VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Ekim 2012 Pazar | Anasayfa > Haberler > Kelimelerinizin bittiğini hissettiğinizde bu kitaba sarılın!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Kelimelerinizin bittiğini hissettiğinizde bu kitaba sarılın!

“Uçarı Kızlar ve Filozoflar”, daha çok romanlarıyla tanıdığımız, öykücülüğünü çoğu kez es geçtiğimiz F. Scott Fitzgerald’ın ilk öykü kitabı...

Döneminin en önemli yazarı olarak kabul edilen biri hakkında ne yazılabilir ki? Hele bir de hiçbir kitabını okumamış olanların bile en az iki film uyarlamasını izledikleri düşünülecek olursa... F. Scott Fitzgerald’dan söz ediyorum; “Muhteşem Gatsby” ve “Benjamin Button’ın Tuhaf Hikâyesi”nin yazarından...
Everest Yayınları, “Klasikler” dizisi kapsamında T. S. Eliot’tan J. D. Salinger’e pek çok ünlü yazara ilham kaynağı olan Fitzgerald’in tüm eserlerini yayınlamaya hazırlanıyor. “Muhteşem Gatsby”den sonra sıradaki kitap 1921 yılında basılan “Uçarı Kızlar ve Filozoflar”...
Bir öykü kitabı “Uçarı Kızlar ve Filozoflar”; yazar tarafından derlenen iki cilttlik bir seçkinin ilki. İkincisi ise “Caz Öyküleri Çağı” adıyla yayınlanma aşamasında... Kitap, birbiriyle ilgisi yokmuş gibi görünen ama bütünüyle bakınca bir dönemi tüm ayrıntılarıyla gözler önüne seren sekiz öyküden oluşuyor.
Yazar, “Büyüdüğünde tüm tanrıların ölü, tüm savaşların savaşılmış, insana olan tüm inançların sarsılmış olduğunu gören bir kuşak” olarak tanımladığı ve “Caz Çağı”nın ışıltıları arasında yolunu şaşıran, “kayıp kuşak” olarak adlandırdığı kendi neslini anlatıyor öykülerinde. Birinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından gelen ekonomik ve kültürel kalkınma döneminin yani “Gürültülü Yirmiler”in yazarı olan Fitzgerald, bu öykü kitabının merkezine yeni çağın kadınlarını koyuyor. Geleneklerden uzaklaşan, sigara içen, saçlarını kısa kestiren, cinsel kimliğini bulan, kulüplerde çılgınlar gibi dans eden “uçarı kızlar”, her öyküde öykünün akışını değiştiriyor. Filozoflar ise yine çoğu kez bu uçarı kızlar oluyor. Asi, dik kafalı, ele avuca sığmayan, burnunun dikine giden ama çoğu kez aşka yenik düşen uçarı kızlar sayesinde, dönemin kodlarını çözerken, pek de bilgiye sahip olmadığımız ABD’nin Kuzey ve Güney’indeki yaşamın farklılıklarını görebiliyoruz öykülerde.
Romancılığı, tartışmasız bir dönemin zirvesini temsil etse de öykücülüğü çoğu kez göz ardı edilen bir yazar Fitzgerald. İlk öyküsünü 1909 yılında henüz 13 yaşındayken kaleme alan yazar, 44 yıllık yaşamı boyunca romanlarının yanı sıra 180 öykü ve tiyatro skecine imza atmış. Öyküleri popüler dergilerde tefrika halinde yayınlandığı ve Fitzgerald da bunları para kazanmak için yazdığını kabul ettiği için yeterince değer görmediği kesin... Ancak öyküleri okuyunca yazarın “kolay tüketen” okura yönelik yazarken bile edebi kaygılarından ödün vermediğini görebiliyorsunuz. “Güneş ışığı evin üzerine, bir sanat kavanozunun üzerine damlayan altın rengi boya gibi damlıyordu, çil çil serpiştirilmiş gölgeler ışık banyosunun şiddetini artırıyordu yalnızca...” gibi birkaç kez okumak gereken cümleler bir yana, roman tadındaki her öykünün sonunda beklenmedik bir finale yaklaştığınızı hissederken daha da beklenmedik bir finalle karşılaşmanız bir yana. Dilerseniz orijinal dildeki eserlerini tercih edin, dilerseniz yayılanan/ yayınlanacak eserleri edinin; okumaktan keyif duyacağınız kesin.
Yazının ta en başında, “Kelimelerinizin bittiğini hissettiğinizde bu kitaba sarılın!” dedim ya... Aslında bu başlık, birbirinden güzel şarkı sözlerine imza atan bir arkadaşıma gönderme. “Artık kelimelerim bitti” dedi bir gün gözleri dolarak, “yazamıyorum”. Her öykü bittiğinde kendini, ne söylediğinden çok nasıl söylediğine hayran bırakan Fitzgerald’ın kelimelerle oynayan herkese ilham kaynağı olması umuduyla...

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163