VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
22 Kasım 2009 Pazar | Anasayfa > Haberler > Onat Kutlar
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Onat Kutlar

Şair, yazar ve düşünce adamı Onat Kutlar""ın ikinci öykü kitabı ""Karameke"" elli yıl, vefatından on dört yıl sonra, okurlarıyla buluşuyor.

Emel Lakşe

Türk edebiyatının en özgün yazarlarından biri olan Onat Kutlar"ın adının daha çok sinemayla, şiirle, çeviri ile içli dışlı olmasından mıdır bilinmez, onun kendine has üslubu ile sıra dışı bir öykü anlatıcısı olduğu çoğu zaman unutulur. Oysa o, 1959"da yayınlanan ve 1960 Türk Dil Kurumu Ödülü kazanan ilk öykü kitabı "İshak"la kısa hikâye alanındaki ustalığını öylesine kanıtlamıştır ki Fethi Naci, "İshak"ın dünya edebiyatında "büyülü gerçekçilik" akımının ilk örneklerinden biri olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyler. Kutlar"ın öykü yazmadaki başarısını fark eden yalnızca Fethi Naci değildir elbette. Kutlar, 1995 yılındaki zamansız ölümüne kadar öykülerinin devamının gelmesi için yakın çevresinden sık sık ısrarlı talepler almaya devam eder.

Bu talepler 1980"li yıllarda karşılığını bulur ve Onat Kutlar yeniden hikâyeler yazmaya başlar. Ancak bunlar sadece edebiyat dergilerinde yayınlanır. İşte Yapı Kredi Yayınları şimdi Onat Kutlar"ın bu hikâyelerini okuruyla buluşturmaya hazırlanıyor. Yakında raflara çıkacak olan kitap, Kutlar"ın öykülerinden birinin adını taşıyor: "Karameke"

Kitabın öyküsü, Filiz Kutlar"ın, eşinin ardında bıraktıklarını değerlendirmesi için Ferit Edgü"ye başvurmasıyla başlamış. Edgü, kitabın önsözünde şöyle diyor: "Bize düşen, "İshak"tan yıllar sonra yayımladığı, dergi sayfalarında kalan birkaç öyküsüyle, dosyaları, defterleri arasında, ona yakışan, onun öykü dünyasında yer alabilecek yazıları, tümden yok oluştan kurtarmak için çaba göstermek. Bu kitapçık, işte böylesi bir çabanın ürünü."

Edgü"nün de belirttiği gibi "Karameke"de sadece öyküler yok; kitapta Kutlar"ın dosyalarda kalmış adsız anlatıları da yer alıyor. Kitap dört bölümden oluşuyor. İlk bölümdeki "Volan Kayışı" ve "İntihar" adlı iki öykü lise yıllarından beri yazıyla haşır neşir olan Kutlar"ın dergilerde yayımlanan ilk öyküleri olma özelliğini taşıyor. İkinci bölümde birbirini tamamlar nitelikte 1983-84"te yazdığı ve yine bir dergide yayımlanan öyküleri yer alıyor. Üçüncü bölüm yarım kalmış bir senaryoyu içeriyor ve son bölüm de okuyucuları İstanbul"un mitolojik kökenlerinde kısacık bir yolculuğa çıkarıyor.

İster senaryo olsun ister öykü ya da bir efsane 120 sayfalık kitapta yer alan yazıların tümü etkileyici betimlemeleri ile insanı yazıldığı yıllara ve yerlere götürmekte hiç zorlanmıyor. Kutlar"ın senaryo yazarlığındaki ustalığından gelen becerisi okurlarını daha ilk sayfalarda avucuna alıp başka diyarlara götürüyor sanki.
Federico Garcia Lorca"nın öldürüldüğü yıl doğan… 59 yıl sonra bir evlenme yıldönümü kutlamasının arifesinde hayata veda eden Onat Kutlar"a 2000"li yıllardan bir selam, bir anma niteliği taşıyor Karameke… Ve yine YKY"da yeniden basılan İshak için yıllar önce verdiği bir röportajında söyledikleri 1999"un o uğursuz kış akşamından bugünlere bir sesleniş gibi:
"İshak"ı yirmi yaşlarındayken yazdım. Büyük kente yeni gelmiş bir taşralıydım o sırada. Bere"den ve kaşe kumaşlardan hoşlanır, Faulkner"ı Fransızca"dan, Hafız"ı Farsça"dan sökmeye çalışır, Goldberg çeşitlemelerini severdim. Ama Kadırga Yurdu"nun "Sibirya Koğuşu"nda, Arabın kahvesinde gürültü ve soğukta yazdığım öyküler, hep çocukluğumun kentiyle ilgiliydi: Antep."

Filiz Otyam: Kutlar mı?
"Onat"ın ardında kalanlara on beş yıl elimi süremedim"
Şu günlerde Onat Kutlar"ın iki kitabının, "Karameke" ve "İshak"ın arka arkaya çıkıyor olması bütün ailesi, dostları ve okurları için heyecan verici gerçekten. "Karameke" kitabındaki hikâyelerin daha önce yanılmıyorsam iki tanesi yayınlanmış, diğerleri ilk kez okuyucusuyla buluşacak. Dergilerde, gazetelerde yayınlanmış sinema yazılarından oluşan yeni bir kitap ve hiç yayınlanmamış şiirleri de sırada. Onat"ın yeni bir kitabı yayınlanıyor ama o yok, duygularımı ifade edebilmem çok zor gerçekten.

Bu kitaplar çok daha önce yayınlanabilirdi ama kutularda duran o yazılara ne zaman el atmak istesem kısa bir süre sonra dayanamayıp vazgeçiyordum. Çok ani ve acı bir gidişin ardından hiçbir şey kolay değildi. Şimdi düşüncelerim beni ister istemez geriye götürüyor. Yaklaşık olarak on beş yıl önce o korkunç günlerin ardından Onat"ın yazılarını, kişisel eşyalarını, asistanı olan sevgili Nimet bana yolladığında uzun bir süre onlara el süremedim, kutulara koyup kaldırdım.

Geçen yıllar içinde kendi kendime güçlü olup bunları tasnif etmeliyim dedim. Kararlı bir şekilde işe giriştim ama hiç kolay değildi, öylece bir bakmanın ötesinde onları iki nedenden ötürü okuyamadım, okumak ne kelime el süremiyordum. Birincisi o yokken ona ait olan yazıları sanki gizlice okuyorum, eşyalarını karıştırıyorum gibi bir hisse kapılıyordum, ikincisi de onun yokluğundan duyduğum acı buna engel oluyordu. Kaç kez bu böyle devam etti nihayet birkaç yıl önce çok düzenli olmasa da şiirler, hikâyeler, günlükler ve sinema yazıları olarak onları tasnif edebildim. Sonrasında bunlar değerli bir yazarın yazdığı yazılar ve yayınlanması gerekir ama acaba kendisi neden yayınlamadı diye düşünmeye başladım.

Yayınlanmış bir şiir kitabı var ama bu şiirleri yayınlamamış, yayınlamak mı istemedi, ihmal mi etti, hikâyelerini neden yayınlamadı? Karar vermek o kadar zordu ki, o yazıları yayınlamak Onat"a karşı büyük bir sorumluluk, ben bu sorumluluğu nasıl alırım. Sonunda onun can dostu Ferid Edgü"den yardım etmesini rica ettim ama değerli bir yazarın uzunca bir zamanını istemek de hiç kolay değildi. Ferit Bey"i aradığımda bana Onat için ne gerekirse seve seve yapacağını, her şeyi ona götürebileceğimi söyledi.

Elimde kocaman yazı dolu poşetlerle kaç kez gittim, inanılmaz kısa bir sürede onların üzerinde çalıştı, yayınlanabilecek olan yazıları bir araya getirip yayına hazırladı. Bugün "Karameke" kitabının yayınlanmasını sevgili Ferit Edgü"ye borçluyuz, ona nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum.

Onat Kutlar"ın gençlik yıllarında yazdığı olağanüstü güzel hikâye kitabı "İshak" ile birlikte "Karameke" kitabı işte nihayet yayınlandı. Keşke o da bu kitapların yayınlandığını görseydi diye düşünmekten kendimi alamıyorum, içim buruluyor ama yine de son yıllarda ülkemizi saran karabasanların arasında bu okurlar için küçük bir sevinç! Başka ne diyebilirim.

Karameke
Onat Kutlar
YKY
8 TL

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam