : 13
Sayı : 162