VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Eylül 2015 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Önceki kuşak daha çok okuyordu
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Önceki kuşak daha çok okuyordu

İpek Ongun “Bir Genç Kızın Gizli Defteri”ne Serra’nın kızı Selin’in günlüğü ile devam ediyor. Yeni kitap “Nerede Kalmıştık” ergen Selin’in çevre bilinci ile tanışmasını konu alıyor.



Bir Genç Kızın Defteri 12’inci cilde ulaştı. Artık Serra’nın değil kızı Selin’in hikayesi var karşımızda. Peki, bu hikaye ilk ne zaman başlamıştı? O zamanlar yola çıkarken Serra’nın büyüyüp bir kızının olacağını hiç düşünmüş müydünüz?

Serinin ilk kitabı olan “Bir Genç Kızın Gizli Defteri”‘ 1990 yılında yayınlandı, yani bundan tam 25 yıl önce ve şunu belirtmeden geçemeyeceğim, bugün hâlâ bir yılda 6-7 baskı (20.000 adet) yaparak devam ediyor. Beni en çok mutlu eden de, onca yıl önce yazılmış bir kitabın bugün hâlâ üstelik çok sevilerek okunuyor olması.

Yıllara karşı verilen bir sınav bu. Sorunuza gelince, o zamanlar, “Bir Genç Kızın Gizli Defteri”ni tek kitap olarak düşünmüştüm. Nitekim, onun ardından yaşama kültürüyle ilgili üç kitap yazdım; “Bir Pırıltıdır Yaşamak”, “Bu Hayat Sizin” ve “Lütfen Beni Anla.” Ama okurlar o kitabın devam etmesini istiyorlardı. Ben de böylece devam ettim ve on iki kitap boyunca tam üç kez veda ettim.

Hangi kitaplarda veda ettiniz?

İlki, kahramanımız Serra liseyi bitirinceydi. Okurlarsa, ısrarla üniversite hayatını merak ettiklerini, o dönemde neler olduğunu bilmek istediklerini söylüyorlardı. İkinci veda altıncı kitap olan “Şimdi Düğün Zamanı“nda oldu. Ama okurlar yine devamını istiyorlardı ve bu kez, üstelik çok da akılcı bir nedenle ısrar ediyorlardı. “Evlilik hayatında da neler oluyor, bilmek istiyoruz” diyorlardı.

Onuncu kitapta yani “Taşlar Yerine Otururken”de artık seriyi tamamlamıştım. Çünkü artık Serra ve arkadaşları otuzlu yaşlara ulaşmışlardı. Hatta arada başka bir kitap, “Yoksa Hayat Gençken Daha mı Zor”u yazdım ve o da çok beğenildi ama hayır, ille de devamı isteniyordu. Serra nasıl bir anneydi, bunu okumak istiyorlardı. Böylece, ağırlıklı olarak kızı Selin’in anı defterinden yola çıkarak on bir ve on ikinci kitaplar yazıldı.

Son kitapta ise Serra’yı bir ergen annesi, kızı Selin’i de bugünün genç kızı olarak görüyoruz.Bir kıyaslama yapmak gerekirse Serra’nın gençliği ile Selin’in gençliği arasında neler değişti, neler aynı kaldı?

O dönemin genç kızları daha çok okuyorlardı ve kendilerini geliştirmek istiyorlardı. Örneğin, yaşama kültürü kitapları romanlarla aynı düzeyde okunuyordu ve bu nedenle de onları hep kutlamışımdır. Şimdilerde ise yaşam kültürü konusunda inceliklere, hoşluklara yine sıcak bakıyorlar ama bu hızlı tempoda ne vakitleri ne de sabırları var sanırım.

Siz kitaplarıyla birkaç kuşak kadına seslenmiş bir yazarsınız. Okurlarınızın profili değişirken kitaplarınızda neler değişti?

Kitaplarımda insanlık halleriyle ilgili her şey neredeyse aynı kalırken, ilk kitaplarda cep telefonu bile yoktu. Gecikecekse gidip bakkaldan jeton alıp evi arıyordu kahramanlarımız. Şimdiyse bol bol, blog, whatsApp, twitter, instagram gibi sözcükler uçuşuyor.

Selin’i nasıl tanımlarsınız? Kimdir Selin, dertleri, amacı nedir? Mutlu bir hayatı olmasına rağmen onu çevreci kılan nedir?

Selin, orta sınıf, kültürlü bir ailenin üçüncü kuşağı bir genç kız. Bu yüzden pek çok konuda daha iyi yetişmiş, daha bilinçli. İyi bir eğitim almasının yanı sıra, spor ve sanat alanlarında da çalışmaları var. Selin artık sadece kendi değil, kendisi kadar şanslı olmayanlara da eğilmesi gerektiğinin bilincinde.

Çevreye duyarlı, hayvansever ve sadece sevmenin yetmediği, bunun için bir şeyler yapılması gerektiğinin farkında. Yaz aylarında boş oturmayıp, çalışıp para kazanmak ve bu parayı da barınak gibi işlerde kullanmanın getirdiği mutluluk hissini yaşayıp, bunun tadına varabilmiş bir genç. Selin, ileriki yaşlarında, “bilinçli, sorumlu, aydın bir vatandaş“ olacağı umudunu veriyor bize.

Sizin karakterleriniz, “rol model” kişilikler. Yani hep iyiye, güzele, doğruya meyilli yanlışlarını fark ettiği an düzelten kişilikler. Ancak gerçek hayat pek de böyle değil. İnsanların hatalarını keşfi bile yıllar alabiliyor. Hatta bunun için uzman yardımı gerekebiliyor. Neden “rom model” kişilikleri yazıyorsunuz?

“Gençlik Yazını“nın bazı kriterleri olması gerektiğini düşünüyorum. Gençlik yazını sadece genç karakterlerden, serüvenlerden, iki gencin aşkından ibaret olmamalı. Gence bir şeyler vermeli, onu hayat yoluna hazırlamalı, destek olmalı. Ama bunu eğlendirerek yapmalı.İşte bu tür hayatla ilgili bilgileri en etkin biçimde, karşılarına iyi rol modelleri koyarak iletebileceğimi gördüm. Eleştirerek, yasaklayıcı tavırla, kötü örneklerle değil, iyi örnekler sunarak onları hayata hazırlayabiliriz diye düşünüyorum.

Birikimimizi, yaşadıklarımızı rol modeller aracılığıyla önlerine koyduğumuzda, olayları daha bir görebiliyor, kavrayabiliyor böylece hayata bizlerden birkaç adım önde başlayabiliyorlar. Ve, en önemlisi gençlere, çocuklara sorgulayarak düşünmeyi öğretmeliyiz, diye düşünüyorum. Sorgulayarak düşünmeyi öğrendikleri takdirde, pek çok sorunu daha net biçimde göreceklerdir. Sorgulayarak düşünme konusunu, didaktik biçimde değil, yine bir rol modelinin yaşadığı sorunlar aracılığıyla işliyorum. Ve, inanın, gençler ne yapmaya çalıştığımı hemen kavrayıp, bana umut verici, çok güzel dönüşler yapıyorlar.

Günümüzde günlüklerin yerini bloglar aldı. Ne dersiniz Selin de blog yazarlığına geçer mi?

Geçmesine geçebilir ama günlük çok özel bir şey. Tüm duygularını, mutluluk ve mutsuzluklarını aktarabildiği kendine özgü bir yer. Blogsa…

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163