VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
07 Nisan 2009 Salı | Anasayfa > Haberler > Müziğin peşinde soluksuz bir koşu
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Müziğin peşinde soluksuz bir koşu

Yıllar önce Evin İlyasoğlu ile konser ve resitallerde karşılaşıyor, heyecanla müzik hakkında konuşuyorduk. İkimiz de müzikten zevk alıyorduk. Ama o, zevk almakla kalmıyor, bu zevkten bilgi üretiyordu. “Zaman İçinde Müzik” bu bilginin ürünlerinden.

AYTEKİN HATİPOĞLU




Masamda, gazete destesinin üzerinde büyük bir paket duruyordu. Remzi Kitabevi’nden gönderilmişti: Evin İlyasoğlu’nun “Zaman İçinde Müzik” i. Kalın mukavva ambalajı açtım, 10 CD’nin bulunduğu kutuyu bir yana koydum, kitabı elime aldım. Önsözü okudum, konu dizinini inceledim, kitabın nasıl bir mantık ve yaklaşımla yazıldığına dikkat ettim. Sonra dizinden konu seçerek sayfaları karıştırmaya başladım. Önce sayfa düzenine hızlıca bir göz attım, metnin akışı arasına yerleştirilmiş çerçeve içindeki konuyla ilgili bilgi detaylarına, görsel ögelere, eş zamanlılık tablolarına baktım. Bazı konu başlıklarını hemen oracıkta uzun uzun okudum. Mozart’a kaç sayfa ayrılmış, Beethoven’a kaç sayfa, hemen saydım. Mozart, brüt olarak 9 sayfa, Beethoven yarısı kadar; (hemen sinirlenmedim, meseleyi Mozart’ın müziğinin çeşitliliğine, eserlerinin bolluğuna bağladım. Hem zaten Mozart’ı Beethoven’dan daha az mı seviyordum -buna o anda karar veremedim, zaten böyle soru mu olurdu- ve böylece küsmedim).

BACH’A ÖZEL BİR ZAMAN
J. S. Bach’ı okumayı sadece ikimize ait olacak bir zamana bıraktım. Kitabın sonundaki 10 sayfalık “Müzik Terimleri Sözlüğü” bölümüne geçtim. Hemen hafızamı terimler için zorladım. Ortalama okur için gerekmez denip ihmal edilebilecek birkaç terim aklıma geldi, var mı diye baktım ve sözlükte buldum. Tanımlarda sözcüklerin nasıl titizlikle seçildiği ve tanımların hem ne kadar sağlıklı olduğu hem de pek bir müzik bilgisi olmayanların bile anlayabileceği şekilde açık yazıldığı, başka dillerdeki karşılıklarının da verildiği dikkatimi çekti. Adeta başlı başına bir çalışmaydı.
Tamamı kuşe kâğıda basılmış 344 sayfalık bu ciltli kitabı kapattım, CD kutusunu elime aldım, açtım. CD kitapçığına baktım: Antik çağdan (İ. Ö. 700 civarı) 1977 doğumlu bestecilere yani günümüze kadar gelen, seçmelerden oluşmuş bir rehber arşiv. Furtwangler, Serafin, Karajan, Griffiths, Maria Callas, Giuseppe di Stefano gibi isimleri ve daha nicelerini görünce de dedim ki evet, bu sayı için sırada ne kitaplar varken bu kitap; önceki 7 baskısında 40 bin civarında satmış bu kitabın yenilenmiş 8’inci baskısı...
HHH
“Zaman İçinde Müzik” te geleneksel halk müzikleri, makam müziği ve doğu müzikleri dışında klasik müzik, klasik batı müziği ya da çok sesli müzik diye adlandırılan müziği (enstrümantal müzik, opera ve lirik müzik dahil), bu müziğin yaratıcılarını, sanatçılarını, koruyucularını; çalgılarını, formlarını, tekniklerini; içinde doğduğu ve var olduğu yaşam ve uygarlıkları, zaman içerisindeki (günümüze kadar) gelişimini bulacaksınız. Adeta bir rehber ansiklopedi. Yol gösterici (sadece satırlarıyla değil CD’lerdeki müzikle de) bir işlevi var; belli bir sistematikle ve öznel değil nesnel bilgilerle yazılmış.
Sistematik bakış, Mısır, Mezopotamya, İlk Çağ Uygarlıkları, Orta Çağ, Gotik Çağ, Rönesans, Barok Dönem, Klasik Dönem, Romantik Dönem, Romantizmden 20. Yüzyıla Doğru, 20. Yüzyıla Giriş, 20. Yüzyıldan 21. Yüzyıla Doğru başlıkları altında kurulmuş.
Kitaptaki son bölümün başlığı ise Türkiye’de Müzik. 8’inci baskı için yeniden yazılan bu bölüm bence kitabı benzersiz kılıyor çünkü bildiğim kadarıyla bu bölümdeki bilgileri toplu halde bulabileceğimiz bir başka kaynak yok. Ve tabii, CD’lerdeki bu bölüme ait örnek kayıtların özellikle yakın döneme ait olanların birçoğunu da.
Yıllar önce Evin Hanım’la konser ve resitallerde karşılaşıyor, heyecanla müzik hakkında konuşuyorduk. İkimiz de müzikten zevk alıyorduk. Ama o, zevk almakla kalmıyor, bu zevkten bilgi üretiyordu. Durmaksızın da çalışıyordu. Gazete yazıları, eleştiriler, makaleler, 12 kitap ve nihayet “Zaman İçinde Müzik”...
Evin İlyasoğlu’nun müzikle birlikteliğine bakıp da imrenmemek elde mi.

Paylaş