VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Mayıs 2014 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Masal ülkesinin yoksul öğretmeni
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Masal ülkesinin yoksul öğretmeni

Samed Behrengi’nin tüm masalları ilk kez Büyülü Fener Yayınları tarafından İldeniz Kurtulan’ın çevirisiyle “Toplu Masallar” adıyla basıldı. Kitap, Behrengi’nin on bir farklı masalından oluşuyor.


Samed Behrengi.. Çocuklar için yazıp aslında tüm dünyaya adeta ders veren Behrengi... Yoksulluğun içine doğup, içinde büyüyüp kendisini yine yoksul çocuklara adayan Behrengi.. Kara tahtanın, tebeşirin değil okulun dahi olmadığı yerlere gidip öğretmenlik yapan, geleceği çocuklarda gören ve onlar için yazan Behrengi... Samed Behrengi’nin tüm masalları ilk kez Büyülü Fener Yayınları tarafından İldeniz Kurtulan’ın çevirisiyle “Toplu Masallar” adıyla basıldı. Kitap, Behrengi’nin on bir farklı masalından oluşuyor. Behrengi’nin gerçek hayatta da öğrencisi olan Ulduz‘un yaşamından kesitler içeren kitabın içinde yer alan çizimler ise Oğuz Demir’e ait. Ulduz’un hikâyesiyle başlayan kitabın önsözünde Behrengi’nin on yaşındaki öğrencisi şu sözleri kaleme almış;

“Benim adım Ulduz, Farsçası Sitare’dir. Bu yıl on yaşımı doldurdum. Bir zamanlar Behrengi öğretmen, köyümüzün öğretmeniydi. Bizim evde otururdu. Bir gün başımdan geçenleri ona anlattım. İlgisini çekti ve bana “İzin verirsen senin ve kargaların serüvenini yazayım. Anlattıkların bir öykü kitabı olsun. Ne dersin” dedi. İki şartla bu önerisini kabul ettim. İki öyküyü de yalnızca çocuklar için yazacaktı. Çünkü büyükler öyle dağıtmışlardı ki kendilerini, benim öykülerimi anlayıp zevk almaları mümkün değil. İkincisi, bu öyküyü yalnızca yoksul ve şımarık olmayan çocuklar için yazacaktı. Öyleyse benim öykümü okuyacak çocuklar şunlar; 1. Okula dadılarıyla birlikte gidenler, 2. Okula pahalı özel arabayla gidenler.”

YOKSUL VE ŞIMARIK ÇOCUKLAR
Evet Samed Behrengi masallarını dünyadaki tüm çocuklara değil, yoksul
ve şımarık olmayan çocuklara adar. Okula dadılarıyla ya da özel araçlarıyla giden çocuklara değil. Bunda Tebriz’de yoksul bir ailenin, işçi bir babanın çocuğu olarak dünyaya gözlerini açar açışının etkisi büyüktür. Çünkü doğduğu andan itibaren fakir bir hayat bekler Behrengi’yi. Dünyaya merhaba dediği ev küçük bir köy evi, ailesi ise fakir ve çok çocuklu bir ailedir. İlk ayakkabısına altı yaşındayken sahip olması yoksulluklarının en somut göstergelerinden biri olarak çıkar karşımıza.

Zira ayakkabısı, ilkokula başlayacağı hafta alınır. Ne var ki o, o yeni ayakkabının hakkını ilkokulu birincilikle bitirerek verir. Yoksulluğun hiçbir zaman yakasını bırakmadığı Behrengi, altı yaşındayken ilk kez sahip olduğu ayakkabılarıyla gittiği yerden, okuldan, hayatı boyunca kopmak istemez. Belki de bunun için öğretmenliği seçer. 1957’de henüz 18 yaşındayken öğretmenlik okulundan mezun olduğunda İran’ın yoksul köylerinde gönüllü öğretmenlik yapmaya karar verir. Karşılaştığı manzaralarda yoksulluğun hangi boyutlarda olabileceğini bir kere daha görür. Öğretmen olarak gittiği kimi köylerde değil sıra ve karatahta bir okul dahi yoktu. Ama o da yokluktan gelmişti ve bununla nasıl savaşılacağını biliyordu. Azeri çocuklara masallar anlatmaya başlar. Geleceği çocukların şekillendirebileceğinin farkındaydı Behrengi. Bunun için çocuk öyküleri yazmaya başladı. Tüm öykülerinde aynı değerleri savundu. İran ve diğer dünya halklarına eşitlik, adalet, sorgulama ve direnebilme gibi kavramların üzerinde durdu. İran gibi bir ülkede dahi sosyalist olduğunu söylemekten çekinmez.

Zamanın Şah yönetimine kalemiyle karşı çıktı. Zamanının radikal yazarı, çocuk dostu ve eğitim sevdalısı Samed Behrengi henüz 28 yaşındayken hayata veda etti. Ölümüne dair akıllarda her zaman soru işaretleri kaldı. Aras Nehri’nde yüzerken boğulmuştu. Ancak dönemin yönetimini açıkça eleştirdiğinden suikaste uğramış olabileceği düşüncesi zihinlerde bir soru işareti olarak kaldı.


Toplu MasallarToplu Masallar

Samed Behrengi

Detay için tıklayın

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam