VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
13 Mart 2014 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Nietzsche’nin 160 sayfalık yıkım ekibi
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Nietzsche’nin 160 sayfalık yıkım ekibi

Nietzsche’nin “Gezgin ve Gölgesi”si ihtişamlı bir gökdelen dikmek yerine geniş bir araziye içlerini döşemeyi bizlere bıraktığı kulübe kümeleri kurma derdinde. Bu haliyle, cevapları hap hap boğazımızdan atmaktan ziyade bir soru işareti üretme kitabı.

MURAT CAN AŞLAK

Balıkların sahibi olduğu kadar sahiptir görüşlerine kişi, -elbette bir balık gölüne sahip olduğu sürece. Balığa çıkmalı ve şansı yaver gitmelidir, - sonra elindedir balıkları, görüşleri. Burada canlı görüşlerden, canlı balıklardan söz ediyorum. Diğerleri ise yetinirler sahip oldukları fosil koleksiyonuyla ve kafalarındaki ‘kanılarla’.”
Nietzsche’nin birkaç kelimeden birkaç sayfaya kadar uzayabilen aforizmalarla meramını anlattığı “İnsanca, Pek İnsanca” serisinin ikinci kitabı “Gezgin ve Gölgesi” kendisine temel amaç olarak sistematik bir felsefe oluşturmak yerine balık fosili koleksiyonlarımıza balyozla girişmeyi ele almış. Boşluk kabul etmez insan zihninin, molozlar kalkınca ardında bırakacağı delikleri doldurmak için soru işaretleri türeteceğinin ayırdında bir zihinsel kentsel dönüşüm kitabı elimizdeki. Dayanağını hiç düşünmediğimiz, olduğu gibi kabul ettiğimiz kalıpları, varsayımları ve gelenekten gelen kabullenmeleri çöpe dönüştürmek için Nietzsche kitap boyunca zihnimize zihnimize sürüyor şahane buldozerini ve inanın bu dehaya karşı durmak pek mümkün değil.
HAP CEVAPLAR YOK
Yazarın en ünlü kitabı “İşte Böyle Buyurdu Zerdüşt”, dağlara karşı bağırırken ve yukarıdan parmakla gösterirken kompleks ama tek parça şaheserini, “Gezgin ve Gölge”si daha çok beyin kıvrımlarına yapıştırılan post-itler serisi ya da 19’uncu yüzyıldan zamanın tümüne gönderilmiş genişletilmiş tweetler gibi. “Gezgin ve Gölgesi” ihtişamlı bir gökdelen dikmek yerine daha geniş bir araziye içlerini döşemeyi bizlere bıraktığı kulübe kümeleri kurma derdinde. Bu haliyle, cevapları hap hap boğazımızdan atmaktan ziyade bir soru işareti üretme kitabı.
Bu 160 sayfalık yıkım ekibi, okuyucu katılımını zorlayan haliyle en az bir fantastik roman üçlemesi kadar zaman talep ediyor ancak daha fazlasını vaat ediyor. Gezgin ve Gölgesi elbette ki sadece yıkıcı bir enerjiyle yazılmamış, Nietzsche yeni yapı için malzemeleri de koyuyor okuyucunun kucağına. Soruları ve ipuçlarını Nietzsche’nin elinden alıp, cevapları herkesin kendisinin arayacağı birer yalnız serüvenle her okuyucu kendi dolduracak boşlukları. Nietzsche’nin boşalttığı arazileri kendi tohumlayacak ve sonunda her okurun kitabı başka olacak diğerinden.
“Yeminle. Artık bir kitap yapmak istediği söylenen yazarları değil, yalnızca düşünceleri yanlışlıkla bir kitap olanları okumak istiyorum.”
Kendi okumak istediği kitabı yazmış Nietzsche. Beyninin kıvrımlarından fışkırıp kağıda dökülenler zihin gıdası. Bu gıdayı sindirmek, çeviri felsefe okumaya çok da alışık olmayanlar için başlangıçta ufak bir yatırım talep ediyor: Her dilin kendi felsefesi ve kavramları tanımlarken farklı netlik derecesi var. Almanca, Arapça gibi -çok net bir dil- kavramların sınırları belirli. Tek kelimenin, anlamı ciddi uzaklara savurduğu felsefi aforizmalar evreninde, çeviri kolay değil. Bu haliyle Almanca felsefe çevirileri de aşina olmadığımız cümle kalıpları ve kelimeler içermek durumunda: Mesela izlerçevre, istenç, bengi, töz gibi. Türkçeye çevrilmiş felsefe başta biraz Ayvalık’ta denize girmek gibi; ilk anda biraz üşütüyor ama alışınca çok güzel. Bazen aforizmaları tekrar tekrar okuyabiliyorsunuz ancak bu anlaşılmazlıktan ziyade beğendiğiniz bir film sahnesini tekrar izletenle karşılaştırabilecek bir dürtünün eseri.
WAGNER ETKİSİ
Nietzsche’nin, Wagner’in üzerindeki etkisinden ve baba figürü şemsiyesinden kurtulduğu ve hayatının sonuna kadar boğuşacağı, hatta onu sonunda delirtecek, Frengi yüzünden sağlığının bozulmaya başladığı dönemde yazdığı “İnsanca Pek İnsanca” serisi ileride Nietzsche’nin adıyla anılmaya başlayacak perspektivizm, güç istenci ve üstün-insan akım ve kavramlarının tohumlarının birer araç olarak kullanılmasıyla ayrıca dikkat çekici. Mesela Nietzsche, kitabın özgür ruhlara yazıldığı iddiasında, bir adım sonra üstün-insan gelecek: İnsanla farkını, hayvanla insan arasındaki fark kadar büyük gördüğü, bizim Sufilerin İnsan-ı Kamil’ine benzeyen, yeryüzünün anlamı olacak üstün-insan. “Açılış: Baktım ki senden uzun süredir ses çıkmıyor, sana bir konuşma fırsatı yaratayım dedim.”
Kendi kendine yarattığı konuşma fırsatında acımasızca saldırdığı varsayımları içeren ana başlıkların yelpazesi çok geniş: İnsan doğası, ahlak ve yaşamdan edebiyata; adalet, ceza ve öçten bilgelik ve kibre kadar çok sayıda konun üzerinde uçup gerektiğinde üzerlerine merhametsiz pikeler yapmış. İnsani olanın, insan lehine dışlanmasına olan karşıtlığı ve üzerinde düşünülmeden, kültürün getirdiği geleneksel kabullere olan nefreti kitap boyunca hissediliyor. Sadece yaşadığı dönemde de kalmamış, geçmişe kısa yolculuklar vaka-i adiyeden, özellikle hayranlık duyduğu Antik Yunan kültürünün zirve yaptığı dönemleri sıklıkla ziyaret ediyor.
Uğradığı coğrafyalar da çeşitli, hatta bir ara Türk Kaderciliğini de kalaylıyor. Pek çok düşünürü de konuk etmiş aforizmalarına; kimini övmüş, kimini her zamanki siyaseten doğruculuğu aşmış üslubuyla yerin dibine geçirmiş. Yolculuk boyunca karşılaşacağımız düşünürlerden en öne çıkanları şunlar: Platon, Sokrates, Schopenhauer, Luther, Homeros, Goethe, Faust, Epiküros ve Moliere.
Nietzsche’yi daldan dala atlarken izlemek ve bu kadar az kelimeyle bu kadar çok söyleyebilmesine hayranlık duymak ikincil faydalar kitapla beraber gelen. Kitabın ruhunu yakalayabilmeniz adına benden de bir son retweet:
“Gelişkin insanlığın ilk çağında cesaret erdemlerin en seçkini olarak kabul ediliyordu, ikinci çağda adalet, üçüncüsünde ılımlılık, dördüncüsünde de bilgelik. Biz hangi çağda yaşıyoruz? Sen hangi çağda yaşıyorsun?”

Gezgin ve GölgesiGezgin ve Gölgesi

Friedrich Nietzsche

Detay için tıklayın

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163