VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
21 Temmuz 2010 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Mağara kadını annenin gladyatör oğlu zaman yolculuğuna çıkarsa...
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Mağara kadını annenin gladyatör oğlu zaman yolculuğuna çıkarsa...

Günümüz çocuk edebiyatında önemli bir yere sahip olan yazar Joe Scieszka’nın “Zamanda Gezinen Kafadarlar” serisi, Günışığı Kitaplığı tarafından yayınlandı.

Canan Hatiboğlu

Çocuk edebiyatı çok uzun bir zaman boyunca kendi başına bir tür olarak sayılmadı, hâlâ da zaman zaman sayılmamaya devam ediyor. Ortalama 70 yıllık bir insan ömründeki ilk 15 seneyi kısa verimsiz bir zaman dilimi olarak görüp çocuklara edebiyatın varlığını çok gördüklerinden olsa gerek “çocuk edebiyatı” hâlâ edebiyat camiasının üvey evladı... Her ne kadar uzun yıllardır masallar ve halk hikâyeleri çocuklara anlatılabilecek yegâne edebiyat ürünleri olarak görülse de akademik çevreler de bunu kabul etmiyor. Aslını isterseniz senelerdir bu topraklarda çocuklara anlatılan edebi ürünlerin başında gelen “Dede Korkut Hikâyeleri”ne bakacak olursak akademisyenler de pek de haksız sayılmazlar... Mesela ben ilkokul hayatım boyunca ders kitaplarında yer aldığından neredeyse ezberlemek zorunda kaldığım Deli Dumrul’un, köprü başında neden “Geçenden beş akçe, geçmeyenden döve döve on akçe” aldığını hiç anlamamıştım. Zaten Azrail ve Deli Dumrul arasındaki diyaloglar çocuk muhayyilem için yeterince korkunçtu. Yıllar sonra anladım ki aslında sadece Deli Dumrul değil, Dede Korkut’un hiçbir hikâyesi aslında çocuk yaşta okunmaması gerekiyormuş. Zira sadeleştirilmiş de olsa olay örgüsü bile bir çocuk için oldukça karmaşık...

Çocuk edebiyatı aslında zor bir alan... Nitekim aralarında sadece iki yaş olan iki farklı çocuk farklı gelişim düzeyine sahip olabiliyor. Elbette sadece fiziksel açıdan değil... Biri uzayı bile tam anlamlandıramazken, iki sene önden giden “aşk, nefret, acı” gibi kavramları tanımlandırmakla boğuşabiliyor. Dolayısıyla aynı kitabı her iki çocuğa okutmak çok da anlamlı değil. Çocukluk hayatımızın en hızlı akan devresi... O yüzden edebiyatını da parçalara ayırmak, hangi yaş grubuna uygun olduğunu belirlemek, psikolojik açıdan uygunluğunu kontrol etmek, bütün bunların yanında bir de çocuğun ilgisini çekebilecek hâle getirmek gerek. Tabii bu arada serde duyarlı bir ebeveynseniz, “Hazır onlar bir şey okumaya başlamışken bir şeyler de öğrenseler, hayal güçleri de genişlese fena olmaz” diye düşüneceksiniz ki haklısınız. Bütün bunların arasında yazar iyi edebiyat yapmayı da başarabiliyorsa ne mutlu! Teşbihte hata olmaz, biraz da bu yüzden çocuk edebiyatı, belki de divan edebiyatına benziyor. Kurallar, kalıplar, kabuller ve gelenekleri bozmadan sınırlar içerisinde kendi edebiyatını gösterebilmek ve kabul ettirebilmek ancak edebiyatçının gücünü gösterir. O yüzden çocuk edebiyatı aslında yetişkin edebiyatının cinsellik, şiddet ve argodan arındırılmış hâli değil, farklı bir türdür ve bunu kabul ederek eser verilmesi gerekir.

TARİHTE BİR YOLCULUK
Neyse ki son yıllarda Türkiye’de çocuk edebiyatına bakış değişmeye başladı. Artık çocuklara özel yazılan kitaplar, onlara özel yaş gruplarında minik okurlara sunuluyor. Günışığı Kitaplığı da buna dikkat eden yayınevlerinden biri... Özellikle çocuklar ve gençler için yayınladıkları kitaplarıyla oldukça dikkat çekiyor. Mesela “Çıtır Çıtır Felsefe”de felsefe gibi yetişkinler için bile sıkıntılı gözüken bir alanda çocukları usul usul dolaştıran hoş bir seriyi yayın dünyasına kazandırandılar. Şimdi de “Zamanda Gezinen Üç Kafadar” serisiyle çocukları bu sefer tarihte bir yolculuğa çıkarıyorlar.
Tarih de en az felsefe kadar yetişkinlere sıkıntılı, hadi itiraf edelim, sıkıcı gelen alanlardan biri... Ama “Zamanda Gezinen Üç Kafadar” serisinin hiç de sıkıcı bir anlatımı yok. Aksine tarihin içinde yarattığı kurgularla olayları daha gerçekçi kılıyor. Zaten tarihin en sıkıcı olduğu kısım da sanırım bu... Geçmiş zamanları gözünde canlandıramamak, kendini orada hayal edememek sıkıntılı olan. Yazar Jon Scieszka bu sıkıntıyı günümüzde yaşayan Sam, Joe ve Fred’i tarihî zamanlara gönderip orada maceralar yaşatarak çözmeye çalışıyor. Hatta sadece tarihî zamanlara değil, geleceğe de gönderip oraları da keşfettiriyor. Üç kafadar “Annen Mağara Kadını Olmuş” kitabında tarih öncesinde maceralar yaşarken, “Mumya Olmak İstemiyorum!”da kendilerini 3000 yıl öncesinin Mısır’ında buluyorlar. “Yıl 2095”te gelecekte peşlerinden ayrılmayan robotlarla uğraşırken “Da Vinci Bize Dahi Dedi”de büyük bir dehanın, Leonardo Da Vinci’nin yanında bir şeyler öğrenme fırsatına kavuşuyorlar. “Ne Halin Varsa Gör Glatyatör” ve “Vay Vay Samuray” kitabında farklı zamanlara ve coğrafyalara gitmeye devam eden kafadarlar, 8-12 yaş arasındaki minik kitapseverlere klişe bir tanım olsa da tam anlamıyla eğlendiriken öğretiyorlar.

Eski bir ilkokul öğretmeni olan Joe Scieszka’nın yazdığı seride bir yandan zeki bir mizah göze çarpıyor. Bir eğitmen oluşunun avantajını da bolca kullanmış. Çocuk edebiyatının zorlu yollarını başarıyla aşan Scieszka’nın serisi dünyada da çok ilgi çekmiş. Zaman ve mekân algılarının gelişmesini destekleyen seri Türkiye’de de okuyucularını bekliyor.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163