VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
24 Mayıs 2016 Salı | Anasayfa > Haberler > ''''Meşgalelerim arttıkça kendimi daha iyi hissediyorum''''
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

''Meşgalelerim arttıkça kendimi daha iyi hissediyorum''

Nejat İşler, inzivasını bir kitap yazarak bozdu. 100 bin basılan ''Gerçek Hesap Bu!'' kitabından bir bölüm yayımlıyoruz.



Nejat İşler'in beklenen kitabı "Gerçek Hesap Bu!" yayımlandı. Can Yayınları'ndan çıkan ve ilk baskısı 100 bin yapılan kitabın telif geliri Gümüşlükspor'un geliştirilmesinde kullanılacak. Kendisini Gümüşlüklü olarak tarif eden Nejat İşler, Gümüşlükspor'un başkanlığını da yürütmekte.

Ciddi bir hastalık atlatan, oyuncu İşler "Gerçek Hesap Bu!" ile ilgili şöyle diyor: “Eğitimini almadığım hiçbir şeyde iddiam yok. En güzel yazarlık mesleği tarifini Çetin Altan’dan duymuştum: 'Birini, boş kâğıtlar ve sivriltilmiş kalemlerle bir odaya koyun, eğer oradan karnını doyuracak malzemeyle çıkarsa, işte yazar odur.' Allah'a şükür, sıtkı sadakatle uğraştığım bir mesleğim var. Yazarlık benim için yan bir uğraş. Çok da uzak değil ama. Okumaya da, yazmaya da beş yaşımda başladım. Yazdığım ve sahnelenen üç oyunum var. Senaryolarım var sırada. Bir de manitalara iyi yazarım...”



Neden Gümüşlük yazısından

(…) Hayatım boyunca herhangi bir şeye sahip olacağımı düşünmemiştim. Zaten, bir ev alacak parayı yan yana getirebilecek bir tutumum hiç olmadı. Fakat burayı seviyordum. Mekânların ruhunu insanlar belirliyor gibi gelir bana hep. Şahane bir yerde rahatım kaçar bazen, bazen de boktan gözüken bir yerde mükemmel hissederim kendimi. Bu köy, hem şahane bulduğum hem de çok rahat ettiğim bir yer. Çok düşünmeden niyetimi söyledim çocuklara, uygun bir peşinat sonrası, çalıştığım zaman ödemek kaydıyla evi bana verdiler.

Artık Gümüşlüklü olmuştum.
Sağ olsunlar, kısa sürede kabul ettiler beni. Yerliler, bir şekilde turizme katkım olacağını düşündükleri için iyi baktı. Benden çok önceleri buraya benim gibi “dışarıdan” gelip yerleşenlerse rahatlarını kaçırdığımı söylediler yazları. Birkaç işgüzar da bu duruma haber, çıkar, kâr gözlüğüyle bakınca, çarşı biraz karıştı. “Bir barı, bir meyhanesi var, gelenin gözünün yaşına bakmıyor, acayip para kazanıyor”a kadar geldi iş. Hastalık sonrası turizmden bahsetmiyorum bile.
Bir gün kahvede otururken, “Gümüşlükspor maçı var,” dediler. “Gümüşlükspor diye bir takım mı var?” diye çok şaşırdım. Maçı izleyince mest oldum. Çok güzel bir ruh vardı maçta, profesyonel maçlar gibi değildi. Hemen bu takım için ne yapabiliriz diye konuşmaya başladık. O zamanlar Hüsnü yönetiyordu takımı, tek başına idare etmeye çalışıyordu. Önce kulübe üye oldum ve yönetimine girdim. Sonrası malum, başkan yaptılar beni, sezon sonunda şampiyon olduk.
Bir de benim hiç köyüm olmadı. İstanbul’da doğdum, büyüdüm. Babam da İstanbul’da doğmuş, büyümüş. Memleketi olan İnebolu’yu, babamdan bile önce gidip gördüm çünkü çok merak ediyordum. Benden sonra gitti babam... Bizim ailede kimse kendini bir yere ait hissetmez. Annem de Trabzonludur. O da yıllarca hiç gitmedi memleketine. Ben bir anda buraya ait hissettim kendimi. Bazı oluyor benim hayatımda, mesela İzmir Selçuk’tan geçerken kalbim kabarıyor. Bir şey oluyor bana. Sanki çok özlediğim birini görmüş gibi seviniyorum. Bu köye geldiğimde de aynı şeyi hissettim. Bu kıyıda her yeri gezdim ama burada beni kendine çeken ve tutan bir duygu vardı.

Brutus, Caesar’ı bıçaklıyor, savaş başlıyor Antonius ve Brutus arasında. Cassius, Brutus’un tarafında bir komutan, donanmayı Gümüşlük’ün doğal limanına saklıyor. Öyle okumuştum bir yerde. Nilgün Marmara, 80’lerde burada pansiyon işletmiş mesela. Buranın başka bir havası var. Aslında bu köyleri Ankara ve İstanbulluların keşfetmesi buraya gelen 68’liler sayesinde. Kaş’a ise 78’liler yerleşmiş. Herhalde denizde bir sınır kapısı olmadığı için. Bugün de Suriyeli trajedisi yaşanıyor her gün. Bu gariplikler çekip aldı beni içerisine. Gezi’yle beraber, garip alametler belirdi bende.

(…) Meşgalelerim arttıkça kendimi daha iyi hissediyorum. İki yüze yakın sporcu var kulüpte, zamanımın çoğunu onlarla geçiriyorum. Muğla Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden öğrencilerim var, onlara da yetişmeye çalışıyorum. Kitap işini, eskiciliği özlemişim, bir de tezgah açtım. Yazmaya başladım tekrar, iki film senaryom ilerliyor. Bu arada İstanbul’la ilişkim reklam dublajları ve sinema filmleri kadar. Ailem geliyor bazen, biraz onlarla vakit geçiriyorum. Nüfusumu buraya alalı epey oldu zaten.
Şampiyon Gümüşlük...



Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163