VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
07 Haziran 2012 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Kızgın korların üzerinde yürüyoruz, yapamayacağımız hiçbir şey yok
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Kızgın korların üzerinde yürüyoruz, yapamayacağımız hiçbir şey yok

“Hayalperest”, durup durup okuyacağınız kitaplardan...

Yonca Boztunalı

Kitabı okurken Patti Smith, size eşlik edecek şarkıları satır aralarında söylüyor.

Bazı kitaplar vardır; bir kere okursunuz sizi derinden etkiler ama bir daha geri dönmezsiniz. Bazı kitaplar vardır; keyifle okunur ama yine de rafta, sizde yarattığı hoş duygular, sözler ve imgelerle bekler yerinde. Ama bazı kitaplar vardır ki, bir gece ansızın cam açılıp içeri mis gibi deniz havası, hanımeli kokusu girdiğinde aklınıza geliverir. Aşktan içiniz kıpır kıpırken size eşlik etsin istersiniz ya da feci dibe vurmuşken sizi anlasın, gözyaşlarınıza yol verip sizi rahatlatsın... İnsanın canının bir anda durup dururken Türk kahvesi içmek istemesi gibi bir şeydir bu kitaplar... Sayfalar, altını çizdiğiniz cümlelerle doludur. İçim ferahlasın istediğimde elime hemen Cemal Süreyya, Ritsos alışım bundandır... Uykusuz kaldığımda Henry Miller’ın "Uykusuzluk"unu alırım, “ruhumda sürekli yüzüyorum/ dans mon ame je nage toujours ”u okurken şiirsel bir kıvam alır uykuya kayar uykusuzluk... Büyük bir hüzün ve öfke yoğunluğunda çoğu zaman Shakespeare’in "Fırtına"sı iyi gelir. İçimde esen fırtınayı alır götürür Miranda’nın repliği: “Bu azgın dalgaları sihrinle, babacığım, sen kudurttuysan eğer, durdur onları, n’olur/ If by your art, my dearest father, you have Put the wild waters in this roar, allay them.”
Benim için dişi Tom Waits diyebileceğim sese, karizmaya ve duruşa sahip, yıllarla daha bir güzelleşen ilginç asi bir kadın Patti Smith... Sesiyle, tarzıyla, şarkı sözleriyle pek çok ünlü isme ilham kaynağı olmuş; kimi kaynaklara göre REM’in kurulmasına vesile teşkil etmiş, U2’dan PJ Harvey’e kadar dünyayı etkileyen isimleri etkilemiş meşhur cool kadın.. Smith’in Domingo Yayınları’ndan Türkçeye çevrilen "Hayalperestler" (Woolgathering) yukarıda bahsettiğim kitaplar arasına girdi benim için.. Sayfalardaki şiirsellik, tasvirler, inanılmaz hayalgücü, siyah beyaz fotoğraflar, sayfalarda bahsedilen şarkılar, müziklerle...

Çok fakir geçen çocukluk yıllarında evde sürekli sanattan, kitaplardan, Sokrates’ten, Plato’dan bahsedilmesinden etkilenerek büyüyen küçük kız; çocukluk hayallerine geri dönüp bize inanılmaz bir resim çiziyor bu kitapta. O zamanları anlatırken; “kızlar ya kuaför ya da ev kadını oluyorlardı, erkeler de asker. Ben hiçbiriyle ilgilenmiyordum” diyerek farklı bir hayata yüzünü çevireceğini belirtiyor. Zaten kitabın başında; “Pek çok şey hayal ederdim. Mesela pırıl pırıl parlayacağımı... İyi biri olacağımı.. Bir dağın doruğunda gözlerden ırak, bulutlar arasında oturup dünyayı döndüren tekerleği çevireceğimi... Biraz olsun etkim olacağını, bir işe yarayacağımı...” diyor. Bunları başardığını pekala söyleyebiliriz. Kitap satarak geçen gençlik günlerinden sonra bir kitap yazmayı hayal ederken ilk kitabı, "Çoluk Çocuk" (Just Kids) ile ödül de almış bir yazar kendisi.
GÜNDELİK HAYATIN İÇİNDE YİTİRDİĞİMİZ HAYALLERİMİZ
"Hayalperestler" adı ile de sizi şaşırtmış olabilir. Kitabın orijinal adı; "Woolgathering" aslında birebir çevirisinde; koyunların dikenlere takılan yünlerini toplayan çoban anlamını taşıyor. Bununla birlikte İngilizcede bu kelimenin diğer bir anlamı hayalperest kişi demek. Patti Smith kitapta bu iki ayrı anlamı birleştirerek muhteşem bir deneyim sunuyor bize.

Gündelik hayatın koşuşturmasında hep bastırdığımız ve yaşadığımız disiplinli akışı bozmaması için içimize işlemesine izin vermediğimiz hayallerimizi, düşüncelerimizi topluyor hayalperestler... Ve sizin bir anda durup dururken dalıp gitmenizi, rahatlamanızı sağlıyorlar: “Hayalperestlerin müziği görevini yerine getiriyor. Bükülüyor, genişliyor, havayı şöyle bir sallıyor. Toplanması gerekenleri topluyor. Çöp diye atılmışları. Hayranlık duyulanları. İnsan ruhunun gözden kaçan parçacıklarını. Bir önlüğe takılıp kalmışlar. Eldiven giymiş bir el tarafından tek tek temizleniyorlar.” İşte böyle sonunda da “düşüncelere dalıp giden biri, omzunda bir el hissedip aniden durmak zorunda kaldığında, kendini çok, çok uzaklara savrulmuş halde bulabilir. Omuzlardaki yük kalkmıştır, zafer sizindir.”

Kitapta çocukluğunuza dair unuttuğunuz öyle çok şeyi hatırlayacaksınız ki... Mesela şu duyguyu siz de hissetmiş olabilirsiniz; “Küçükken, başka bir yerlerden gelme duygusu ile coşkuya kapılıp etrafı gözetleriz.”

Çocukken çoraplarının hep garip şekillerde olduğunu, bunun sebebinin de içine koyduğu bilyelerden kaynaklandığını söylüyor Smith. Bilyeler gibi bir başka tutkusu da küçük keseler. İşte o inanılmaz şiirsel diliyle bu keselerden birini ve ona hissettirdiklerini bakın nasıl anlatıyor.. Burada bahsettiği yakut bana “aşkı” çağrıştırdı...“Bir yakutum vardı. Kusursuz değildi; sanki bir damla kanı almışlar, mücevher gibi kesmişlercesine güzeldi” ve devam ediyor.. “Ne zaman yakutumun derinliklerine baksam yüreğim sıkışırdı; çünkü benim o ufacık taşımın içinde kimsenin hayal bile edemeyeceği kadar acı ve umut barnırdı... Korkuturdu. İlham verirdi.” İşte böyle delip geçiyor Patti Smith!

Ah ah, gençliğimiz çantada keklikti
Zihinlerde yanan ateş gibiydi

Kitapta, ilginç bir bölüm var. Smith"in düzyazıların ardına eklenen şiirlerinden birinde kader ve insanın hür iradesi çok güzel ifade ediliyor. Kader konusuna biraz takıntılı olduğum için dikkatimi çekmiş de olabilir. İslamiyet’te inanç esaslarından biri olan kader anlayışı mezheplerin ortaya çıkışında önemli rol oynayan iki konudan birini teşkil eder. (Merak edenler için bir diğeri halifelik sorunu). Şimdiye kadar onlarca yayında okuduğum kader anlayışına karşılık aklıma en yatanı Muhammed Esed’in “Mekkeye Giden Yol” kitabında bahsettiği hali iken, Smith’in "Uçmak" bölümündeki şiiri de mısralarla aynı şekilde bu kader bahsini, insanın önündeki sonsuz seçenekleri ifade eder gibi geldi. Elbette yazar burada kaderden bahsetmiyor olabilir ancak duygularımızın, düşüncelerimizin ne kadar değişken olduğunu ve hayatımızı nasıl etkileyip yön verdiğini anlatıyor bir şekilde işte:
Tanrı bize kanat verir
mide verir
uçabilir, ya da kusabiliriz
zafer içinde dönebilir
suyun üstünde durabiliriz
bir bardağa acı doldurur
içimizi dışımıza çıkartabiliriz
ve bazılarımız
titreyecektir
üzerlerinden azıcık toz toprak dökülecektir; kimseler fark etmez ama havayı dolduracak olan toz topraktır
ölümsüz hayalle...

HayalperestlerHayalperestler

Patti Smith

Detay için tıklayın

Paylaş