VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
21 Nisan 2010 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Marilyn Monroe’nun ölümü Kennedy Kardeşler için sonun başlangıcıydı
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Marilyn Monroe’nun ölümü Kennedy Kardeşler için sonun başlangıcıydı

Nazlı Eray""dan Amerika Derin Devleti!...

Belma Akçura

Marilyn Monroe, Başkan Kennedy ve Robert Kennedy...

47 yıl önce...

Biri yatağında, diğeri arabanın içerisinde bir diğeri bir otelin lobisinde...

Biri intihar, ikisi suikast olarak kayıtlara geçti.

Marilyn Monroe, Başkan Kennedy ve Robert Kennedy...

Nazlı Eray’ın son kitabı içinde birbiriyle bağlantılı bu üç insanın trajik ölümü üzerine...
Aslında bu bir roman!

1960’lı yıllarda Marilyn Monroe’nun son gecesi... Monroe’nun intiharına, hastaneye götürülüşüne, yolda ölümüne, eve geri getirilişine, Kennedy Kardeşlerle olan ilişkilerine tanıklık edenler, hatta Monroe’nun kendisi bir televizyon kanalının konukları arasında ve o geceyi anlatıyor.
Kitapta birbiriyle bağlantılı bu üç insan ve bu üç olayda da adı geçen herkes, her şey gerçek! Dolayısıyla Nazlı Eray’ın “Marilyn-Venüs’ün Son Gecesi” sadece bir roman değil.

Nazlı Eray; bir romandan çok, kendi tarihsel gerçekliği içinde hapsolmuş üç insanın trajik ölümü ile ilgili ortaya atılan her iddiayı ince ince işliyor; olaylar, tarihler, isimler, fotoğraflarla...

Kısacası; 1960’lı yıllarda Marilyn Monroe’nin “intiharı” ile başlayan, Başkan Kennedy ve Robert Kennedy kardeşlere yapılan suikastlarla süren, bu olaylara tanıklık eden araştıran insanların şüpheli ölümleriyle yol alan, dikkatleri üzerine çeken Amerika’nın “derin devlet”ini son derece çarpıcı bir kurguyla anlatıyor.

BELGELERE ULAŞMAK ZORDU

-Kitabınız tek kelimeyle muhteşemdi. Derin devlet üzerine araştıran ve yazan biri olarak İtiraf etmeliyim ki Amerikan’ın “derin devlet”ini son derece çarpıcı bir kurguyla anlatıyorsunuz. Romanınızda adı geçen herkes gerçek, olaylar, tarihler isimler, fotoğraflar... Bu büyük bir emek, bunu nasıl başardınız?

-Çok severek ve heyecanla yazdığım bir kitap oldu bu. Romanda geçen kişiler, 47 yıl önce biri intihar, ikisi suikast olarak kayıtlara geçen, birbiri ile çok yakından bağlantılı üç insan ve bu olayların her birinde adı geçen herkes gerçek. Olaylar, tarihler ve isimler... Yıllardır araştırdığım ve okuduğum bir konu; Marilyn Monroe’dan başlıyor ve içine Kennedy Kardeşleri, Dallas’taki ve Los Angeles’teki iki suikastı de alıyor. Çünkü bunların hepsi bir şekilde birbirine bağlantılı olaylar, “Amerikan derin devletinin” nasıl işlediğini dikkatli bir okurun gözlerinin önüne hemen seriyor.

-Bütün bu bilgilere ulaşmak hiç de kolay olmuyor çünkü izin verilmiyor...

-ABD’de, Marilyn, Kennedy ilişkisi, John Kennedy’e yapılan suikastin bir palavradan başka bir şey olmadığını ortaya çıkaran 1963’te Başkan’a karşı yapılan suikastten sonra düzenlenen Warren Raporu... Başkan Kennedy’nin otopsi fotoğrafları hâlâ ulaşılması çok güç, değiştirilmiş ve yok edilmiş belgeler arasında. Aynı şekilde Marilyn Monroe’nun “intihar raporunu” kapsayan birçok dosya ve o gece sabaha karşı Marilyn’in odasında ve yatağında çekilmiş olan fotoğrafları da yok olmuş. Marilyn olayında, yaklaşık 40 yıldır, o gece orada olanların hiçbirisi konuşmamış.

-Ama bazı şeyleri artık biliyoruz... Kitabınızda Kennedy Kardeşlerin suikastlarına ilişkin son derece değerli bilgiler var.

-Evet; Robert Kennedy, Marilyn’in öldüğü gün şahitler tarafından evinde görülmüştü. Bu artık bir gerçek. Marilyn Monroe’nun zannedildiği gibi yatağında değil geceyarısı, Santa Monica Hastanesi’ne yetiştirilmeye çalışılırken bir ambulansta öldüğü de artık biliniyor. 1980’li yılların sonlarında ambulans sürücüsü ve yardımcısı ilk kez İngiliz televizyonuna konuştular ve bunca yıl susmak için para aldıklarını itiraf ettiler. Bütün bunların hepsi gerçek ve pırıltılı bir Hollywood efsanesinin, güçlü ve karizmatik bir Amerikan Başkanı’nın; Başkanın erkek kardeşi, yakışıklı ve idealist bir Adalet Bakanı’nın trajik öyküsü... Bütün bu olayları romanlaştırırken okuduğum sayısız kitaptan gösterdiğim kaynakçalarla okurlarım için belki de şimdiye kadar hiç bilinmeyen gerçekleri belgeledim. Yıllarda geriye döndükçe koyu karanlığın içinde suikastlarla ilgili yeni belgelere de rastlıyordum. Bunlar tüyler ürperticiydi. Marilyn Monroe, o muhteşem sarışın bütün bu olayların başlaması için o sıcak ağustos gecesinde ölmüştü sanki. Romanımı çok değişik bir kadrajın içine oturtarak, okuruma belki de bu tür bir yazında şimdiye kadar verilmemiş şekilde vermeye çalıştım. “Amerikan derin devletini” Ankara’daki Kennedy Taksi durağında çalışan bir şöföre anlattırdım. Bu fantastik değildi, çünkü yazdığım gerçekler fantezileri aşıyordu.

-Kitabınızın adı Kennedy Kardeşlerin öldürülmesiyle de ilgili olabilirdi diye düşündüm. Siz “Venüs’ün Son Gecesi” diyerek Marilyn Monroe tercih etmişsiniz... Neden?

Kitabın adı “Marilyn-Venüs’ün Son Gecesi” oldu. Çünkü bir yerde Marilyn’in son gecesi, sanki her şeyin başlangıcı gibi geliyor bana. Sonradan gelişen bütün olaylar Marilyn Monroe’nun laneti diye de nitelendirilmişti. Kitapta Kennedy Kardeşlerin suikastleri ile ilgili çok ayrıntılı bilgiler vermeye çalıştım. Aradan geçen uzun yıllardan sonra bu olaylar, şimdi bakınca arşivlerden sızan yeni bilgilerle büyük bir netlik kazanıyor benim gözümde. Evet, kitabın adı Kennedy Kardeşler de olabilirdi.

-Sizce Başkan Kennedy ile kardeşi Robert Kennedy suikastları aynı “merkezden” mi planlandı? Yani Kennedy Ailesi’ni ABD Başkanı olarak görmek istemeyen o gizli el, aynı el mi?

-Evet, bence Başkan Kennedy ve Robert Kennedy suikastleri, aynı “merkezden” planlandı. Kennedy Ailesi’ni ABD Başkanı olarak görmek istemeyen o gizli el, 1963’te ve 1968’te işin başındaydı. ‹ki kardeşin suikasti tıpatıp benziyor aslında... Sterotip bir ölüm; birisi sağa ateş ediyor, herkes o tarafa bakıyor soldan birisi başkanı ve kardeşini vuruyor, yani sağ gösterip sol vurmak. Karambol yaratılıyor. Başkan Kennedy, Teksas’ta yetersiz korunuyor; Robert Kennedy Los Angeles’ta hiç koruma kullanmıyor. ‹nsanlara inanıyor.

KONUŞMAK İSTEYENLER ÖLÜYOR
-Marilyn Monroe’nun “intiharı” Başkan Kennedy ve Robert Kennedy kardeşlere yapılan suikastlarla ilgili her iddiayı değerlendirmişsiniz. Size bu iddialar içerisinde hangisi yakın geldi?

-Marilyn Monroe’nun öldürüldüğüne inanıyorum. Ama bunu yapan o zaman gösterilmeye çalışıldığı gibi Kennedy Ailesi değil. Bu cinayeti kullanarak belki de onlara ilk darbe vurulmak istendi. Fakat o geceki olayların tanığı olan insanlara bir gizli güç, 40 küsur yıl sürecek bir suskunluk getirdi.

-Belgeleri saklayan çelik kasalar hiçbir zaman açılmıyor. Konuşmaya çalışan insanlar tuhaf bir biçimde ölüyorlar.

-Başkan Kennedy’nin Dallas’ta pusuya düşürülerek öldürüleceği, bir gece öncesinde bir partide konuşuluyor. Başkan Kennedy’nin, yerine geçen Başkan L.B. Johnson bunu biliyor ve metresine söylüyor. Bunu bilen ve Beyaz Saray’a ulaşmaya çalışan bir kadın, bir hastane odasında tuhaf bir şekilde ölüyor. Böyle şeyler... Robert Kennedy’de ise baştan beri öldürüleceğini biliyordu bence. Katolik ve demokrat oldukları için, zencilere hak tanıdıkları için ve ayrıca Başkan Kennedy’nin Vietnam Savaşını başlatmak istemediği için öldürüldüğünü düşünüyorum. Tabii, Başkan Kennedy’nin Küba Devlet Başkanı Fidel Castro’nun emri ile öldürüldüğüne inanan bir kesim de var. Bu bana çok basit bir çözüm ve gösterilmek istenen bir şey gibi geliyor.

Paylaş