VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Mayıs 2014 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Malala benim, bu da benim hikâyem
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Malala benim, bu da benim hikâyem

15 yaşında başından vurulan, ölümden dönen ama yılmayıp hayata daha çok asılan ve 16 yaşında Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilen Malala’nın hikayesi pek çok kişiye ilham verecek.


Sizin için hayat zor mu? Hayallerinize ulaşmanızı engelleyen sorunlar bir yığın halini alıp sizi içine mi çekiyor? Başka bir coğrafyada, başka bir kültürde yaşasaydınız yeteneklerinizin dolu dizgin koşacağına mı inanıyorsunuz? Yani Urfa’da Oxford olsaydı kimsenin sizi tutamayacağına mı inanıyorsunuz?
Böyle düşünüyorsanız ve bu nedenle amaçlarınızdan uzaklaşmışsanız, kendinize karşı çok da dürüst davranmıyor olabilirsiniz. Çünkü sadece Malala’nın hikayesi bile insanın yaşadığı koşulları, onu çevreleyen sınırları zorlayabileceğinin dahası bu dikenli sınırları aşıp dünya çapında bir ses olabileceğinin en büyük ispatlarından.

Elbette Malala’nın hikayesi tüm dünya insanları ve koşulları için genellenemez. Ama Taliban kuvvetlerine karşı durma cesaretini gösteren bu küçük kızın hikayesini bir istisna olarak tanımlamak da büyük bir haksızlık olur.
Çünkü Pakistan’ın en belalı bölgelerinden biri olan SWAT’ta yaşayan Malala’nın kadınları eğitim ve iş hayatından uzaklaştıran Taliban yönetimine başkaldıran hikayesi dünya tarihinin en önemli özgürlük ve cesaret hikayelerinden biri.
Zira Malala, genç kızların sadece okumak istedikleri için yüzlerine kezzap sıkılan ya da öldürüldüğü topraklarda başkaldırdı. Hem de sadece kendi hayatını değil ailesinin hayatını da riske atma pahasına. Mesela her okuldan dönüşünde “Taliban birgün bize saldırırsa babamı dolaba saklarız, dolabı aramayı akıl edemezler” diye kendini teskin ediyormuş.

Ama ilke sahibi olmak böyle bir şeydir, siz isteseniz de onu saklayamazsınız. Malala ve babası gibi. Ne yazık ki, Malala bu cesaretini 15 yaşında, bir gün (9 Ekim 2012) okul servisiyle eve dönerken, yakın mesafeden başından vurularak ödedi. Ancak bu vurulma onun sonu olmak yerine, yeni bir başlangıcın, yeni bir doğuşun başlangıcı oldu ve onu 16 yaşında, dünyanın en genç Nobel Barış Ödülü Adayı yaptı. Bugün özgürlük ve kadın hareketlerinin dünya çapındaki sembollerinden olan ve pek çok protestoya ilham veren Malala hikayesini anlatan “Ben Malala” için bu nedenle “tek bir insanın sesinin bile dünyaya değişim yönünde ne kadar büyük bir ilham verebileceğini kanıtlıyor” diyebiliriz.
16 yaşındaki bu cesur kızın mucizevi şekilde hayatta kalıp iyileşmesi, Kuzey Pakistan’daki ücra bir vadiden New York’taki Birleşmiş Milletler binasının koridorlarına uzanan bu olağanüstü yolculuk bu nedenle pek çok okura ilham verecektir. Zaten Malala da şöyle diyor: “Haksızlığa maruz kalan ve sonra da susturulan bütün kızlar... Sesimizi birlikte duyuracağız!”

Ben, MalalaBen, Malala

Malala Yusufzay

Detay için tıklayın

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163