VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Nisan 2015 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Okuyarak zayıflayın!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Okuyarak zayıflayın!

Yazın yaklaşmasıyla peş peşe diyet kitapları da yayımlanmaya başladı. Her diyetisyen ve kitap iddialı… Üstelik her biri farklı bir yöntem öneriyor. Peki hangi kitap ne öneriyor?

İPEK CEYLAN ÜNALAN


Lezzetsiz yemek şişmanlatır/ Selahattin Dönmez

* Selahattin Dönmez diyetinin temelini, vücutta sarkma ve yüzde kırışıklıklar artmadan, kas kaybına bağlı yorgunluklar oluşmadan, geri gelmeyen kiloların 4 hafta gibi kısa bir sürede verilebileceği oluşturuyor. Ayrıca önerdiği beslenme sisteminin kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, hipertansiyon, bazı kanser çeşitlerinden korunma ve yaşlanma karşıtı mekanizmaları canlandığı da diğer iddiası.

* Dönmez diyeti, “Besin seçimlerinde yağ yakıcı ana ve ara öğün önerileri (fiziksel aktivitelerin sıklığına göre) ayda 5-6 kg verebirlirsiniz” diyor ve ekliyor: “Zayıflamanın uzun sürede olması kilo korumayı kolaylaştıran bir etken değildir. Tabii bunun tam tersi olan, günde 500-600 kalorilik dengesiz diyetler çok hızlı zayıflatsa da bu diyetlerde kaybedilen vücut ağırlığının büyük kısmı kas, su ve az miktarı yağ dokusundan olduğu için kilo alımı da hızlı olur.

* Her hafta 1 kg’a kadar yağ yakıp zayıflamak için haftada 7000 kalorilik enerji yakılmalı. Genel olarak erkekler günde 2400, kadınların ise 1800 kalori alır. Bu durumda da 800-900 kalori kadar bir azaltma zayıflamayı sağlar. Yani erkeklerin 1400, kadınların ise 1000 kalori alıp düzenli fiziksel aktivite yapması gerek.

* Dönmez diyetine göre, zinde ve fit bir yaşam için “doyana kadar taze sebze yemekten geçiyor”: “Pişmiş sebze, taze meyve, rafine edilmemiş tahıllar, çiğ yani kavrulmamış kuru yemişler ve kuru baklagillerin daha yoğun olduğu; derisiz balık, tavuk, hindi eti, yumurta, süt, yoğurt, peynir, ayran ve kefiri yeterli miktarda, kırmızı eti ise çok az tüketmek gerek. Bunların nasıl yeneceğini kitabımda formüle ettim.

* Zayıflama diyeti yapmak isteyenlerin öncelikle vücutlarına uygun sağlıklı kilonun ne olduğunu öğrenmeleri gerektiğini vurgulayan Dönmez, kitabında bunu “Doğru kiloyu hedefleyin” bölümünde detaylandırmış: “Bu da göre yaşa ve vücut yapısına uyan, uzun süre korunabilecek bir kilo olmalı. Ama bu kilo aynı zamanda vücudu dinç de tutmalı. Lezzetsiz yiyecekler veya açlık sınırındaki diyetlerle sürekli zayıflama mümkün değildir. Bu yüzden kitabımda ‘İştah ve yağ yakımında görevli hormonları düzenlemek elinizde’ diye bir bölüm var. Burada doğru miktarda yiyecek azaltımının nasıl yapılması gerektiğini ve lezzetli yiyecek seçiminin önemini anlattım. Akşamları depsesyon ve atıştırma eğilimi olan birinin kortizolün seviyesi yükseltilmeli, bunun için de fiziksel aktivite yapılmalı.

* Dönmez kitabında kilo verilmesine yardımcı olan bazı püf noktalarına da değiniyor: “Öğünlerden önce 2 küçük su bardağı su içmek/ Yiyecekleri lokmalar halinde tüketip en az 20 kere çiğnemek/ Kahvaltı, öğle, ikindi ve akşam öğünü olacak şekilde öğün planı yapmak/ Her gün düzenli olarak günde 5 fincan açık siyah, yeşil ya da bitkisel çay içmeye özen göstermek/ Ana öğünler arasında en az 4 saat bırakmak/ Öğün aralarında en az 4 saat kuralını bozulmadığı sürece akşam yemeğinin saat kaçta yendiğinin bir öneminin olmadığını bilmek/ Restoranda loş ışıkların olduğu değil aydınlık yerlerdeki masaları tercih etmek/ Restoranda yemek siparişini herkesten önce vermek.”


İdeal kilo yoktur, ideal beden vardır/ Fevzi Özgönül

* Fevzi Özgönül, “Beden Aklıyla Zayıfla” isimli kitabında “Doymak için değil, bedeni güçlendirmek ye” diyor. Kitabın iddaası ise az kalorili ve besleyici yemekler ile ideal bedene ve ideal kiloya sahip olunabileceği.

* Bu amaçla “Basit ve sürdürülebilir” bir diyet programını önerdiğini söyleyen Özgönül bunu şöyle ifade ediyor: “Sabah ve öğlen yemeklerinin geneldeki gibi yapılmasını öğütlüyorum. İnsanların çoğu kahvaltısını 07.00-08.00 arası yapar ve öğlen yemeğini de 12.00- 14.00 arası yer. Bunu en kolay, otellerdeki kahvaltı servislerinde ya da lokantaların öğle yemeklerindeki doluluk oranlarından anlarız.” Özgönül diyet programının basit ve sürdürülebilir olmasının bir diğer noktasının ise, “yemeklerden korkmamayı öğretmesi” olduğunu da ekliyor: “Şöyle ki, açık büfenin önünde ne yapacağını bilmeden durmak yerine aklımızı kullanarak doyana kadar yiyebiliriz. Mesela tatlı ağız tadı olarak yendiğinde zarar vermez, fakat tatlı isteği sonucunda yenirse sindirimde sorun yaratır.

Kısaca sıkıcı bir hayat yerine her şeyi kafanızı karışmadan yiyerek, ideal bedeninizi bozmadan yiyebileciğiniz bir sistem öneriyorum kitabımda.”


* “İdeal kilo yoktur, ideal beden vardır” diyen Özgönül; her bedenin kendine ait bir ideal kilosu olduğunu vurguluyor: “Bu nedenle aynı bedende fakat çok değişik kilolarda tanıdığınız var. Bu nedenle kitabımda kilo verdirmeyi değil ideal bedene doğru küçültmeyi hedefliyorum.”


Hayvansal gıdalardan uzak durun/ Dr. Murat Kınıkoğlu

* Murat Kınıkoğlu “Kınıkoğlu Diyeti” kitabında az yağlı vegan diyeti ile tüm hayvansal gıdaların kesilmesini öneriyor. Buna ek olarak ilave yağ kullanılmamayı, şeker tüketiminin de minimumda tutulması gerektiğini vurguluyor: “Az yağlı vegan beslendiğiniz takdirde zayıflamanın dışında başka artılarınız da olur: Öncelikle kesinlikle kalp krizi ve felç geçirmezsiniz. Kanser riskiniz % 35 azalır. Şeker hastasıysanız daha az ilaç kullanırsınız ve tansiyon hastasıysanız tansiyonunuz en geç 6 ay içinde ilaçlarınızı yarı yarıya azaltacak veya tamamen bırakmanızı sağlayacak kadar düşer. Az yağlı vegan beslenme prensiplerine uymaya devam edildiği sürece kilo alma sorununuz da olmaz.”

* Vegan diyetine göre kilo vermek, tekrar kilo almamak ve sağlıklı olmak istiyorsanız taviz vermeden az yağlı beslenme prensiplerine uymanız gerek. Vegan beslenme etik bir duruş gerektirdiği için ara sıra “et yerim, kahveme biraz süt koyarım” gibi kaçamaklar da mümkün değil!

* Kişiye özel diyet uygulamalarının olmadığını savunan Kınıkoğlu’na göre diyette zayıflama dışında sağlıklı olmak da amaçlanıyorsa özel beslenmeye zaten gerek yok. Çünkü: “Doğru beslenmenin kişiye özeli olmaz. Kişiye özel tanımı diyetisyenlerin bir pazarlama takdiğidir. Az yağlı beslendiğiniz takdirde istediğiniz kiloya inerken aynı zamanda sağlıklı olursunuz. Kitabın içinde ayrıntılarıyla verilen yeşiller ve beyazların oranını ayarlayarak istediğiniz oranda kilo verebilir, kilonuzu sabitleyebilirsiniz.”

Diyete karşı bir diyetisyenim/ Simge Çıtak

* Simge Çıtak’ın “Dönüşüm Diyeti” isimli kitabı dört farklı basamaktan oluşuyor. Birinci basamak kendinle yüzleşmek. Bu bölümde amaç, kişinin yediklerini yazmasını sağlayarak nasıl beslendiğininin farkına varılmasını sağlamak. İkinci basamak ise, beslenmeyi öğrenmek. Yani sağlıklı bir yaşam için gerekli olan yeterlilikte ve dengede beslenmek. Böylece üçüncü basamağa gelindiğinde kişi kendi beslenme programını oluşturabiliyor. Çünkü Çıtak’a göre önemli olan hazır listelere bağlı yaşamak değil, kişinin kendine uygun bir programın olasılıklarını hesaplayabilir hale gelmesi. Böylece son basamak bilinçli yemek,oluyor.

* Simge Çıtak kişinin kendisini tanıyıp sevdiği yiyecekleri nasıl yiyeceğini öğrenmesi gerektiğini savunuyor. Zira ona göre hiçbir besinin kilo aldırıcı ya da verdirici bir özelliği yok. “Ben diyete karşı bir diyetisyenim” diyor: “İnsanlara yasak koymayı sevmem. Hayat ne kadar sınırlandırılırsa yapılmaması gereken şeyler o kadar cezbedici olur. Önemli olan neyi, ne miktarda yediğinizdir.” Bu yüzden de “diyet programları kişiye özel olmalı“ diyor: “Klasik diyetler gerçekçi olmuyor. Bu bana başkalarının hayatlarını yaşamak gibi geliyor. Herkes tek ve eşsizdir. Beslenme programları buna göre hazırlanmalı.”

* Peki ne yemeli? Simge Çıtak, “Doğanın nasıl bir yasam döngüsü varsa, insan metabolizmasının da dengesi var. Bu dengelerle ne kadar oynarsanız o kadar olumsuz geri dönüş alırsınız” diyor ve ekliyor “Sadece protein veya sadece çikolata ile beslenmek gibi. Tek tip beslenmek insanın doğasına aykırıdır. Bu yüzden sağlıklı kilo verebilmek için besin çeşitliliği şart. Önemli olan beslenme programınızda yer alan besin haklarınızı nasıl yediğiniz. Günün ortasına geldiğinizde o günkü beslenme haklarınızı zihninizden geçirip ona göre yeme planınızı yapın.”


Lezzet değil sağlık odaklı doyulmalı/ Cenk Kıral

* Cenk Kıral ise Juice kürleri ile kilo vermeyi savunuyor. “Jucing Diyeti” kitabında doğal ve bitkisel beslenmeye dayalı bir beslenme ile basit yoldan önemli gelişmeler kaydedeceğini iddia eden Kıral, lezzet odaklı doyma hissinden sağlıklı beslenmeye yönelik kademeli bir dönüşüm ile kilo vermeyi savunuyor ve şöyle diyor: “Bu bir diyet programı değil, sağlıklı yaşama yönelik bir dönüşüm yaklaşımı. Hayatında gerçekten farklı bir sayfa açmak isteyenler için bir fırsat. Çünkü önerdiğim sistemde, basit bir dokunuşla birçok arazı vücudun kendi kendine iyileştirmesine yarayan süreçler tetiklenmekte.”

* Kıral’a göre herkese uyan bir beslenme olamaz. Çünkü: “Herkesin bir geçmişi, geleneklerine dayalı bir bio-kimliği var. Bu anlamda birkaç temel unsur var ki, bunların kişiden kişiye toleransı farklı olsa da temelde yarattığı hasar bir şekilde gerçekleşiyor. Mesela, şekeri bir şekilde, doğal sebze ve meyvelerle aldıklarımız hariç, hayatımızdan çıkarmalı, işlenmiş gıdaları mümkün olan en az seviyeye indirmeli ve hayvansal protein alımını abartmamalıyız . Çünkü bugün bildiğimiz tüm beslenme modellerinin keşisim kümesinde yer alan tek şey “bitkisel beslenme.” Bunu derken hayvansal beslenme olmasın demiyorum, her daim belli oranda bitkisel beslenme olmalı.”


Ayda 4 kilo verebilirsiniz/ Dilara Koçak

* Dilara Koçak’ın beslenme programı tek bir besinden mucize beklemenin mümkün olmadığını, denge ve çeşitliliğe önem verilmesi gerektiğini savunuyor.

* Diyetin kişiye özel olduğunu savunan Koçak “Diyet yapma fikri arttıkça bu konuda insanlar üzerinde baskı oluştukça obezite çığ gibi büyüyor.” diyor: “Çünkü asıl yapılması gereken doğru diyeti aramak değil, yapılması gereken ömür boyu uygulayabileceğiniz hem sağlıklı hem de sizi mutlu edecek çözümü bulmak. En doğru diyeti bulmak ve herkese ilan etmek gibi bir durum malesef doğru değil.

Yeryüzündeki tüm insanların parmak izi gibi metabolizmaları da farklıdır. Bu yüzden herkesin en doğru diyeti farklıdır. Her bireyin sevdiği ve sevmediği yiyecekler, sağlık yapısı, ailesel özellikleri, egzersiz durumu, metabolik hızı farklıdır. En doğru diyet, kişinin kendisi için hazırlanmış diyettir. Diyeti uygulamadan önce aşağıdakiler sorgulanmalıdır.”

* Kitap, sağlıklı bir kilo verme programı ile ayda 4 kg verdirtmeyi amaçlıyor. Ancak bireysel özelliklere göre bu rakam 3 kg veya 6 kg da olabiliyor ve verilecek kiloda menopoz, egzersiz sıklığı veya sağlık tablosunun etkisi olduğunu hatırlatıyor.

* Kadınların erkeklere göre daha çabuk kilo aldığını işaret eden Koçak, “Kadınlık hormonu olan östrojen kadını daha yağlı yapıyor” diyor. Bu da daha yavaş metabolizma demek: “Erkekteki testesteron ise güçlü kas yapısı ile metabolik hızı yüksekseltiyor. Bir de kadınların mensturasyon dengesi, gebelik emzirme, menopoz dönemlerini dikkate aldığmızda yapısı erkeklere göre daha da farklılaşıyor. Kadında 35 yaş sonrası metabolizma yavaşlarken 40 sonrası bu, iyice hissetdilir oluyor. Erkekte ise metabolizma 40-45 sonrası yavaşlar.”

* “Ancak çoğu erkek bu şansın hayat boyu süreceğini sanarak kilo artışını önemsemiyor. Erkeklerin elma tipi olan bel bölgesi yağlanması ve bel çevresindeki şişmanlık diyabet, gut, karaciğer yağlanması ve kalp hastalıklarına davetiye çıkarıyor.”


DOĞRU BESLENMEYE ÇOCUKLUKTAN BAŞLANMALI/ Ender Saraç

* Ender Sraç’ın kitabının amacı Türkiye’de artan çocuk obezitesine karşı gıda allerjileri ve kötü beslenmeye bağlı hastalıkları azaltmak, diyet ve sağlıklı yemeklerin de pratik, lezzetli olabileceğini göstermek. Birden ve hızla kilo vermeyi değil, kas ve kemik ağırlığından kaybetmeden, toksik doku ve yağ yakımını savunuyor.

* Çocukların diyet yapmasını doğru bulmadığını söyleyen Ender Saraç, daha çok boy uzama, kas-kemik gelişimini destekleyen enine genişlemeyi durduracak beslenme öneriyor. Tok karnına tatlı yememek, şekerli meşrubat içmemek, fazla tuz, beyaz un, beyaz şeker ağırlıklı gıdalardan kaçınmayı öneriyor.

* Saraç “Çocuklar için hem sağlıklı, hem kilo aldırmayan aynı zamanda da lezzetli yemekleri öğretip bunları denemelerini öneriyoruz” diyor ve ekliyor “Kitap içinde gıda katkı maddeleri, GDO, Çin tuzu gibi hakkında doğru bilgilere ulaşılamayan birçok gıda maddesine ilişkin aydınlatma içeriyor. Kitaptaki beslenme programları çocukların yüksek glisemik indeksli yiyecekler ve hamurla değil, bol protein ve dengeli beslenme ile sağlıklı gelişmelerini hedefliyor.”

* Ender Saraç‘ın sunduğu diyetin en önemli özelliği bir zayıflama yöntemi olan karından plasenta hormonu ile yapılan zayıflama programı. Programın amacı ise iştahın dengelenmesi. Böylece belirgin bir sıkılaşma ve şekillenme ile süreç destekleniyor. Sadece bölgesel fazlalık varsa, o zaman da dondurarak yağ kırma yöntemi uygulanıyor.

* “Uygulanan diyet programı sonrasında kaybedilen kiloları geri alma riski her zaman için vardır” diyen Saraç; “Malesef Türk toplumu kilo verişini kebapçıda, baklavacıda, meyhanede veya ziyafet sofralarında kutluyor. Kişinin bu kadar zahmetle verdiği emeği çöpe atmaması için ayda bir kontrol muayenesine gelmesini biz çok önemsiyoruz. ‘Tamam kilo verdim, her şey bitti’dememek lazım. Kilo verme bitince de kan tahlillerinizi yaptırmanız ve motivasyonunuz çok önemli.”

* Yaş gruplarının kilo vermede çok etkili olduğunu söyleyen Saraç, her yaş grubuna göre farklı program uygulamak gerektiğini, çocuklarda, buluğ çağında, menopozda, andropozda, doğurganlık çağında bedenin yaşına göre bir programın verilmesini öneriyor.

* Ayrıca Saraç, diyet programlarının kişiye özel belirlenmesi gerektiğini savunuyor.

* Kitabın amacı Türkiye ’de artan çocuk obezitesine karşı gıda allerjileri ve kötü beslenmeye bağlı hastalıkları azaltmak, diyet ve sağlıklı yemeklerin de pratik, lezzetli olabileceğini göstermek. Birden ve hızla kilo vermeyi değil, kas ve kemik ağırlığından kaybetmeden, toksik doku ve yağ vermek gerektiğini savunuyor.

* Çocukların diyet yapmasını doğru bulmadığını söyleyen Ender Saraç, daha çok boy uzama, kas-kemik gelişimini destekleyen enine genişlemeyi durduracak beslenme öneriyor. Tok karnına tatlı yememek, şekerli meşrubat içmemek, fazla tuz, beyaz un, beyaz şeker ağırlıklı gıdalardan kaçınmak gibi önerilerde bulunuyor.

* Saraç “Çocuklar için hem sağlıklı, hem kilo aldırmayan aynı zamanda da lezzetli yemekleri öğretip bunları denemelerini öneriyoruz. Kitap içinde gıda katkı maddeleri, GDO, çin tuzu gibi hakkında doğru bilgilere ulaşılamayan bir çok gıda konusunda da aydınlatma getiriyor. Kitaptaki beslenme programları çocukların yüksek glisemik indeksli yiyecekler ve hamurla değil, bol protein ve dengeli beslenme ile sağlıklı gelişmelerini hedefliyor” diyor.

* Ender Saraç‘ın sunduğu diyetin en önemli özelliği etkili bir zayıflama yöntemi olan karından plasenta hormonu ile yapılan zayıflama paket programı iştahın dengelenmesi, göbek ve bel civarı gibi depo yağların gitmesi. Böylece belirgin bir sıkışma ve şekillenme sağlamasıyla oldukça başarılı bir etki gösteriyor. Ayrıca Ayurveda beden tipine göre yapılan aylık paket programları ile doğal yollarla önemli sonuçlar alınabiliyor. Sadece bölgesel fazlalık varsa, o zaman da dondurarak yağ kırma yöntemi kullanılıyor.

* Uygulanan diyet programı sonrasından kaybedilen kiloları geri alma riski her zaman için vardır. Maalesef Türk toplumu kilo verişini genelde kebapçıda, baklavacıda, meyhanede ve ya ziyafet sofralarında kutlanıyor. Kişinin bu kadar zahmetle verdiği emeği çöpe atmaması için ayda bir kontrol muayenesine gelmesini biz çok önemsiyoruz. “Tamam kilo verdim, her şey bitti” dememek lazım. Kilo verme bitince de kan tahlillerinizi yaptırmanız ve motivasyonunuz çok önemli.

* Yaş gruplarının kilo vermede çok etkili olduğunu söyleyen Saraç, her yaş grubuna göre farklı program uygulamak gerektiğini, çocuklarda, buluğ çağında, menopozda, andropozda, doğurganlık çağında bedenin yaşına göre bir programın verilmesinin altını çiziyor.

* Kadın ve erkeğe farklı diyet programları verilmesini savunan Saraç, kan tahlili, vücut bileşenleri analizi, tıbbi özellikleri, hastalıklar, genetik faktörlerin ve kişinin kültürel yapısı uygulanan sağlıklı zayıflama programlarında çok etkili olduğunu söylüyor.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam