VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Ekim 2014 Salı | Anasayfa > Haberler > Nobel “Paris’in yazar”ının oldu
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Nobel “Paris’in yazar”ının oldu

Nobel Edebiyat Ödülü, romanlarında Paris’in başlı başına kahraman olarak yükseldiği Goncourt Ödülü dahil birçok edebiyat ödülü sahibi olan Patrick Modiano’nun oldu. Yazarın “Kötü Bir İlkbahar”, “Yıkıntı Çiçekleri”, “Bir Gençlik”, “En Uzağından Unutuşun” ve ”Bir Sirk Geçiyor” isimli romanlarının yanı sıra “Babam ve Ben” isimli çocuk kitabı da Türkçeye çevrilmişti.


Akademi’nin bilim, ekonomi ya da barış ödüllerini önceden tahmin etmek çok güç değil. En azından sonuç sürpriz olmuşsa bile mantığını çözebiliyoruz. Ancak söz konusu edebiyat ödülleri olunca tahmin yürütmek anlamsızlaşıyor. Bakmayın siz bahis sitelerinin ya da edebiyat otoritelerinin ve piyasaların power-broker’larının “Murakami” dediklerine... Eminim, onlar da tahminlerini en nesnel argümanlarla destekleseler bile aslında bir tespitten çok temenni de bulunduklarının içten içe farkındalardır.

Tıpkı Suriye’deki iç savaşın ve Ortadoğu sınırlarının yeniden dizaynının gündemde olduğu şu günlerde Suriyeli şair Adonis’in adını ananlar gibi... Çünkü hepimiz biliyoruz ki, Nobel Akademisi’nin edebiyat ödülünü verirken kriterleri çok farklı ve Orhan Pamuk’un ödülünden bu yana bu kriterler git gide tahmin edilemez ve tanımlanamaz oldu. Tıpkı civa gibi. Yani ham katı, ham akışkan hem de ağır. Ama ne bildiğimiz anlamda katı-ne de sıvı! Mo Yan sürprizini hatırlayalım.

Bu nedenle bu yıl, Peter Handke, Murakamili ya da Adonis isimlerinin sık sık dile getirilmesine rağmen Fransız yazar Patrick Modiano’nun ödülü almasına hiç şaşırmadık. Şaşırmadık çünkü Nobel her zamanki gibi tahmin edilmeyen bir yazarı seçmişti ayrıca iyi bir yazardı.
Gerçi, edebiyat çevrelerine ve kitapların dünyasına ara sıra uğrayan ya da olup bitene sadece magazin penceresinden bakan bazı kişiler “Akademi yine tanınmamış bir yazara ödül verdi” gibi haddini aşan cümleler kurmadı değil.
Olsun biz buna alışığız çünkü burası “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların ülkesi” Türkiye! Çünkü eserleri 24 dile çevrilen Patrick Modiano Türkçe okur-yazarların da tanıma fırsatı bulduğu bir yazardı. “Kötü Bir İlkbahar”, “Yıkıntı Çiçekleri”, “Bir Gençlik” ve “En Uzağından Unutuşun” isimli kitapları Can Yayınları tarafından yayımlanmıştı.

Eserlerinde sık sık Paris şehrine, ona duyduğu sevgiye ve şehrin değişimi karşısında duyduğu kaygılara ve hüzünlere yer veren yazar birçok ödülün de sahibi.



1972 yılında Fransız Akademisi’nin “Les Boulevards de Ceinture” (Kemer Bulvarları) adlı kitabına Büyük Roman Ödülü’nü, 1978’te “Rue des boutques obscures” (Karanlık Mağazalar Caddesi) ile Goncourt Ödülü’nu kazanan Modiano’nun son kitabı ise bir çocuk kitabı “Babam ve Ben.” Tudem Yayınları’nca yayımlanan kitap, 1960’lardaki bir çocuğun dünyasına götürüyor.
Bu arada, hemen hatırlatalım, Modiano’nun 1968’de yayımlanan ilk kitabı “Yıldız Meydanı”nda işgal altındaki Paris’i anlatıyordu. “Babam ve Ben”de ise yazar, okuru 1960’lı yıllara, çocukluğunu Paris’teki Kuzey Garı semtinde geçiren tuhaf soyadlı küçük bir kızla tanıştırıyor.
Amerika’da yaşayan annesinden uzaktaki bu küçük kız çocuğunun “kahraman” babasıyla Paris’te geçirdiği çocukluk günleri aynı zamanda ünlü “Pıtırcık” serisinin dünyaca ünlü çizeri Jean-Jacques SempÈ’nin tarafından büyüleyici ve sinematografik çizimleriyle renkleniyor.
Yazarın Türkçede yayımlanan diğer kitaplarının konularını ise şöyle özetleyebiliriz.
Fransızca aslında İnci Gül’ün çevirdiği “Kötü Bir İlkbahar” sanat, yaratıcılık, şöhret kavramları üzerinde duran bir kitap. Roman, ama ününü bir kenarda kalarak gölgede durmayı seçen bir fotoğrafçının evinde, onun valizlerde unuttuğu fotoğrafları bir araya getirerek katalog ve fihristler üzerinde çalışan genç bir adamın zihninde akıyor. Bir fotoğrafçının hiçbir şey olmadığını, doğal ışığı daha iyi yakalayabilmesi için ve onun daha iyi çalışabilmesi için dekorla kaynaşması ve görünmez olması gerektiğini düşünen bir fotoğrafçı Jansen’in dünyasını lirik bir dille anlatıyor.

ESRARENGİZ BİR İNTİHAR

Patrick Modiano’nun Türkçeye Hülya Tufan tarafından çevrilen diğer kitabı ise “Yıkıntı Çiçekleri”. Aslında bu roman Modiano’nun Türkçeye ilk çevrilen romanı. Modiano’nun kendi doğumundan on iki yıl öncesindeki gizemli bir olayı ele aldığı ve izini sürdüğü “Yıkıntı Çiçekleri” çok düzenli, çok sakin, “mazbut” yaşamları olan bir genç çiftin, bir gece rastlantı sonucu tanıdıkları iki çiftle, komşularını şaşırtacak ölçüde şamata yaparak eğlendikten sonra, sabaha karşı intihar edişlerini anlamaya çalışıyor. Modiano, bu çiftin son gecesini yeniden kurmaya çalışırken artık eskisi gibi olmayan, taparcasına sevdiği Paris’te dolaşarak genç çiftin intihar nedenini sanki kendi geçmişini, kendi kimliğini araştırır gibi araştırmaya başlıyor ve bir süre sonra da doğal olarak, anılarında gerçekler ve imgeler karışmaya başlıyor.

Aslında bir kimlik araştırması olan roman, elbette, insanın kendi geçmişiyle de hesaplaşması ve hiçbir hesaplaşma gibi önceden kestirilmesi mümkün olmuyor. Bu yüzden “Yıkıntı Çiçekleri” için sersemletici bir roman diyebiliriz.
Patrick Modiano’nun, Türk edebiyatının büyük yazar ve çevirmenlerinden Tahsin Yücel tarafından çevrilen ve adıyla adeta bir şiir dizesini andıran “En Uzağından Unutuşun” isimli romanı ise bir ustalık dönemi yapıtı olarak tanımlanıyor. Günübirliğine yaşayan, yoksul, sevecen bir genç adam... Yavaş yavaş, neredeyse kendiliğinden kurulan, ama hiçbir zaman sonu belli olmayan dostluk ve aşk ilişkileri ve kısa süreli sevinçler üzerine kurulu.

Yazarın “Bir Gençlik” romanı ise, iki gencin öyküsünü sunuyor: Farklı yerlerden Paris’e gelen Odile ve Louis, bir rastlantı sonucu bir kahvede tanışmalarını. İki genç, bir yandan birlikteliklerini sürdürürken, öte yandan bu büyük kenti tanımaya, rastlantılarla, geçici çözümlerle ve serüvenlerle dolu bir yaşam sürmeye başlarlar. Sahip oldukları tek zenginlik ise masumlukları. Louis, hangi taraklarda bezi olduğunu bir türlü anlayamadığı bir eski soylunun yanında, onun sağ kolu gibi çalışırken Odile de kendisine yardımcı olmayı vaat eden biri için doldurduğu deneme kaydının bir müzik evi tarafından beğenilmesini beklemekte hatta ünlü bir şarkıcı olmayı düşlemektedir. Ne yazık ki, ne tanıştıkları insanlar ne de var olan durum bu kadar masum değildir.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163