VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
06 Mart 2010 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > Korkma Ben Varım
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Korkma Ben Varım

Kitap kapanıp açıldığında cümlelerin yer değiştirmiş olduğu gözlemlenmiş ve “Korkma Ben Varım”, “herhangi bir sayfasından açılıp okunabilecek romanlar” sınıfına dahil olmuştur.

Edebiyatta büyük bir yenilik olarak, romanın yazımı ve basımında üç boyutlu mürekkep kullanılmıştır... Sonuçta, üç boyutlu mürekkeple yazılmış cümleler can bulmuş ve hareket kazanmıştır. Kitap kapanıp açıldığında cümlelerin yer değiştirmiş olduğu gözlemlenmiş ve “Korkma Ben Varım”, “herhangi bir sayfasından açılıp okunabilecek romanlar” sınıfına dahil olmuştur. Murat Menteş romanlarının Türk edebiyatındaki yeri:

1. Ön sıradakilerin enselerine, öğretmenin alnına ve tahtadaki “Ders: Edebiyat” yazısının üstüne, içi boşaltılmış tükenmez kalem ve nefes yardımıyla çiğnenmiş kağıt parçası atmak için en uygun bölge olan arka sıralardadır.

2. “Çıkışa gel!” cümlesiyle ifade edilen tehditkâr davette kastedilen çıkıştadır.

3. İnsan denilen kazanın etrafına toplanmış kof kalabalığın içinde sivri dirseklerle açılmış, manzarayı en iyi gören boşluktadır.

4. Murat Menteş ne kadar isterse o kadardır.

“Dublörün Dilemması”ndan sonra, Murat Menteş’in ikinci romanı olan “Korkma Ben Varım” ise,

1. Göze çarpan cümleleriyle göz çevresini morartmakta,

2. Yeni alınmış ayakkabıların burunlarına çamurlu topuklarla basmakta,

3. Zaman yolculuğu esnasında taksimetre kapatmakta. Hareket halindeki bir arabadan hareket halindeki başka bir arabaya atlamakta,

4. Sofra örtüsünü, üzerindeki mumların alevini söndürmeden çekip almakta,

5. Roma’ya çıkan bütün yolların güzergâhlarını değiştirip İstanbul’a yönlendirmekte,

6. Uyurgezerleri yataklarına götürüp üstlerini örtmekte ve uyuryaşayanlara rüya gördürmektedir. Edebiyatta büyük bir yenilik olarak, romanın yazımı ve basımında üç boyutlu mürekkep kullanılmıştır. Üstelik bu üç boyut etkisini yaşamak için herhangi bir gözlüğe de ihtiyaç yoktur. Belki sadece, romandaki cinayetlerden sıçrayabilecek kandan korunmak için deniz gözlüğü takılabilir. Sonuçta, üç boyutlu mürekkeple yazılmış cümleler can bulmuş ve hareket kazanmıştır. Kitap kapanıp açıldığında cümlelerin yer değiştirmiş olduğu gözlemlenmiş ve “Korkma Ben Varım”, “herhangi bir sayfasından açılıp okunabilecek romanlar” sınıfına dahil olmuştur.

Roman süresince...

1. Esneyen kaplanlara dublaj yapılmakta,

2. Evlenme teklifi yüzüklerinin içinden mermiler geçmekte,

3. Leylek yuvalarına şofben montajı yapılmakta,

4. Sırtlarından vurulan penguenler nar taneleri saçarak infilak etmekte,

5. Matkapla delinen kafataslarına huniyle kezzap dökülmekte,

6. Ersin Karabulut çizgisi papağan olup açık pencereden kaçmakta,

7. Hint Okyanusu sahilinde, ölü şeyhler tabutlarının üzerinde sörf yapmakta ve akla aykırı, hayale yatkın ne varsa, gerçekleşmektedir.

Yukarıdaki maddelerde de görüldüğü üzere, penguen kelimesiyle nar kelimesi, şeyh kelimesiyle sörf kelimesi aynı cümlelerde kullanılmıştır. Roman, birbiriyle ilgisizmiş gibi duran Türkçe kelimelerin Menteş’ce yerleştirilmesi sonucu ortaya çıkmış ve bir cümle sergisine dönüşmüştür. Bu sergide gezdirilen gözlerin, gördükleriyle renk değiştirmesi olasıdır. Sonuç olarak, kelimelerin sayfalara tribal dövmeler gibi işlenmiş olduğu “Korkma Ben Varım”, keyif verici bir maddedir. Bütün iyi romanlar gibi, tek yan etkisi, son sayfasının ardından gelen gerçek hayattır. “İyi güzel de romanın konusu ne?” diyenler için aydınlatıcı bilgi, kendilerine en yakın kitapçıda bulunmaktadır. Sırf bir yabancıya “Korkma Ben Varım!” deme zevki için bile satın alınabilir. Çünkü her insanın birbirine “Korkma Ben Varım!” diyeceği bir dünyada, korkulacak bir şey kalmayacaktır.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam