VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
04 Kasım 2017 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > O Haydar Ergülen ama biz ona “şiir” diyoruz
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

O Haydar Ergülen ama biz ona “şiir” diyoruz

Türk şiirinin önde gelen ismi Haydar Ergülen yeni şiir kitabı “Sen Güneş Kokuyorsun Daha!”da okuru hüzün, özlem, aşk, ayrılık ve gerçeklerle bezeli şiirlerle baş başa bırakıyor.

İPEK CEYLAN ÜNALAN



Haydar Ergülen geçenlerde okuduğum bir yazısında “Sait Faik deyince şiir demeye gerek var mı ayrıca? Bana kalırsa yok, aslında bunun pek önemi de yok. Sonunda onu hep şiirle düşünüyor, anıyor, seviyor, ilişkilendiriyor ve yazıyoruz” demişti. Şimdi ben de Haydar Ergülen hakkında yazmaya başladığımda bu sözler geldi aklıma; Haydar Ergülen deyince şiir demeye gerek var mı? Zannımca gerek yok. Çünkü adını duyar duymaz onu şiirleriyle ilişkilendiriyor, ona “şiir” diyoruz.

Çağdaş Türk şiirinin önde gelen şairlerinden Haydar Ergülen kalemini hangi isme çevirse elinden birbirinden kıymetli yazılar çıkıyor. Nitekim durum bununla da sınırlı değil çoğunuzun bildiği üzere Ergülen’i, edebiyata kattıkları kadar katkılarıyla da tanıyoruz. Bahçeşehir ve Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültelerinde Yaratıcı Yazarlık, Türk Şiiri ve Türk Şairler dersleri, Anadolu Üniversitesi’nde Yayımcılık, Reklamcılık ve Türk Şiiri dersleri vermiş. Birçok gazetede köşe yazarlığı yaptı, yazılar yazmaya ise devam ediyor.

Bir sitem bir yakarış
Yeni şiir kitabı “Sen Güneş Kokuyorsun Daha!”da, okuru yine saran, sarmalayan şiirlere yer vermiş. “Keder Odası” adlı şiirinde bir sitem, bir yakarış görüyorsunuz: “Olmayan bahçesini korumak için kelimeleri kovuyor/ o adamı seviyorum, başka şiirleri de vardır mutlaka,/ ceviz ağacının bahçeyi yorduğunu o bilir, bir ağacın/ başka ağaçları yorması ne demek, yaprağı dalını yorar,/ bazen bir kelimenin gölgesi şiiri nasıl yoruyorsa/ henüz söylenmemiş şeylerin de ansızın sonu gelir”

O genelde izah etmez, sezdirir. Okursunuz, sonra tekrar okuma ihtiyacı hissedersiniz. Onun şiirleri okuru içine öyle bir çeker ki, hele de bir aşksa o şiire mevzu bahis olan anlatılan o aşkı, iliklerinize kadar hissedersiniz “Eski Yazlar Gibi Yeni...” şiirinde olduğu gibi: “Seni sevmek niye eski yazlar gibi hep yeni bende/ gittikçe daha çok hatırlanan bir şey olduğundan/ belki sevmek de hatırlamak gibi öyle/ sevindirici, iyileştirici ve gerekli, yan yana dizmek/ küçük küçük taşları, üst üste koymak mı demeli/ peki, bu tören de burçlarımızın birer jesti/ olsun bize, ama taşlarımız da renkli olsun ki/ hem atalım hem kıyamayalım atmaya içimize/ Beni şiirden yalnız sen kurtarabilir ve yalnız/ sen atabilirsin şiirin içine yine, peki yaz...”

Bu arada söylemeden geçmeleyelim; İçindekiler bölümü alıştığımız üzere başta değil, sonda yer alıyor. Şayet, bu sayfayı başta görmeye alışıksanız Haydar Ergülen okuduğunuzu bir düşünün, sonra da İçindekiler’in neden sonda yer aldığını... Keyifli dizeler!

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163