VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Ekim 2015 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Kaybettiğim şeylerin kataloğu
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Kaybettiğim şeylerin kataloğu

Pelin Batu, aşklar ve şehirlere dair kayıplarını bir katalog halinde kaleme aldığı “Kayıp Şeyler Divanı”nda sinemaya, tarihe, edebiyata olan bilgi birikimini şiirlerine yansıtmış

CEMRE NUR MELEKE



Kayıp Şeyler Divanı’nı yazmaya nasıl karar verdiniz, kitabınızı bitirmek ne kadar sürdü? Geçen sene Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra inzivaya çekildiğiniz dönemin kitabınızı yazma sürecinde nasıl bir etkisi oldu?

Kitabı anneannemden sonra yazmaya karar verdim. Anneannem, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ülkemize gelmiş, Balkanlardaki acıları yaşamış bir kadındı; savaş görmüş pek çok insan gibi belli hassasiyetleri ve korkuları vardı. Onu kaybettikten sonra onun eşyalarını konuşturmaya karar verdim. Ama bu süre zarfında, hem şahsen, hem ülke olarak o kadar çok şey kaybettik ki, kaybedilen şeylerin divanını yazmaya başladım. İnzivaya gelince, çok doğru söylüyorsunuz, aslında kitap üç sene evvel bitmişti, ama kuluçkaya yatırmıştım. Geçtiğimiz yaz, kapandım ve şiirler üstüne tekrar oynamaya başladım ve çevirdim. Çeviri süreci kitabın mimarisini oluşturdu.

Kayıp Şeyler Divanı; “Kayıp Şeyler Sandığı”, “Kayıp Aşklar Arkeolojisi”, “Kayıp Şehirler Atlası”, “Kayıp Şairler Külliyatı” olmak üzere 4 bölümden oluşuyor. Bölümleri bu adlarla birbirinden ayırmanızdaki sebep nedir, buna nasıl karar verdiniz?

Şimdiye kadar hiç bir zaman kitabın başlığını bulup içini doldurmadım. Kitap ya da makale biterken, onu tanımlayan titr doğdu. Bu ara bölümler de öyle ortaya çıktı. Son yıllarda yazdıklarımı topladım; bir de baktım ki, hepsi kaybettiklerimin bir kataloğu! Ayrı bölümler de çeviri aşamasından sonra geldi: kitaba bir yabancı gözüyle bakarcasına didiklerken, aslında kayıpların dört ayrı kategoride olduğunu anladım. Aşklar ve şehirler ağır basıyordu!

Kitabınızda ilk dikkat çeken şey, şiirlerin İngilizcesinin de yer alıyor olması. Buna nasıl karar verdiniz, şiirlerin duygusunu yabancı dilde yansıtmak zor oldu mu sizin için?

Asıl Türkçe yansıtmak zor olduğu için İngilizce! Belki duygunun, kaybın, aşkın rengi yok ama onu ifade etmeye gelince benden İngilizce çıkıyor. Bu belki üniversitenin son yılına kadar İngilizce okumamdan, bana dokunan ve beni ben yapan hocalarımın ve arkadaşlarımın Anglofil olmasından kaynaklanıyor. Artık kendimi Türkçe ifade edebiliyorum, ama şiir yazmaya gelince, hala Türkçe akmıyor.

Şiir yazmak sizin ne ifade ediyor?

İlk olarak, kendim için yazıyorum. Şöyle ki, onlar benim yaşamımın güncesi, gördüklerim, hissettiklerimin bir compendium’u. Bir defteri kapatmadan yenisine başlayamayanlardanım. Bu kitap, kaybettiklerimle ilgiliydi; kayda geçtim, kapattım; sıra yeni şiir ve şehirlerde. İkincisi, okurlar benim “şairlerimi” okuduğum gibi ilham alırlar. Bu ziftli, karanlık zamanlarda kayıplardan ne kadar çok şey öğrenebileceğimizi görürler. Manguel’in yarattığı hayali yerler ansiklopedisi içinde yolculuğa çıkmış olurlar benim kayıp şehirlerimde.


Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163