VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Ağustos 2017 Salı | Anasayfa > Haberler > Katil doğanlar
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Katil doğanlar

Cinsel ve psikolojik istismarın kadın-erkek, çocuk-yetişkin ayırt etmeden kurbanları sürüklediği yol, çoğu kez geri dönülmezdir. Geçmişinde benzer olaylar yaşayan üç kişinin bir araya gelmesi ise polisiye kurguda, yeni bir şiddetin yaşanacağının habercisi oluyor.

ÖZLEM AKALAN



Her ne kadar Ayşe Erbulak romanının daha en başında “Biz katil doğmadık, siz bizi bir canavara dönüştürdünüz.” dese de bu kadar genç yaşta, bu kadar planlı ve soğukkanlı cinayet işleyen üç kişinin bir araya gelmesi ve iki yeni cinayete karışması sadece “çevresi kötüydü” yorumuyla açılanacak kadar kolay olmasa gerek. Pek çok bilim insanının savunduğu gibi, özellikle planlı ve seri cinayetler işleyenlerin beyinlerinin bir bölümü “bizimkinden” farklı işliyor. Dolayısıyla en azından Ali karakterinin “Biz katil doğmadık, siz bizi bir canavara dönüştürdünüz.” sözünün arkasına sığınması işten bile değil! Hikâyeye gelecek olursak:

Çocuk yaşta anne babasını kaybeden Ali, uzak bir akrabasının yanında sefil bir hayat sürmektedir. İlkokulu bitirdikten sonra okutulmayan 12 yaşındaki çocuk kendisini sürekli taciz eden alkolik “bakıcısını” öldürmek için tinerci arkadaşlarıyla bir plan yapar. Büyük bir kafes bulup çevreden sıçan toplarlar, üç gün aç bırakırlar ve tacizci adamın sızdığı bir akşam onu sıçanlara ziyafet olarak sunarlar. (En basit haliyle anlattığım bu olay kitapta hayli detaylı olarak anlatılmış. Bölümü hızlı okumanızı ve gözünüzde canlandırmamanızı öneririm.) Geriye adamdan pek bir şey kalmasa da cinayet büro amiri kadın polis, bu işte çocuğun payı olduğunu anlar. Ancak ıslah evine gönderse yine tacize uğrayacağını, çıktığında daha azılı bir suçlu olacağını düşünüp, çocuğa “Ne olursa olsun oku evladım” öğüdü vererek olayı örtbas eder. Ancak polisin kendine sormaya gerek duymadığı bir soru vardır; henüz 12 yaşında böylesi planlı bir cinayet işleyen çocuk, ileride nasıl bir yetişkine dönüşebilir?

Bugüne döndüğümüzde, yetiştirme yurdunda büyüyen Ali’nin aşçılık okuduğunu ve sınıf birincisi olduğunu öğreniriz. Ne var ki tüm fakirlerden nefret eden nevrotik bölüm başkanı Rukiye ona takmıştır. Ne yapıp edip mezun olmasını engelleyecektir.

Ali’nin okuldaki tek arkadaşı Ela ise annesini küçük yaşta kaybedince üvey anne elinde ve yatılı okullarda büyümüş, evin aşçısının düzenli tacizine uğramış bir genç kadındır. Öğretmeni ve okulun yakışıklısı Levent Şef’e gönlünü kaptırmıştır. Ancak Levent Şef sadece Ela ile yetinecek bir adam değildir. Sekreterlikte çalışan evli ve çocuklu Gizem’le de ilişkisi vardır. Üstelik Gizem’in tıpkı Ali ve Ela gibi, geçmişinden gelen bir sırrı vardır. Bir grup öğrencinin katıldığı ve Levent Şef’in önderlik ettiği Adana’ya yapılacak gezi hepsinin hayatlarını değiştirirken travmalarına yeni bir travma ekleyecektir.

2012’de yayımlanan “Çok Şekerli Ölüm”ün ardından polisiye serüvenine “Limoni Ölüm”, “Ödüllü Ölüm”, “Dokuz Oda Cinayetleri” ve “Anne Bak Kim Geldi?” ile devam eden Ayşe Erbulak, bu kez anlattığı farklı hikâyelerin odağına tacizi koyuyor. Hızlı hatta gereğinden fazla hızlı akan roman soluksuz okunuyor ve geriye “sıçanlı ölüm”, taciz, tecavüz, seri cinayetlerin düşündürücü anılarını bırakıyor.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163