VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
13 Şubat 2014 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Önemli olan hakikat
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Önemli olan hakikat

İrlandalı polisiye gerilim yazarı Glenn Meade, yeni kitabında Kumran Metinleri olarak da bilinen Ölü Deniz Parşömenleri’nin izinden Hristiyanlık tarihinde dolaşıyor.

HAKAN GÜRKAN





- Din tarihi oldukça tartışmalı bir alan... İkinci Mesih’i yazarken bu konuda zorlandınız mı?

- Hayır, hiç zorlanmadım. Bunun “önemli” bir konu olduğu gerçeğini bilmekle beraber, bunu yazmayı göze aldım. Özellikle, İkinci Mesih bir gerilim hikâyesi... Fakat bir mesaj içeriyor ve bu yazmak istediğim bir hikâyeydi. Örgütlü dinin neye dönüşmüş olduğuyla ve onun adına yapılmış olan yanlışlarla ilgili söyleyecek bir şeylerim olduğunu hissettim ve bunu okuyucu için heyecanlı bir deneyim hâline getirmek amacıyla gerilim unsuruyla harmanladım. Pek çok açıdan, kitabı yazmak benim kendi inançlarımı netleştirmeme de yardımcı oldu. Din benim için her zaman ilgi çekici bir konuydu, özellikle de ben olgunlaştıkça... Daha gençken, Tanrı’ya karşı ‘Bir olsa da olur olmasa da olur’ tavrı içerisindeydim. Şimdi düşünüyorum da eğer Tanrı’ya inanamazsan neye inanabilirsin ki?

- İkinci Mesih’i yazarken ne gibi bir araştırma yaptınız?

- Roma’da, Tiber nehrinin diğer tarafında bulunan Trastevere’de, eski bir Ortadoks manastırında 3 ay kaldım. Kitabında Papa, Vatikan’ın bütün lüksünden ve servetinden ayrılmaya karar verip bu manastıra çok benzeyen bir manastırda yaşamaya karar veriyor. Kaldığım tarihî manastır basit, huzurlu ve mükemmel bir yerdi, ne var ki yatakları biraz sertti. Bu yüzden sırtım hâlâ ağrıyor. Bunun dışında Ölü Deniz Parşömenleri ile ilgili kazı çalışmalarına katılan arkeologlarla konuştum. Özellikle Kumran’daki ve Avrupa’yla Amerika’da yaşayan uzmanlarla konuştum. Roma’nın yer altı şehrini ziyaret ettim. Muazzam bir mekân, tarihî bir hikâye orada yaşamaya devam ediyor. Yeni Roma basitçe antik olanın üstüne inşa edilmiştir ve pek çok etkileyici yeraltı mekanları ve yapı vardır. Şehir altı şehirdir. Orada eski yolcu hanlarını, genelevleri, Romalıların kullandığı hapishaneleri hâlâ görebilirsiniz. Bununla beraber iki bin yıllık duvarların üzerinde grafitiler olması üzücü... Pek çok şeyi içinde saklıyor, sokaklarında yürürken Hıristiyanlığın ilk zamanlarına dair rahatça hayal kurabiliyorsunuz.

- Ölü Deniz Parşömenlerinde bir yazar olarak ilginizi çeken ne oldu?

- Gizem... Gerçekte bunların doğru olup olmadığını açıklamaktan çekiniyorlar ve inancım Kumran sırlarının tamamıyla açıklanmadığı yönünde... Bununla beraber kırk yıl boyunca bunarın üzerinde çalışıldı ve bütün bunar henüz tam anlamıyla halka açıklanmış değil. Sırlar komploları beraberinde getiriyor ve komplolar daima araştırılacak ilginç konularla ilgilidir. Özellikle sırların saklanmasına uçsuz bucaksız bir ehemmiyet veriliyorsa...

- Günün birinde sırları ortaya çıkarak bir papanın görev başına geleceğine gerçekten inanıyor musunuz?

- Umuyorum ki gelir. Kilisenin gizemlerini ne olursa olsun ortaya çıkarmalı ama bu gizemler hiçbir dinin temel taşı olmamalı... Önemli olan hakikat.

- Bir romanı yazarken gerçek belgeleri temel almanın ne gibi tehlikeleri var?

- Hiçbir tehlikesi olduğunu düşünmüyorum. Elbette biri beni öldürmeyi deneyeceğini açıklarsa bilemiyorum...

- Bir romanı yazarken baştan mı kurguluyorsunuz yoksa roman akışında kendi kurgusunu mu yaratıyor?

- İkisini de yapıyorum. Kafamda bir hedef belirliyorum; nereye varacağım, açıklamak ve göstermek için ne istiyorum... Mantıklı bir iskelet oluşturuyorum. Ama kitabın sonları her zaman değişiyor. Bir romanı asla tamamıyla ters yüz edemezsiniz, plan hep kafanızda vardır. Belki de bu iyi bir şey... Genellikle roman olması gereken hikâyenin büyümesi anlamına geliyor.

- Polisiye-gerilim romanı ve klasik roman yazmak arasındaki farklar nelerdir?

- Kurgu türü, özellikle de gerilim, daha çok kurallara bağlı ve olay örgüsüne dayalı bir tür. Okuyucu, her sayfada, genellikle her paragrafta eğlenmek ya da şaşırtılmak zorunda. Bu da yazar için yapması zor olan bir şey olabilir. Klasik romanlar daha serbest, daha karaktere dayalıdır. Bir karakterin kendi göbek deliğini seyretmesi için zamanınız vardır. Her iki tür de yazması zor, fakat doğrusunu isterseniz, gerilimin daha da zor olduğunu düşünüyorum. Eğer insanları her sayfada meraklı, eğlendirilmiş veya şaşkın tutmazsanız sizi asla affetmeyebilirler. Eğer önemli bir mesaj da verebilecekseniz çok daha iyi.

***

Glenn Meade kimdir?

Eski bir gazeteci olan Glenn Meade, 1957 yılında İrlanda’nın başkenti Dublin’in Finglas kasabasında doğdu. İlk romanı “Kar Kurdu”nu 1994’te yazan yazarın kitapları yirmiden fazla dile çevrildi. Yazarlığının yanı sıra eğitim pilotu olarak da çalışan Meade, 1980’lerin ortalarından, ilk romanını yazana kadar kendi yazdığı bir dizi oyunun yönetmenliğini de yaptı.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam