VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Haziran 2018 Cuma | Anasayfa > Haberler > Mesele yaşlanmamak değil güzel yaş almak
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Mesele yaşlanmamak değil güzel yaş almak

Tecrübeli yoga eğitmeni Merih Kenet’in Güneşini Sev- Yoga ile Güzel Yaşa kitabı sadece bir özyaşam öyküsü değil; aynı zamanda nehir söyleşi formatında iyileştirici yoga hakkında aklınıza takılan pek çok soruya yanıt veriyor.



PINAR ÇELİKEL

Yaşlanmamak diye bir opsiyon olmadığını fark eden herkesin derdi artık güzel yaşlanmak ve yaşının en iyisi olabilmek. Öyle ya da böyle vakit geçiyor ve insan bedenininden bir sürü şeyi de beraberinde götürüyor. Biz ne kadar, “Benim ruhum genç,” desek de değişim kaçınılmaz. Bu durumda en iyi çözüm hayatı geldiği gibi kabul edip bedenle barışmak. Bu düşünceyi öğütleyen kitapların satışlarında ciddi bir artış var. Her kitapevinde onlara artık ayrı bir yer ayrılıyor neredeyse. Yoga eğitmeni Merih Kenet’in Güneşini Sev kitabını da o raflardan birinde gördüm. Her okur gibi el alışkanlığı ile arka kapağı çevinip okudum önce. İki soru, kitabı almamı sağladı.
Güzel yaşlanmak mümkün mü? Yaşlılık sürecinde ruhumuz nasıl genç kalır?
Hayır yaşlanmıyorum ama evet yaş alıyorum. O zaman tücrübeleri dinlemekte fayda var. Kenet kitabında bu soruların yanıtlarını kendi yolculuğunda yaşadıklarıyla birleştirerek veriyor. Yaşam enerjimizi kaybetmeden hayattan keyif alarak nasıl güzel yaşlanacağınızı ve bu süreçte yogadan nasıl destek alabileceğinizi anlatıyor. Kenet’e göre, yaşam enerjisinin en önemli iksiri gülmek. Bence de. “Gülerken gözler bir tek çizgi olsun. Varsın gözlerimin yanındaki kaz ayakları çoğalsın. İçimde tek sıra halinde koşan, paytak kaz sürülerim var beni güldüren,” diyor tüm içtenliğiyle.

Yaşını almış, torun sahibi bu kadının kitabın arka kapağındaki gülen yüzüne baktığınız zaman, “Ben de böyle yaşlanmak istiyorum,” diyor insan.

Sözlerine hak vermemek elde değil: “62 yaşındayım ama hissiyatım gerçekten nüfus kağıdı yaşımda değil. Ruhumun bilgelik yolunda olmasını saygı ile selamlıyor, buna her gün dua ve niyet ediyorum. Fiziki bedenimde yıllar boyu yaptığım duruşlar sayesinde kas, eklem ve omurga sağlığı açısından, yaşıtlarıma göre görünür bir güç ve denge olduğunu söyleyebilirim. Ama tabiki aynaya baktığım vakit örneğin bedenimin eskisi gibi olmadığını, yüzümün kırıştığını fark ediyorum. Bunların hepsi doğal ama sonuçta gözün içine botoks yapılamıyor. Güzel baktığında, gözlerinin parlaması hiçbir botoksun yerini tutmaz. Gözlerinin içinin pırıltısını kaybetmemek kendi elimizde,”

Kitap sadece güzellik konusu etrafında dolaşmıyor. Kenet’in ucuz atlattığı bir de kanser hikayesi var. Sonra menapoz sırasında uygulanan yoga teknikleri, depresyon tedavilerinde kullanılan yoga teknikleri, pekçok doktor ile birlikte çalıştığı fizik tedaviyi desteklekleyici yoga teknikleri… Kenet’in söylediği bir şey var ki çok önemli. “Herkeste aynı teknik uygulanamaz. Öğrenciyi çok iyi tanımak gerekiyor. Yoga akrobasi ya da spor değil. Basitliğin içindeki iyileştirici gücü keşfetmek önemli. Yanlış bir teknikle hastanın anksiyetesi artabilir. Bedenin dengesi bozulabilir ve travmaları çoğalabilir. Örneğin ağır depresyonlu birine her nefesi yaptıramayız.”

Özellikle kendi hastalığını atlattıktan sonra kanser hastalarıyla çalışması onu çok özel bir yere koyuyor, “Bana göre yoga, hangi kanser türü olursa olsun inanan ruhların dertlerine deva. Kendi derinliklerimize biraz daha inmekte fayda var. Sadece fiziksel bedende çalışmak yeterli olmuyor. Bizim bir de ruhumuz var. Aslında alacaksın hastaları, 3 ay boyunca stres seviyelerini, kanlarını ölçüp bakacaksın. Keşke yoga terapide örneğin bunu yapabilsek. Yoga her kanser türü için uygun bir çalışma,” diyor.
Bu kadar da değil elbet, depresyon, duruş bozuklukları, kalp rahatsızlıkları, panik atak… İnsanın başına gelen pekçok olumsuz durum ve hastalık için öneriler var kitapta. Oldukça basit bir dille ve hiç sıkmadan anlatıyor. Herkesin kendi hayatına uygulayabileceği pratik çözümler. Okuyun. Hocayla tanışmak isterseniz Boğdat Caddesi’nde kendi adına taşıyan yoga okuluna uğrayabilir ve hatta kitabınızı imzalatabilirsiniz.





Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam