VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
20 Temmuz 2010 Salı | Anasayfa > Haberler > Martin Mystere 100’üncü sayısı
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Martin Mystere 100’üncü sayısı

İnsanlık tarihinde aydınlatılmamış o kadar çok sır var ki Atlantis’in kahramanları en ilginç sırların peşinde dünyayı ve zamanı dolaşmayı sürdürecek.

Kendi türünün tek ve rakipsiz ürünü olarak Atlantis sayesinde bizim hayal gücümüz de dünya ve zaman içinde gidip gelmeye devam edecek.
Martin Mystere, İtalyan yazar ve çizerlerin yarattığı en güçlü Amerikalı kahramanlardan biri olarak her macerasına gazeteci gibi başlar. Önce bir “tüyo” ya da bilgi gelir. “Tüyo” bazen bir “kişi”dir, bazen sadece bir soru. O andan itibaren de dünyanın en başarılı “kara edebiyat” kahramanı hafiyelerin yaşayacakları süreç başlar.
Martin, bir bilim insanından çok bir gazetecinin merakıyla donanmış olduğundan; ne kadar küçük görünürse görünsün, her bilgi kırıntısının; ne kadar anlamsız görünürse görünsün, her soru işaretinin üzerine atlar. Ve işte tam bu noktada da bilim insanının merakının ötesine geçmeye başlar. Bazen hayatının haberinin peşinde koşan bir gazeteci gibi inatçı, bazen insanlığın karanlık bir sırrını suçun içinden çıkarmak için uğraşan bir dedektif gibi kararlıdır. Zaten yaratıcıları “imkânsızlıklar dedektifi” sıfatını kahramanlarına bu şekilde kazandırmışlardır. Yazarlar, insanlık tarihinin uzak ya da yakın sırlarını konu ederken birçok tarihi gerçeği bire bir aktararak okuyucunun hayal gücü için kuvvetli bir gerçek dünya kurarlar. Çizerler de bu “sağlam” dünyada gerçek duygusunu yaratmak için dikkatli okurun gözüne tanıdık gelen görüntüleri tekrarlamaktan kaçınmazlar.

Martin Mystere, başkişi olarak tabii ki her macerada “iyiliğin” tarafındadır. “Kötü taraftaki kara adamlar”ın bütün uğraşısı, insanlığın kimi bilgilere ulaşmasını engellemektir. Bugün bile dünyanın dört bir yanında, insanlığın bilgiye, gerçeğe ulaşmasını engellemeyi kendilerine misyon edinmiş olanların varlığını bildiğimiz için Martin’in düşmanları da bize hiç yabancı gelmez.
Martin hem bilim insanı, hem gazeteci hem dedektiftir ve hep bir “hümanist”tir. İnsanlığın, her macerada tanıdığı yeni kişilerin “iyiliği” için mücadele ederken zaman zaman “devrimci” bir kişilik yapısının öne çıktığı da olur.

İnsanlık tarihinde onca bilinmeyen oldukça Martin Mystere konusuz kalmayacak, daha birkaç kuşak okuru peşinden sürüklemeye devam edecektir.
(Okay Gönensin’in Martin Mystere’nin 100. sayısı için yazdığı önsözden alınmıştır.)

***

Kitaptan kurtulmak yok

Kitabı sanal dünyaya hapsetme -aslında kâğıttan kurtarmak değil hapsetmek bu- faaliyetleri devam ediyor. Umberto Eco ile Jean-Claude Carrière “Kitaplardan Kurtulmayı Sanmayın” adıyla yayınlanan “kitapta”, bildiğimiz, elimize aldığımız kitaplardan kurtulmanın, bunların yok olmasının mümkün olup olmadığını tartışıyorlar. (N’espérez pas vous débarrasser des livres, Grasset, 2009).

Eco, çok basit bir noktadan giriyor konuya: “Bilgisayarda iki saat bir roman okuyun görün, gözleriniz nasıl birer tenis topuna dönüşüyor.” Kitap yok olacak diye sevinenlerin sevinci kursaklarında kalsın, kitap yok olacak diye korkanlar sevinsinler diye. Kitaplardan kurtulmayı umut edenler hep olacak, ama böyle bir ihtimal olsa bile gerçekleşmesine daha çok çok var.

İletişim Yayınları geçen hafta “1.500’üncü” kitabını yayınladı. Evinde 1.500 kitabı olan kaç kişi vardır? İletişim’in 1.500’üncü kitabı Karl Marx’ın “Louis Bonaparte’ın 18 Brumaire’i”. Kolay bir kitap değil, Avrupa’da burjuva devrimlerinin süreçleri ve Marx’ın düşünce sisteminin olgunlaşmasının kitabı.

Paylaş