VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Haziran 2015 Pazar | Anasayfa > Haberler > Kentler sırlarını kolay açmaz
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Kentler sırlarını kolay açmaz

Enver Aysever “Kişisel Direniş Kitabı“nda edebiyattan sanata, güncel olaylardan siyasete uzanan 125 farklı deneme ile direnmenin hikayesini anlatıyor. Aysever, İstanbul için “Bunca çirkinliğe, kötülüğe ve acımasızlığa karşın hala ayakta bu kent” diyor.

İPEK CEYLAN ÜNALAN



Kitabınızın ilk yazısı mahalle baskısı üzerine… Mahalle baskısı insana neden ağır gelir?

Özgürlük kavramı herkeste aynı anlam karşılığını bulmaz. Genellikle insanlar kafalarında yarattığı, herkeste benzer karşılığı olduğu imgeye sığınır. Bunun böyle olmadığını biliyoruz. Üzerinde asla uzlaşma sağlanamayacak bu kavrama göre toplum biçimlenir. Yani esasen tutucu bir uzlaşma sağlar. Asgari müşterekler, esasen bir tür tutsaklık bildirisidir. Dışına çıkan herkes yargılanır. Ya yasayla, ya etik ölçülerle. Bunun adı baskıdır ve her mahallede bulunur.

“Kişisel Direniş Kitabı“ bir deneme. Genelde bir roman sonrası deneme kaleme aldığınızı görüyoruz. Sizi denemeye yazmaya iten nedir?

Deneme yazmak, yazarın düşünsel dünyasını ve sürecini aktarmak için iyi bir yol kuşkusuz. Ülkemizde pek değeri kavranmış değil. Deneme her konuya bulaşmak demek. Yazar kimse için bu uygundur. Merak eder, tartışmak ister. Denemenin bir ayağı edebiyattaysa, diğeri dışarıdadır. Bu özgürlük alanını seviyorum.

“Eğer bir kenti tanımak istiyorsan birkaç gece onu dinlemeye tahammülün olmalı“ diyorsunuz. Siz yaşadığınız kente tahammül edebiliyor musunuz? Neden?

Ben İstanbulluyum ve tahammül edenin ben değil, kentim olduğunu düşünüyorum. Bunca çirkinliğe, kötülüğe ve acımasızlığa karşın hala ayakta bu kent… Bir gezgin olarak herhangi bir yeri duyumsamak kolay değildir. Kentler sırlarını kolay açmaz. Bilemediğimiz onca hikaye içinden çıkıp, sağlıklı yön bulmak kolay değil. O yüzden kendi sesini susturup, kenti dinlemek gerekir.

Sevdiğiniz yazarlara ve kişiliklere denemelerinizde yer veriyorsunuz. “Kişisel Direniş Kitabı“nda da Dostoyevski, Freud, Umberto Eco gibi isimleri görüyoruz. Bu isimler sizi hangi yönleriyle etkiledi?

Yazarlar diğer yazarlarla kurdukları ilişkilerle gelişir, biçem edinir. Yolumuz o ya da bu nedenle düşer yazarlara. Bunlardan farklı hazlar duyarız. Bilgi edinir, bilgelik öğreniriz. Ben o gün hangi izi sürüyorsam, karşıma o yazarı alırım ve konuşurum. Bir de her daim yolum düşenler var ki, onlar kıymetlimdir.

Kitabınızda “Ömrünü bir davaya verenleri hayretle izler, imrenirim onlara” diyorsunuz. Sizin bir davanız var mı?

Bir dava sahibi olmak güçtür. Din ya da millet adına kavgayı kendiniz edinmezsiniz. Kutsalları size düzen dayatır. Oysa hiçbir iktidarın esaretine girmeden, vicdan ölçüsüyle iyi ve doğru olmak bilgelik ister. Kolay değil, çabalamak gerekir. Demem o ki; benim bir davam var elbet. Soluk alıyorsam uğrunadır.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163