VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Eylül 2014 Pazar | Anasayfa > Haberler > Kolay asimile olan bir halkız...
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Kolay asimile olan bir halkız...

Özeleştiri eksikliği, hayır diyememek, gösteriş tutkusu, yardımseverlik, doktor korkusu, misafirperverlik, devlet kurma geleneği... Fuat Bozkurt, Türklerin olumlu- olumsuz tüm özelliklerini “Türk İmgesi” adlı kitabında irdeliyor.


Türk kimdir? Nasıl tarif ederiz? Sizce en belirgin davranış ve karakter özellikleri nedir?

“Türk” kavramını iki başlıkta ele almamız gerekiyor. Geniş anlamda Türk sözü bütün Türk soylu halkları ve Eski Türkleri kapsar. Kitapta işlenen Türkiye Türkleridir, hatta bunun da ötesinde “Türkiye” imgesidir. Yer yer Eski Türklere ve öbür Türk soylu halklara göndermeler var. Ama asıl olarak Türkiye insanı irdeleniyor. Bir toplum imgesi, toplum bütününün ortak özellikleridir. Kitapta Cumhuriyetten önce başkalarının aynasına, Cumhuriyetten sonra kendi aynamıza vurgu yaparak Türk insanı imgesi sergilenmek istendi. Çünkü Atatürk devrimleri, bizim kendimize bakışımızı ön plana çıkarmıştır. İlk bakışta bir insan dış görünüşü iler ayırt edilir. Türk insanı görünüşü ile Akdeniz halklarını andırır. Büyük çoğunluğunu, kara kaşlı, kara gözlü buğday tenli insanlar oluşturur. Bu görünümü ile Fransız, İtalyan ve Yunanlardan ayrılmaz. Türk insanı görüntüsü, yere bağdaş kurup oturan Anadolu insanının yansımasıdır. Yürüyüşünde, oturuşunda, duruşunda, boynu eğiklik sezilir.

Sizce Türk aydını neden yalnız ya da dayanıksız?

Geçmişimize bakacak olursak, Osmanlı aydını hep yöneticilerin eline bakıyor, yöneticilerin sofrasında besleniyor. Osmanlı şairi, tarihçisi, yazarı ya padişahın ya da paşaların korumasında. Devletin akçal desteği ile yaşamak zorunda. Osmanlıda bu duruma pek az aykırı örnek var. Düşününüz ki, Sünni Osmanlı yönetimini üstünkörü benimseyen koyu Şii Fuzuli’ye bile bir aylık bağlanmış, Böyle bir bağımlılık aydını ister istemez yönetim çarkına tutsak ediyor, özgürce düşüncelerini söyleyemez duruma getiriyor. Giderek bu durum aydının genlerine işliyor. Tanzimat aydınında bu durum açıkça gözleniyor. Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi aydınlar padişaha karşı direnişlerini Mısırlı Mustafa Fazıl Paşa’nın akçal desteği ile sürdürüyorlar. Kitle ile herhangi bağları yok.

İyi özelliklerimiz de var kitapta. Devlet kurma geleneği gibi, sahi Türkler hiç devletsiz kalmamış. Türkler’in devlet kurma pratiklerini yüksek kılan ne ya da nelerdir sizce?

“Türkler hiçbir zaman devletsiz kalmamış” demek abartma olur. Daha yakında bağımsızlığına kavuşan bir dizi Türk devleti var, ayrıca halen boyunduruk altında olan Türkler bulunuyor. Bunu Türkler bağımsızlıklarına son derece düşkün bir halk diye söylemek daha doğru olur. Devlet kurma geleneğine gelince yukarıda itaat sorusunda yanıtladığım gibi, genel anlamda her özgürlüğün bir fiatı var. Toplumların, ulusların bu fiatı şöyle ya da böyle ödemesi gerekiyor. Türkler devle kurma ve bağımsızlığın fiatını -bana göre- daha çok itaat ve sıkı düzenle ödemişler. Sıkı düzeni yitirdikleri anda da dağılıp gitmişler, başka halklar arasında erimişler. Devlet kurma geleneği yanında Türkler çok kolay asimile olan, eriyen bir halk. Bu özelliğimizi de unutmamak gerekiyor. Kitapta tüm bu sorunlar enine botuna irdeleniyor.


Türk İmgesiTürk İmgesi

Fuat Bozkurt

Detay için tıklayın

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163