VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Mart 2015 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > Manevi çöküşün hikayesi
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Manevi çöküşün hikayesi

Amerikalı yazar Brendan Kiely, Üşüyen Ruhlar romanında Katolik Kilisesi'ndeki çocuk tacizini ve kendi deyimiyle 'manevi çöküşü' anlatıyor. Kiely tacizi bir 'terörizm biçimi' olarak görüyor.


Oldukça zor bir mesele çocuk pedofili. Ne yazıkki kız ya da erkek çocuklar bu duruma maruz kalabiliyor. İşte bu zorlu konuyu ele alıyor Brendan Kiely’in kaleme aldığı “Üşüyen Ruhlar” romanı. Her sayfada çarpıcı bir dille anlattığı pedofiliyi okurken geriliyor, sinirleniyor ama duruma müdahale etmek için elinizden bir şey gelmediği için kendinize kızıyor, içiniz içinizi yiyor.

Hikaye anne-babası ayrılmış 16 yaşındaki Aidan Donovan’ı merkezine alıyor. Aidan, zengin bir ailenin oğlu. Ama içinde bulunduğu zenginlik ona mutluluk vermiyor, dahası babasının annesini terk edip evden ayrılması Aidan’ı derinden etkiliyor.

Fakat yaşadığı depresyonun kökünde popüler rahiplerin kendisini defalarca taciz etmesi yatıyor. Kiely romanı için “Taciz olaylarının, özellikle de Katolik Kilisesi’yle ilgili olanların, genellikle alt sınıflara mensup ailelerle ilgili olduğunu öğrendim” diyor ve ekliyor Kiely “yazmak istediğim şey zenginliğin olanaklarıyla ilgili değildi, zaten Aidan da her şeye sahip gibi göründüğü halde hiçbir şeyi olmayan biri. Yaşadığı tacizin neden olduğu travmanın ardından kendi kimliğine dair bir arayış içinde ama kendini yaralıyor. Her şeyden önce insan olmanın önemli olduğunu ve Aidan’ın bu travmadan önce sorunlarla nasıl mücadele ettiğini göstermek istiyorum “.

Romanın yazarı Brendan Kiely de Katolik kültürüyle yetişmiş bir Amerikalı. Katolik Kilisesi’ne bağlı olarak büyümüş ama aynı zamanda kilisenin umutları tüketen, acıları muhafaza eden, genç insanları yaralayan ve acı çektiren bir yer olduğunu düşünüyor.

Bir dönem kendisi de kilisede eğitim gören Kiely kilisede geçirdiği zamanları şöyle anlatıyor: “Kilisedeki ilk zamanlarımı düşündüğümde aklıma gelen oradaki sessizliğim ve boyun eğişim. Emirleri takip etmek ve yerine getirmek zorunda olan askerler gibiydik.Odanın garip bir havası vardı. Mistik ögelerin olduğu bir ortamda beklenen şey dürüstlük ve güvendi ama hep tedirgin eden bir şey vardı. Orada olup olmadığından emin olmadığınız ama sizi izleyen bir şey...”

Romana dönecek olursak Kilise’de eğitim gören çocuklar madde bağımlılığını bir kaçış yolu olarak görüyor. Gospel’daki kilisede biraraya gelmiş herkes, aslında tek bir dramın tanıkları olma özelliğini taşıyor.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163