VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Nisan 2013 Pazartesi | Anasayfa > Röportajlar > Önemli olan yayınlanan kitabın kalıcı olması
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Önemli olan yayınlanan kitabın kalıcı olması

Patronların Ofisinde dizimiz için yayın hayatına atılalı 5 yıl olmasına rağmen başarılı çizgisi sayesinde hızlı bir büyüme yaşayan Kırmızı Kedi Yayınevi’nin Genel Yayın Yönetmeni İlknur Özdemir’le kuruluş hikâyelerini ve Türkiye’deki yayıncılığı konuştuk.

İpek Ceylan Ünalan

Yayın dünyasının genç yayınevlerindensiniz.Kırmızı Kedi Yayınevi’nin kuruluş hikâyesini anlatır mısınız?

Evet genç bir yayıneviyiz,2008’de kurulduk biz, 5 yıl oluyor. Başlangıçta sadece Türkiye’de kimsenin basmayı düşünmediği kitapları bastık ve ilk 2 yılda 25 kadar kitap sayısına ulaştık. 2010 yılıyla birlikte yayın yelpazemizi genişlettik ve klasikler, çağdaş klasikler, Türk ve dünya edebiyatı, şiir, popüler kültür, edebiyat-inceleme gibi farklı türlerde yapıtlar da yayınlamaya başladık. Önemli dünya yazarlarının yapıtlarını nitelikli çevirilerle yayınlamayı ve seçkin Türk yazar ve araştırmacılarının çalışmalarını Türk okuruyla buluşturmayı ilke edindik. Bununla birlikte hızlı bir büyüme yaşadık. 3 kişiyle başlamıştık şimdi 18 kişiyiz. İzmir, Mersin ve İstanbul’da olmak üzere üç ofis açtık.

Bir yazarın “Kırmızı Kedi yazarı” olabilmesi için hangi kıstaslar gerekli?

Her yazar, yüzlerce kişiyi bünyesinde barındıran, yayın katalogu sağlamlaşmış bir yayınevi ile çalışmak ister. Biz bunun bilincindeyiz ancak bir yandan da kitabının iyi ellerde olduğuna inanmayı ve kitabını basan kuruma güvenmek de ister. İşte biz de hem kitabını iyi yazmış hem de bizimde gururla arkasında duracağımız bir kitap yazmış yazarlarla çalışmak istiyoruz. Kitabını iyi yazmış her yazar bizim için değerlidir. Ne yazdığından çok nasıl yazdığı önemlidir. Biz eski bir yazarımızın kitabına da aramıza yeni katılan yazarımızın kitabına da aynı özeni gösteriyoruz.

Basılacak kitapları seçerken nelere dikkat ettiyorsunuz?

İyi yazarları, iyi konuları ve iyi türleri birarada barındırmak istedeğimizden özgün işler yapmak isteğindeyiz. Çünkü kalıcı olmak ve adını duyurmak için özgün işler yapmak gerekiyor. İnci Aral ve Haydar Ergülen gibi Türk Edebiyatı’nın güçlü kalemleri kitapları ile yayınevimize değer kattılar ve çalışmalarıyla katkı sağladılar.Değişik türlere girdik. Çocuk kitapları yayınlamaya başladık. Soner Yalçın’ın “Samizdat kitabı defalarca baskı yaptı ve hâlâ çok satanlar listelerinin zirvesinde yer alıyor.

Oda Tv davasında yargılanan Soner Yalçın, Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu’nun kitaplarını yayımlıyorsunuz, bir çekinceniz olmuyor mu?

Biz bu arkadaşlarımızın orada zaten haksız yere yattıklarını düşünüyoruz ve ifade özgürlüğü adına onların cezaevinde yazmış oldukları kitapları yayınlıyoruz. Kitaplarıyla gerçekleri gün yüzüne çıkaracaklarına ve suçsuz olduklarının ortaya çıkacağına inanıyoruz.

ÇEVİRİLER ÇEVİRİ KOKMAMALI

Basacağınız kitapları hazırlarken nelere dikkat ediyorsunuz?

Herşeyden önce titizlikle hazırlıyoruz kitaplarımızı, aynı şekilde ekibimiz de çok titiz. Türkçeyi ve dilimizi çok iyi kullanıyoruz. Çevirilerin çeviri kokmamasına dikkat ediyoruz. Diyelim ki eser Fransızcadan çevriliyor. Bu noktada çevirmenin Fransızca dışında Türkçeyi çok iyi bilmesi gerekiyor. İlkeli olmak da önemli yayıncılıkta. Biz belli bir okur kitlesi kazanmış durumdayız. Okura “Bu mutlaka Kırmızı Kedi’den çıkmıştır” dedirtebiliyorsak o zaman biz başarılıyızdır. Bizim okurumuz bunu diyor artık ve bu da Kırmızı KediYayınevi’nin başarılı olduğunun bir göstergesi.

Editöryal ekibiniz kaç kişi? Kriterleriniz neler?

Editöryal kadroda altı kişiyiz. En az bir dil bilen editörlerle çalışıyoruz. Satıştaki arkadaşlara kitaplarımızı sunduğumuzda “Biz bunları nasıl pazarlayacağız, hepsi birbirinde değerli kitaplar” cümlesiyle karşılaşıyoruz ve bu bizi kitaplarımız henüz piyasaya dağıtılmadan motive ediyor.

Farklı türlerde kitaplar yayımlıyorsunuz. Bu tür bir yayıncılık için şirket büyümesi de gerekli mi?

Okurlarımızda bize karşı bir güven durumu oluştu. Çok fazla kurumsal olan büyük yayınevleri var, amatör bir ruhla profesyonel işler yapıyoruz. Kimin vakti varsa o her işi yapar. Ekip çalışması bunu gerektirir ve biz bu şekilde çalışıyoruz.



“Keşke biz yayınlasaydık” dediğiniz kitaplar var mı?

Oluyor tabii ki. Dünyada en çok okunan, en nitelikli yayınlar hangileriyse o kitapları yayınevimizin bünyesine katmak istiyoruz. Michael Cunningham, Nobel edebiyat ödüllü Coetzee, Paul Auster’ın kitaplarını yayınlamayı isterdik. Onların yeni kitapları çıktıkça “Ah keşke biz çevirseydik” diyoruz.
“Asla yayınlamayız” dediğiniz kitaplar var mı?
Pornografik ve aşırı siyasi kitapları yayınlamayı arzu etmiyoruz.

Son dönem satış grafiklerine baktığımızda en çok satanlar listelerinin zirvesinde erotik kitaplar var.

Evet, bestseller kitap yayınlamak herkes ister ama pornografiyle bestseller yapmayı arzu etmiyoruz, doğru bulmuyoruz. “Grinin Elli Tonu” örneği var ancak biz pornografi barındıran edebiyat yapmayı istemeyiz. Çünkü bu tarz kitaplar bizim çizgimize uymuyor, okuyucu kitlemiz de yadırgar. Okurlarımıza “Kırmızı Kedi de ne işi var o kitabın” dedirtmek istemeyiz. Erotik edebiyat diye bir edebiyat kolu var ancak erotizm ve pornografi ayrı şeyler. Aralarında bir sınır var. Pornografiyi kullanarak para kazanmak amacıyla yazılmış kitapları yayınlamamaktan söz ediyorum. Zaten bizim belli bir çizgimiz var, nitelikli kitaplar yayınlıyoruz. Bestseller yapacaksak da niteliklisini yapma isteğindeyiz.

GERİYE HAS EDEBİYAT KALACAK

Türkiye yayıncılığı şu an hangi noktada? 

Herkes yayıncı oluyor. Bu bize yanlış geliyor çünkü yayıncılık sadece kitap basmak değil kaliteli, özgün ve yarına kalmayı başarabilecek yapıtlar basmayı gerektiriyor. Zaten şuanki okur kitlesi, kitap seçmiyor, hoşuna gideni satın alıyor. Adını beğeniyor, kapağını beğeniyor alıyor. Ya da bir şarkıcının, köşe yazarının kitabı çıktıysa hemen alıyor. Üç sene önce bir vampir edebiyatı vardı şimdi ise erotik edebiyat furyası var. Bu da geçecek geriye has edebiyat hep kalacak. Ötekiler bir dönem moda oluyor ve yok olup gidiyor.

E-kitap konusunda ne düşünüyorsunuz?

Daha çok Türk yazarlarımızın kitaplarını e-kitap olarak satışa sunuyoruz ancak satış oranı çok düşük. Nedeninin okurun, kitabı dijital olarak değil de basılı kitaptan okumak istemesi bence.
Korsan kitap biter mi?
Çok satan kitapların korsanları hemen piyasaya sunuluyor. İnsanlar kitap fiyatlarının yüksek olmazından dolayı bu kitapları alıyorlar. Ama artık bir bilinç oluştu yayınevleri fiyatlarını düşük tutmaya çalışıyor. Biz de kitap fiyatlarımızı düşük tutmaya çalışıyoruzki kitaplar çok sayıda kişiye ulaşabilsin.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
22 Temmuz 2017 Yıl : 13
Sayı : 161