VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Ağustos 2016 Pazar | Anasayfa > Haberler > ‘Köpek Satılır’da buluşan kaçıklar
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

‘Köpek Satılır’da buluşan kaçıklar

Günümüz İspanyol edebiyatının önemli yazarlarından Eduardo Mendoza’nın dilimize çevrilen son kitabı, “Bir Hırsız Bir Berbere Gel Beraber Bir İş Yapalım Demiş”, hareketli hikâyesi, birbirinden renkli karakterleri ile size eğlenceli bir Avrupa filmi izliyormuşsunuz hissi verecek.

YONCA BOZTUNALI


Mendoza, daha önceki kitaplarında da sevdiği labirent tarzı üslubu burda da kullanıyor. Olaylar, kişiler, kitapta iç içe art arda verilirken neşeli bir şekilde karakterize edilmişler. Elbette tüm kahramanlar acılarıyla, zaaflarıyla, pişmanlıklarıyla gerçek birer insan; ancak öyle nüktedan anlatılmış ki, hikâyeye giren her yeni ismi merakla okuyor, sonra kahkahalara boğuluyorsunuz.

Ne kadar saçma olsa da ismiyle dikkat çekmek isteyen çok kitap oluyor. Öte yandan kimi okurlar şatafatlı ismi olan kitaplara yaklaşmak bile istemiyor olabilir. Bu kitabın ismini ilk duyduğumda bir tereddüt yaşadığımı ama bir o kadar da merak ettiğimi itiraf etmem gerekir. Ancak Mendoza adını görünce ve konusundan genelgeçer de olsa haberdar olduğumda bir an önce okumak istedim. Mendoza, bu kitabında da Luc Besson’un “Taxi” filmlerini anımsatan bir atmosfer içine sokuyor bizi. Roman, daha en başında, başkahramanlarının hapishanedeki yaşamlarını okurken insanı gülümsetiyor. Özgürlüğün kısıtlanması, suç, hapishane, kötü muamele ancak bu kadar komik ve eğlenceli anlatılabilir. Ardından, hikâye, bir yaz sıcağında Barselona’da kimsenin gelip gitmediği bir kuaför işleten Sugranes ile geçmişte hücre arkadaşı olan Romulo’nun macerası ile başlıyor. Her biri şahsına münhasır ve özel lakaplı birbirinden renkli karakterler daha sonra sırayla hikâyeye katılıyor ve tekerler daha hızlı dönmeye başlıyor. Kendinizi bir sürü ilginç, deli, uçuk karakterle Barselona’nın sokaklarında caddelerinde buluyorsunuz. “İnsan kaçtığı şeyi karşısında bulur” sözü Mendoza’nın başkahramanı Sugranes için fena hâlde yerini buluyor. Hapishaneden sonra artık bir şeye bulaşmak istemese de, Angela Merker’in İspanya’ya yapacağı ziyarette planlanan terör saldırısını öğrenerek birdenbire olayların içine girmek zorunda kalıyor.

1943 doğumlu Mendoza, Akdenizli kalemini tam da kalbimizin atışını hızlandıracak şekilde kullanmayı iyi biliyor ve bu kitapta da bütün hünerlerini kullanarak hem eğlenmiş hem de bizi cezbetmeyi başarmış. İlk romanı “La Verdad Sobre el caso Savolta” (The Truth About Savolta Case) de başlayan farklı teknikler deneme yönelimi zamanla tam kıvamını bulmuş ve artık Mendoza’nın o kendine özgü üslubu okurlarını belirlemiş görünüyor. 1986 yılında Barselona’nın sosyal evrimini anlattığı ve büyük ses getiren “The City of Marvels”, 1999 yılında ekranlara da taşınmıştı. El Pais gazetesi ise iki romanını bölümler hâlinde, seri olarak yayımlayarak İspanya’da daha da geniş kitlelere ulaşmasını sağladı ve artık kendisi Avrupa’nın en popüler, gözde kalemlerinden biri. Mendoza; Yakışıklı Romulo, Peynircik, canlı heykel Tavuk Morgan, Afrikalı albino Kiwijuli Kakawa, akordeoncu Moski, pizzacı çocuk Mahnelik vb. son derece renkli ve komik karakterlerle kuaför Sugranes’in macerasını bize anlatıyor.

Kitapta Mendoza’nın nüktedanlığına küçük bir örnek vermek gerekirse; hikâyedeki restoranın adı “Köpek Satılır”... Sebebi ise restoranı alan kişinin tabela masrafı yapmak istememesi üzerine, mekânın eski tabelasını kullanmaya karar vermesi... Bunun gibi her sayfada karşınıza çıkan küçük küçük absürdlükler öylesine arka arkaya geliyor ki, heyecan ve merakla gülerek kitabı elinizden bırakamıyorsunuz.


Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam