VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Mart 2015 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > Kavgadan uzak kalmışsan sevdadan da uzaksın demektir...
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Kavgadan uzak kalmışsan sevdadan da uzaksın demektir...

“Hep yanıldı ve yenilgilere uğradı/ Ama atıldı yine de serüvenlere/ Vakti olmadı acıların hesabını tutmaya/ Durup beklemeye, geri dönmelere vakti olmadı” dizelerinin şairi Ahmet Telli, “SöyleSen”de şiirini ve hayata bakışını anlatıyor. Ünlü şairin kendisiyle yapılan söyleşilerden oluşan kitap, Telli’nin dünyasına yakından bakmak isteyenler için...

S. SERDAR GÜREL



Kasetlerin, kasetçilerin, kasetçalarların hâlâ varlıklarını sürdürdükleri zamanlar. Öyle her zaman, her istediğin kasete ulaşmanın kolay olmadığı günler benim için. Harçlıklardan para arttırmak istenilene ulaşmak için ilk adım olsa da onu bulabilmek de başlı başına mesele. Bu iki şartın bir araya geldiği bir vakit, o günlerin ve dahi bugünlerin sakıncalısı Grup Yorum’un “Sıyrılıp Gelen” albümü benimdi.

Birbirinden güzel on iki parçaya yataklık eden bu albümü dinlerken içlerinden bir şarkı içime gelip oturuverdi, bir karanfil zarafetiyle, bir çağlayan coşkusuyla, bir magma yakıcılığıyla ve bir sevda hüznüyle.

O gün gelen ve yirmi küsur yıldır yerinden milim kıpırdamayan bu misafirin şöyleydi sözleri;

“Suya düşen bir karanfilse yüreğin
bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm
vursun seni o taştan bu taşa
o çağlayandan bu çağlayana
Kavgadan uzak kalmışsan
sevdadan da uzaksın demektir
devinmez yüreğinin mağması
çatlamaz sabrın kara taşı.”


Böyle başladı benim Ahmet Telli ile tek taraflı tanışıklığımın hikâyesi. Belki bambaşka anlamlar yükledim o gün bu sözlere, belki de üstadın hiç söylemediklerini çıkardım dizelerden. Çok yıllar sonra Gaziantep’te bu gıyabi tanışıklık vicahiye evrilirken “HÜZ’NÜN İSYAN OLUR” hakkında konuşmak geçti aklımdan ama hüzün bile demedim.

Başka şiirlerden, memleketten, Kafkasya’dan, Ankara’dan, trenlerden, yürüyüşten, misafirden, yeşil erikten uzun uzun bahsettik, şerefe dedik birbirimize, sanat müziği söyledik birlikte ama hüzün bile diyemedim. Yirmi küsur yıllık bu misafir ilk günkü gibi kalsın istedim. Ahmet Telli’nin “SöyleSen” isimli kitabının yetmiş birinci sayfasından sekseninci sayfasına gözü kapalı geçmem hep bundandır.

“SöyleSen”; Ahmet Telli’yle yapılan ve gazete ile dergilerde yayımlanan söyleşilerden oluşuyor. Yetmişlerin başından 2011 yılına kadar olan zamanı kapsayan bu söyleşilerde Telli; şiire, şiirlerine, yazılarına, ülkeye, dünyaya, siyasete dair kendisine yöneltilen soruları yanıtlarken böyle bir kitaba neden gereksinim duyduğunu şu sözlerle açıklıyor: “Yarım yüzyılı geçen bir zamandır şiirler, yazılar yazmışım; yazmaya devam ediyorum. Dahası mektupçu bir kuşaktan geliyorum; sayfalar dolusu mektuplar yazmışım tanıdıklarıma. Dönüp baktığımda kitaplaştırmayı hiç düşünmeyeceğim şeyler de yazmışım.

Bunların içinde gerekli gördüklerimi kitaplaştırdım, diğerlerini dışta tuttum. Nitekim, bu kitabı oluştururken de birçok metin elendi. Kitabın sonuna eklenen ‘söyleşiler listesi’ (eksik de olsa), benimle yapılan konuşmaların çoğunu kapsar.

Söyleşiyi yapanla değil, söylediklerimle ilgilidir eleme nedeni. Diyesim şu ki, kitaplaştırmadığım, yayımlamadığım hiçbir yazının benden sonra günyüzüne çıkarılmasını arzu etmem. Bu durum beni incitir ve üzer. Bunun bir istek, bir dilek olduğu bilinmeli ilgililerince.”

(*) “Hüz’nün İsyan Olur” şiirinden

Paylaş

Öyleyse ‘Yaşasın edebiyat!’ Geçen ay Grand Pera Emek Sineması’nda çok önemli bir edebiyat davetine katıldım. Davet önemliydi çünkü,Türk edebiyatının “yaşayan” 50 şairinin/yazarının, kendini, edebiyatını ve hayata bakışını anlattığı “Yüz Yüze Konuşmalar, Yaşayan Edebiyat” projesi tanıtıldı.

Devam