VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
13 Şubat 2014 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Kurumsal kültüre giden yol
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Kurumsal kültüre giden yol

Cem Kozlu, Türkiye’nin istisnai yazan iş insanlarından. Bu alandaki çabalarını sürdürmüş ve daha önce yayımladığı “Kurumsal Kültür” kitabını genişleterek ve günümüz uygulamalarına yer vererek yeniden yayınlamış. Çok da iyi yapmış.

ALİ AĞAOĞLU

Toplumumuza genel bir kanı yerleşmiştir: “Okumuyoruz!” Ben de bunun doğru olduğu kanısındayım. Popüler kültür, hızlı tüketim, “çok satan” kitaplar (hadi son yıllarda artan “kişisel gelişim” kitaplarını da ekleyelim) daha fazla okunur olmaya başladı. Sevindirici bir haber. Ancak tarih, mesleki gelişim, yeni disiplinleri okuma konusunda halen daha bir “tembelliğimiz” olduğu açık. Yoksa küresel istatistiklerde bu denli geride kalmazdık. Bence asıl sorun “yazmıyoruz”! Kendi adıma Vatan Gazetesi ve Fortune deneyimim sayesinde yazmayı az-çok öğrendim. Yazıp, kayda geçirme şansı yakaladım. Yazın dünyamızda; oto-biyografiler hariç; özellikle iş dünyasının bilgi birikimlerini, deneyimlerini, hatalarını ya da nasıl başardığını kayda geçirenlerin sayısı çok az. 2001’de yaşamış olduğumuz bankacılık krizi sırasında bankalara ilk anda kamu adına el koyan bir “saha komiseri” vardı. Kendisi ile çalışma fırsatı edindiğim bu bürokrata o günlerdeki tecrübelerini kayda geçirmesi, tarihe tanıklık etme ve gelecek nesillerin aynı hataları tekrarlamamaları için bir “vesika” bırakması için 13 yıldır dil döküyorum. Başaramadım!

Cem Kozlu ise “yazan istisnalardan.” Profesyonel yönetici olarak okuduklarından biriktirdiklerini, yaşadıklarından edindiği tecrübeleri kâğıda dökme “cesareti” gösteren ve bu uğurda ciddi emek harcayan çok önemli isimlerden biri. Fortune Türkiye Dergisi yayın yönetmeni olarak üç yıl yazılarını dergide yayınladığımız sırada tanışmıştım kendisiyle. “Liderin Takım Çantası” kitabının yazarı olarak ve aynı zamanda THY’nin henüz daha özelleştirilmediği yıllarda bir devlet şirketini, nasıl özel şirketlere örnek gösterilecek denli iyi yöneten bir lider olduğunu izledim.
Kozlu, çabalarını sürdürmüş ve daha önce yayınladığı “Kurumsal Kültür” kitabını genişleterek ve günümüz uygulamalarına da yer vererek yeniden yayınlamış. Günlük kargaşa içinde, internet ve finans dünyasının hızlı dönen çarkları arasında kaybetme ihtimalimizin yüksek olduğu bir konudan bahsediyor kitabında. Biliyor zannettiğimiz veya bazı bölümlerini bildiğimiz, bazı kısımlarını da kulaktan duyduğumuz ama temelini tam olarak kavrayamadığımız konuları açık ve düzenli bir şekilde okura sunmuş. Genel yönetim teorisinden başlamış, Amerikan ve Japon şirketlerinin kurumsal kültüre bakışını değerlendirirken; “firmaların temel inanç ve değerlerini çalışanlarca büyük ölçüde paylaşılmasının” başarıyı getirdiğini vurgulamış. Bunu hepimiz biliyoruz diyebilirsiniz, yeni bir şey değil ki diyebilirsiniz. Ancak bunun sağlanmasının nasıl zor olabileceğini, başarılı şirketlerin, kurumların bunu nasıl başardıklarını örnekleriyle ele alınmış kitapta. Hele ki uzun soluklu bir kurum yaratma idealindeyseniz kitaptaki başarı örneklerini, yol ve yöntemlerini dikkatli incelemenizde fayda var.
Kitabın sonunda son yıllarda gelişen; derinliğine anlamaya çalışmak yerine; bilgideki “hızlı tüketim” alışkanlığına yönelik bir de “checklist” vermiş. Buna “Pop literatür” dese ve 7 maddelik bir liste verse de siz, siz olun işin kolayına kaçmayın ve kitabın hakkını vererek okuyun. Zira sadece o yedi maddeyle bir kurum kültürü oluşturmanız zor. Var olan bir kurum kültürünü yeniden kurgulamanız ise çok daha zor.

Dünya ile rekabet durumunda olan, küresel marka olma hedefini ortaya koyan tüm kurum ve şirketlerin, şimdiki ve gelecekteki yöneticilerinin mutlaka edinmesi ve okuması gereken bir kitap hazırlamış Kozlu. “Yazan” kalemine sağlık! Tekerleği yeniden keşfetmek yerine; keşfedilmiş tekerlekle araba yapmak istiyorsanız bence derlenmiş bu tecrübeler manzumesini, hakkını vererek okumakta fayda var!

Paylaş