VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
06 Kasım 2015 Cuma | Anasayfa > Haberler > Moda benim kürkçü dükkanımdır
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Moda benim kürkçü dükkanımdır

Deniz Kavukçuoğlu yeni kitabı “Moda’da Gezinti”de Moda’nın yerleşim yeri haline geldiği günden günümüze geçirdiği değişimi, tarihsel bir yolculuk tadında sunuyor.

İPEK CEYLAN ÜNALAN







Moda… İstanbul’un en eski yerleşim yerlerinden. Deniz Kavukçuoğlu, Moda için “İstanbul ’un en hızlı değişen semtlerinden biri” diyor. Ve şöyle devam ediyor “Değişim büyük ölçüde 1960’lı yılların ortalarında tamamlandığından benim kuşağım için “yeni” olan, o yıllarda ve sonrasında doğan ya da Moda ’ya taşınanlar için “eski”dir”. Deniz Kavukçuoğlu bir Moda’lı. Ama doğuştan değil. Kavukçuoğlu Moda ile 11 yaşındayken tanışmış, öğrenimi için yurtdışına gitse de Türkiye ’ye döndüğünde Moda ’da yaşamaya devam etmiş. Moda’ya olan hayranlığını ve yılların Moda’yı nasıl etkilediğini yazmayı görev bilmiş ve ortaya uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olan “Geçmişten Günümüze- Moda’da Gezinti” kitabı çıkmış. Kavukçuoğlu ile yeni kitabı “Geçmişten Günümüze- Moda’da Gezinti”yi konuşmak için Moda’da gezintiye çıktık.

CİHANGİR’DEN MODA’YA

Kavukçuoğlu ile buluştuğumuz Moda’nın en meşhur pastanelerinden Pasifik Pastanesi’nde birer kahve içip sohbetimize başlıyoruz. Kavukçuoğlu pastanenin tarihinden söz etmeye başlıyor: “Sadun Boro, bir yelkenliyle dünyayı dolaşan ilk Türk denizcisidir. 1965 yılında Alman asıllı eşi Oda Boro ile birlikte yeni yaptırdığı yelkenlisi ile dünya seyahatine çıktı. Kanarya Adaları’nda aldıkları ve Miço adını verdikleri bir kedi de kendilerine eşlik etti. Seyahat üç yılda tamamlandı. Hürriyet gazetesi seyahat anılarını tefrika olarak yayınlamıştı. Seyahat sırasında Deniz adını verdiği bir de kızı oldu. Dönüşünde görkemli bir törenle karşılandı. Osman Devrim de özel olarak yaptığı beş katlı bir pastayla karşılayanlar arasındaydı. Sadun Boro, pastayı alırken, pastanenin adını sormuş, Osman Devrim’den, ‘Adı yok!’ yanıtını alınca, ‘Ben Pasifik Okyanusu’ndan geliyorum, öyleyse adı Pasifik olsun’ demiş ve pastanenin adını o koymuş”.

Moda’da Kavukçuoğlu’nu tanımayan yok. Dile kolay 1954 yılından beri hayatının uzun bir bölümünü bu semtte geçirmiş Kavukçuoğlu. Moda ile tanışmasını şöyle anlatıyor Kavukçuoğlu “1954 yılında 11 yaşındayken tanıştım Moda’yla… Doğum yerim ise Cihangir. Oldukça yaramaz bir çocuktum. Cihangir’de oturuyorduk. Annemle babam yaramazlığımı biraz olsun törpüleyebilmek için çayır çimenin olduğu bir semte taşınmaya karar vermişler. O senelerde Kadıköy’den Bostancı’ya kadar giden bir tramway vardı. Yaz sonuydu. Kardeşim, annem, babam ve ben o tramwaya binip taşınacağımız yere karar vermek üzere yola çıktık. Kızıltoprak ve Feneryolu’ndan geçtik. Geldiğimiz yer boyunca her yerin yeşillik olduğunu gördük. Caddebostan’ı geçtik, babam anneme döndü- anneme Nino diye hitap ederdi- ‘Nino biz ne yapıyoruz? Taşınacağımız yerde sebze meyve mi yetiştireceğiz sanki? ’ dedi. Ve Kadıköy ’e geri döndük. Moda’yı beğendik. Moda’da Rıza Paşa sokağına taşındık. Moda maceram öyle başladı. 11 yaşından 20 yaşıma kadar Moda’da yaşadım. Ailece Moda’yı çok sevdik. Manavı, bakkalı, evleri… Babamı o 52 yaşındayken 1963 yılında kaybettim. Sonra Almanya ’ya eğitime gittim. 1992 Aralık’ında Türkiye’ye döndük. Nişantaşı ve Selimiye’de oturdum. Yine özlem duyduğum Moda’ya geri döndüm. Moda benim kürkçü dükkanımdır”.

Gezintimize başlıyoruz. Moda Caddesi üzerinde bulunan Yeni Moda Eczanesi’ne giriyoruz. Bizi eczaneyi 1954’ten beri işleten Melih Ziya Sezer karşılıyor. Zamana ve zamanın getirdiği yenileşmeye direnen, tarihi dokusunu koruyan müze tadında bir eczane burası. Girişin solunda bulunan raflarda eczanenin açıldığı 1902 ’den günümüze kadarki süreçte piyasaya sürülen ilaç kutuları ve şişelerinin yer aldığı bir vitrin bulunuyor. Yeni Moda Eczanesi, Kızıltoprak ’ta Faik İskender Bey tarafından 1902 ’de açılmış, 1928 ’de Moda’ya, 1937’de de Moda Caddesi 133 numaraya, bugün bulunduğu yere taşınmış. Şanlıurfa Birecikli Halil Nejat Sezer tarafından satın alınan eczanenin adı Yeni Moda Eczanesi olarak değiştirilmiş. H. N. Sezer 1943 yılında hayata veda edince eczaneyi önce beş yıl boyunca eşi, sonra da 16 yaşından itibaren oğlu Melih Ziya Sezer eczacı bir sorumlu müdürle birlikte yönetmiş, 1967 yılında Eczacılık Fakültesi’ni bitirip işin başına geçmiş. Melih Ziya Sezer “Ailece başladık burayı işletmeye. Kapitalizmin getirdiği yenileşmeye ayak uydurdu birçok eczane. Şimdi her şey tüketimden ibaret. Çağ değişti. Ama ben bir eczacı olarak tüketim çağından etkilenmedim. 65 yıldır aynı anlayışla işletiyorum burayı” diyor.

Deniz Kavukçuoğlu eczacı Melih Sezer ’le 1954’te tanışmış, o gün bugün de sürmüş dostlukları… Kavukçuoğlu Melih Sezer’le bir anısını şöyle anlatıyor: “İlk traş olmaya başladığımda Aqua Velva diye bir traş losyonu vardı. Bu eczaneden hep o losyonu alırdım. Aradan kırk yıl geçtikten sonra tekrar Melih abiye uğradım. Eski hatıralarımızdan bahsetmeye başladık. Melih abi içeri gitti, elinde bir kutu ile geldi. Tanıdık, bildik bir kutuydu. İlk gençliğimde kullandığım, artık piyasada olmayan losyonum Aqua Velva’nın kutusuydu bu. Çok duygulandım. İçindekini bana verdi, kutusunu kendisi aldı.” Melih beye hayırlı işler dileyip çıkıyoruz eczaneden…

BARIŞ MANÇO EVİ

Biraz ilerleyip Yusuf Kamil Paşa sokağına varıyoruz. Bu sokak Moda’nın en bilinen sokaklarından biri. Nitekim bu sokakta Barış Manço’nun 2010 yılında ziyarete açılan ve Müze olarak kullanılan evi bulunuyor. Bir icra davası sonucu Halk Bankası’na geçen evi kiralayan Kadıköy Belediyesi, iki yıl süren bir çalışmadan sonra evi müzeye dönüştürdü. Manço’nun bestelerini yaptığı piyanosu, gezilerinden topladığı cam objeleri, aksesuarları, sahne kostümleri ve tabloları yer alıyor. Barış Manço’nun şarkılarının bulunduğu plak şeklinde masalar, “Adam Olacak Çocuk Köşesi ”, koltuğunda oturan “Süper Babaanne”, bahçesinde “Domates-Biber-Patlıcan ” ve “Arkadaşım Eşek ” heykellerinin sergilendiği Barış Manço Müze Evi, Türkiye’nin ilk oyuncak müzesini açan sanatçı Sunay Akın’ın danışmanlığında ve sahne tasarımcısı Ayhan Doğan’ın yaratıcılığıyla müze olarak düzenlenmiş. Kavukçuoğlu müzenin kuruluş hikâyesine ve müzede yer alan objelere kitabında detaylı olarak yer vermiş.
Kavukçuoğlu Barış Manço ile tanışma hikâyesini şöyle anlatıyor: “Cihangir’de oturuyorduk. Büyüdüğüm sokakta Barış Manço ’nun babasının apartmanı vardı. Soyadlarını taşıyan Manço apartmanı. Barış Manço ve abisi Savaş ile mahalle arkadaşıydık. Sokakta oyunlar oynardık. Daha sonra biz Moda’ya taşındık. Onlar da taşınmış”.




KEBABIN ADRESİ

Rotamızı yeniden Moda Caddesi’ne çevirip Deniz Kavukçuoğlu’nun “Düzgün servisi, lezzetli yemekleri ve güler yüzlü çalışanlarıyla sıkça tercih ettiğim, konuklarımı hiç çekinmeden ağırladığım bir mekândır ” dediği kebaplarıyla ünlü Kolombo Lokantası’na gidiyoruz. Deniz Kavukçuoğlu burada da kapıda karşılanıyor. Zira lokantanın kurucusu ve 39 yıldır işletciliğini yapan Cahit Küçüksarıyıldız’la uzun yıllardır süren dostlukları varmış. 1976 yılında kapılarını açan Kolombo’nun müşteri listesi de oldukça kabarık, ilk aklına gelenler Fenerbahçe Kulübü eski başkanlarından Muhittin Bulgurlu ile Faruk Ilgaz, Barış Manço, Ayşegül Sarıca ve daha birçok ünlü.

Kolombo Lokantası’ndan çıkıp Moda İskelesi’ne doğru ilerliyoruz. İlk açıldığında vapur seferleri yapılan Moda İskelesi bir süre kafe olarak işletilmişti. Sonrasında ise tadilata girdi. Tadilat hala devam ediyor. Deniz Kavukçuoğlu bu duruma dair şikayetini şöyle dile getiriyor: “Moda İskelesi, Moda denildiğinde akla gelen ilk yerlerden. Şöyle ki insanlar randevulaşıp buluşurlardı. Şimdi ise güzelim iskele terk edilmiş halde. Bir güzellik yok olmuş durumda” diyor ve Moda’yı Moda yapan değerlerin korunması gerektiğini dile getiriyor.

DENİZ KAVUKÇUOĞLU:

MODA’YI NASIL GEZMELİ?


Moda Caddesi üzerinde bulunan Pasifik Pastanesi’nde buluşsunlar. Bir çay içip birer pasta yesinler. Pastanenin hemen sol çaprazında bulunan Oyun Atölye’sinin oyun programına bakıp kendilerine uygun olan bir gün için bir oyuna bilet alsınlar. Moda Cadde üzerinden sahile doğru yürümeye başlasınlar. Caddenin sol tarafında bulunan 133 numaralı Yeni Moda Eczanesi’ne uğrayıp bir selam versinler. Moda Caddesi üzerinde bulunan ufaklı büyüklü dükkanları izleyerek ilerlediklerinde Türkiye’nin yurtdışında pastacılık eğitimi almış ilk pastacılarından olan Elif Pastanesi’ni görecekler. Eşsiz tatlılarından tatmalarını öneririm. Barış Manço Müzesi, Mahmut Muhtar Paşa Konağı, Arif Paşa Köşkü, Andrea Antipa Köşkü, Aya Ekaterini Ayazması da Moda’da görülmesi gereken yerler arasında. Bir de Moda sahilindeki Moda Deniz Külübü’ne bir uğrayabilir, az ilersinde bulunan Moda Çay Bahçesi’nde birer çay içerbilirler. Akşam içinse dostlarla gidilecek mekan belli. Koço’nun Park Lokantası’nda unutulmayacak anılar yaşayabilirler.



Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163