VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
21 Ekim 2010 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Kendi Everest"inize Tırmanın!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Kendi Everest""inize Tırmanın!

Nasuh Mahruki, Doğan Cüceloğlu""nun önsözünü yazdığı yeni kitabı ""Kendi Everest""inize Tırmanın""da en büyük engelin içimizde olduğunu söylüyor.

Eylül Alp

17 Ağustos 1999 depremi sonrasında örgütlü ve disiplinli arama kurtarma faaliyetleri, ardından da yürüttüğü eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarıyla adını duyuran AKUT’un lideri Nasuh Mahruki, bir yandan kendi kişisel gelişim yolculuğunu sürdürürken, bir yandan da öğrendiklerini toplumla, özellikle de bu yolculuğun henüz başında olan gençlerle paylaşmak için çalışıyor.

Bireysel gelişimin o bireyin içinde yaşadığı toplumu da değiştirip dönüştürmesi gerektiğini düşünen Mahruki, bunun için herkesin kendi üzerine düşeni yapması gerektiğini öne sürüyor. Nasuh Mahruki, 20 yaşından bu yana dağcılık ve çeşitli doğa sporlarıyla aktif olarak uğraşıyor. Kendi bireysel gelişim yolculuğunu doğa içinde ve doğayla bütünleşerek gerçekleştiriyor. Bu kitapla birlikte yazdığı kitapların sayısı 7’ye ulaşan Mahruki’ye göre yaşam paylaşınca gerçek değerini buluyor.

“Yirmi yılı aşan bütün bu süreç; hem öğrenme, kendimi tanıma, kendimi geliştirme, varlığıma bir anlam katma, yaşamda doğruları bulma ve bu doğrularla yolumu çizmemin hem de ülkeme, insanıma, insanlığa hizmet etmemin öyküsü oldu. Evrenin mütevazı bir yaratımı olarak ben de kendimi; kendi bilincine, kendi özüne, kendi değerine varmaya çalışan bir insan olarak görüyorum. Kendimi, dolayısıyla insanı, dolayısıyla hayatı, dolayısıyla varoluşu anlamaya çalışıyorum. Öğrenmek için dağları, doğayı, hayatı, insanları, kültürleri, güzellikleri, kitapları, duyguları, uzak coğrafyaları, acı deneyimleri, hoş hatıraları, kısacası insana ait olan her şeyi kendi payıma düştüğü kadarıyla yaşıyor, merak ediyor, soruyor, sorguluyor, anlamaya çalışıyor ve bunlardan dersler çıkarıyorum.”

Nasuh Mahruki, 1995 yılında Everest Dağı’nın ilk Türk tırmanışını gerçekleştirdikten sonra kişisel gelişim, kendini tanımak, hedef odaklı olmak, kararlılık, risk yönetimi, motivasyon gibi konuları da kapsayan takım çalışması ve liderlik konularında söyleşiler yapmaya başladı ve bu söyleşiler kısa sürede Zirveye Doğru adını verdiği seminerlere dönüştü.

Nasuh Mahruki için başarmak, öncü olmak, ilk olmak beraberinde ona layık olmak ve öğrendiklerini paylaşmak sorumluluğunu da getiriyor. Ve ona göre yaşam paylaşıldıkça zenginleşiyor ve kendini çoğaltıyor, gerçek değerini ancak paylaşılırsa buluyor.

Ülkemizin içinden geçtiği bu zorlu süreçte örgütlü bir toplum olmanın gerekliliğine ve sivil toplum hareketlerinin önemine dikkat çeken Nasuh Mahruki, elbette pek çok engelle de karşılaşmış ve kitabında bu engelleri, onları nasıl aştığını ve yoluna kararlılıkla devam ettiğini de anlatıyor.

Nasuh Mahruki, özellikle 1999 depreminden sonra artık her şeyi devletten ve liderlerden bekleme döneminin sona erdiğini vurgulayarak herkesin önce kişisel sonra da toplumsal sorumluluklarını alması gerektiğini vurguluyor:

“17 Ağustos Depremi’nde Türk insanının gösterdiği dayanışma, birlik ve beraberlik, fedakarlık ve çalışkanlık, her şeyi devletten bekleme anlayışının hakim olduğu bir düzende, artık herkesin üzerine düşeni yapmasının gerektiği yeni bir dönemin başlangıcını da işaret ediyordu. 17 Ağustos Depremi’nin korkunç acıları, kaçırdığımız toplumsal zihin devrimimizin kullanamadığımız kıvılcımlarıydı da bir yandan.”

MUTLULUĞA GİDEN YOLDA ATILMIŞ DÖRT ADIM
Doğan Cüceloğlu da kitaba yazdığı önsözünde, “Bu kitabı okumak benim için ruhsal bir yolculuk oldu” diye açıklıyor duygularını. “Yaşanmamış yaşamlar dünyasındayız. Ya sen hayatı yaşarsın ya da hayat seni yaşar. Dünyamızdaki insanların çoğu bunun farkında değil. Yani konu benim dağa tırmanmam değil, konu yaşamımın hakkını vererek yaşamam. Ve bu dünyada büyük bir çoğunlumuz yaşamadan ölüyoruz. “Bu kitabı olurken sık sık kendi yaşamımdaki seçimleri ve o seçimlerdeki cesaret konusunu düşündüm. Seçimlerimde disiplin ve cesaret var mıydı? Bu konuda karar verebilmem için önce cesaret ve disiplinin ne olduğunu bilmem gerekiyor. Kitabı okuduktan sonra, şimdi, daha açık seçik değerlendirebiliyorum: “Kolaya kaçmadan insanın kendine yakışanı seçmesinin adı disiplindir. Yaşamdaki disiplinimizin en büyük kaynağı, kendimize duyduğumuz saygıdır...”
“Kendi Everest’inize Tırmanın” adlı kitabım, öznel yaşam deneyimlerime dayandığı için, kaçınılmaz olarak hayatımdan ve izlediğim yollardan pek çok detaya sahip. Tırmandığım dağlar, yükseklikleri, yerleri, tırmanan ekipler, yaşanan olaylarla ilgili detayları kısa sürede unutacaksınız. Ancak umuyorum ki birbirini takip eden konularda vermeye çalıştığım mesajların özü okuyucu üzerinde bir birikim oluşturacak. Bu kitaptaki fikirler, ifadeler, kavramlar, olgular ve bunların aralarındaki ilişkiler ve anlamlar, okuyucunun beyninin gerisindeki soyut düşüncelere ait bölgede birtakım yeni noktalar ve yeni sinirağları yaratmakta, zihninde yeni öğrenmeler ve yeni anlamlar oluşturmakta.”

Kitabın ekinde Nasuh Mahruki’nin anlattığı, başarıya ve mutluluğa giden yolda altmış dört adımın görsel olarak canlandırıldığı bir zihin haritası posteri de veriliyor.

Paylaş