VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
26 Kasım 2010 Cuma | Anasayfa > Haberler > Karanlık ve politik bir uzun hava...
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Karanlık ve politik bir uzun hava...

İlk Roman yarışmasını “Mıvvel” isimli kitabıyla kazanan Bedi Gümüşlü, polisiye örgü üzerinde bol karakterli politik bir roman ortaya koyuyor.

Yonca Boztunalı

Everest Yayınları, her sene bir yarışma düzenliyor, biliyorsunuz: İlk Roman. İçimizde yaşayan romancılara tanımak ve bir şans vermek için açtıkları bu yarışmanın beşincisi düzenlendi bu sene. Bu sene Bedi Gümüşlü’nün “Mıvvel” isimli romanı seçici kurul tarafından ödüle layık görüldü. Tabii belirtmeden geçmemeli, yarışmanın seçici kurulu Müge İplikçi, Semih Gümüş, Erdeniz Atasü, İnci Aral ve Cemil Kavukçu’dan oluşuyor.

Aslında ilk kez kitabı yayınlanan bir yazarın eserini okumak bana her zaman heyecan verici gelmiştir. Neden derseniz, bir kere karşınıza ne çıkacağı belirsizdir. Uzun süredir yazıyor olsa bile ilk kez “gerçekten” görücüye çıkıyordur ve karşımızda belki de geleceğin çok okunan yazarlarından biri duruyordur; bunu okumadan bilemezsiniz, bazen okusanız da bilemezsiniz.

Mıvvel’i elinize alıp okumaya başladığınızda karşınıza epeyce yoğun bir konu örgüsü çıkıyor. Bir sürü karakteri içine alan kitap, Türkiye’nin sol siyaset geleneğinden dini inançlara kadar uzanan bir perspektifte, Ankara ve Antakya arasında yol alıyor. Zaman zaman da Mıvvel’in kelime anlamı olan uzun hava kadar da yakıcı... Haliyle biraz zorlu bir süreç olmuş bu kadar konu yoğunluğunu tek romana sığdırmak... Hem yazar için hem okur için zorlu olsa da Bedi Gümüşlü bunun altından kalkmayı başarmış.

Yağmurlu bir Ankara gününde Nebil’in öldürülmesiyle başlıyor roman. Ölürken Nebil’in verdiği anahtarla kendini olayların içinde bulan öğrencisi Sibel, katil tarafından “hain”likle suçlanan ve asıl adı Nebil olduğu da şüpheli olan bir adamın bilmediği dünyasının içinde kendini buluveriyor. Aşık olsa da aslında hiç tanımadığını anladığı bu adam için kendini balkondan balkona atlarken bulan Sibel için durum tabii ki kolay olmuyor. Nebil’in öldürülme sebebi romanın finalinde karşımıza çıkıyor, onu da burada söylemek tatsız bir durum elbette.
Yazar, genellikle sade bir dili benimserken, tasvir konusunda tutumlu davranmamış. Bedi Gümüşlü, bazı kavramları korkmadan eleştirmiş,
hatta yer yer hesaplaşma yaşamış.

Antakya’da doğan ve Ankara’da okuyan Bedi Gümüşlü’nün bu şehirleri tanıdığı aşikar... Yazar, belki de okuyucuyu en çok bu noktada tatmin ediyor. Ankara’nın metropol olmanın getirdiği kaotik yapısını büyük bir başarıyla anlatan yazar, aynı şekilde Antakya’nın dinle ve siyasetle iç içe geçen halini de bütün ayrıntılarıyla vermiş. Mıvvel’le edebiyatımız farklı bir sese kavuştuğu kesin. Belki de edebiyat yarışmalarının en güzel sonucu budur: Bambaşka açıları yazın hayatımıza kazandırmış olmak...

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163