VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Ocak 2012 Pazar | Anasayfa > Haberler > Orhan Pamuk’un yeni kitabını yayımlamak, bizim ayrıcalığımız olan bir heyecan, fiyakalı bir iş!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Orhan Pamuk’un yeni kitabını yayımlamak, bizim ayrıcalığımız olan bir heyecan, fiyakalı bir iş!

1980 Askeri darbesinin Türkiye’nin üzerine ağır bir gölge gibi çöktüğü bir dönemde kurulan İletişim Yayınları için yayınevinden Tanıl Bora “çoksatarlıktan ziyade hepsatarlık önemli” diyor.

İletişim Yayınları’nın kuruluşuna baktığımızda 1980 Türkiyesi’nin koşullarının etkili olduğunu görüyoruz. Bu çizgi, süreç kendi içine neleri alıp neleri bıraktı?
İletişim Yayınları 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında, askeri rejimin seçimlere hazırlandığı dönemde kuruldu. Kuruluşundaki kaygı, demokratikleşme sürecinin güçlü ve sahici bir temele oturmasına katkıda bulunmaktı. Nitekim yayınevinin 1980’lerin ikinci yarısındaki ilk dönemine damgasını vuran asli faaliyet, güncel politik haber yorum dergisi Yeni Gündem’in çıkartılması idi. Onun yanı sıra bir ekonomi, bir gençlik, bir sinema ve bir popüler tarih dergisi çıkardık o dönemde. 1980’lerin sonunda, Tarih ve Toplum dışında dergiciliği bıraktık ve o vakte kadar ikincil bir faaliyet gibi yürüyen kitap yayıncılığına odaklandık. Gazetecilik-dergicilik deneyiminin kitap yayıncılığına devrettiği bir takım kurumsal yetenekler oldu sanıyorum: belirli bir dinamizm, aktüaliteye duyarlılık, her şeyden önce tabii ilişki ağları.
Aslında İletişim’in bu ilk dönemine damgasını vuran bir faaliyet daha var: Ansiklopedi yayıncılığı. “Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi” ve “Tanzimat’tan Cumhuriyet”e ansiklopedileriyle başladı, “Çağdaş Liderler”le sürdü. “Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisi” özgün ve yoğun bir üretimdi. “Binyıl” dönümünde çıkarttığımız “Yüzyıl Biterken” ansiklopedisi, “Cumhuriyet Dönemi”ni tamamladı. 2000’lerde yaptığımız 9 ciltlik “Modern Türkiye’de Siyasal Düşünce” edisyonunu da bu zincire katabiliriz. Bu ansiklopedicilik faaliyetinde, düz bir “databank” sunmanın ötesinde, bilgiyi yorumla ve analizle var eden bir anlayışı ortaya koyduk. Ayrıca yine ansiklopedi yayıncılığının da yayınevine kazandırdığı kurumsal yetenekler oldu: Başta, gerek kendi içimizde gerek proje temelinde başkalarıyla kolektif çalışma yatkınlığımızı geliştirdi. Kuşkusuz arşivimize ve yine ilişki ağımıza katkıda bulundu. İletişim Yayınları’nı “farklı” kılan etkenler arasında, kitap kataloğunun zenginliği ve kalitesiyle beraber, bu bahsettiğim deneyim ve alışkanlıklarımızın da yer aldığını düşünüyoruz. 1989/ 90’dan itibaren, asli faaliyetimizin kitap yayıncılığı olduğunu söylemiştim. Buradaki temel kaygımız, kuruluşumuzdaki gibi, demokratik bir siyasal kültürün oluşumuna destek vermek, onunla beraber sol siyasal-toplumsal değerlere donanım sağlamak. Belki daha yalın ifadesiyle: dünyaya açık, eleştirel bir bakışa pencereler açmak... “İnsana ait hiçbir şeyi yabancı saymayan” merakı teşvik etmek...
SEÇKİNCİ, AYRILIKÇI VE
KAPALI DEĞİLİZ
İletişim Yayınları’nın kataloğunu belirleyen kriterler nelerdir? Bir yazarın İletişim’in yazarı olmasının kriterleri nelerdir?
Basit aslında: “İyi” yazması! Edebiyatta dil zevki, anlatma ustalığı, hayal ve tasvir gücü. Özgünlük. Hep övündüğümüz şey: Yeni yazarlara hep açığız ve Türkçe edebiyata, bazıları iyice “büyüyen” çok sayıda yeni yazar kazandırdık. İletişim’in yazarı olmanın ayrıcalıklı bir konum olarak görülmesi elbette bize gurur verir ama “kapalılık”, “seçkincilik” anlamında “ayrıcalıkçı” değiliz. Edebiyatta da, edebiyat dışında da, önerilen her dosyanın kapağını hevesle açar, bir yeni keşif umuduyla okuruz. Araştırma-inceleme, politika vs. alanındaki ölçütlerimize gelecek olursak; derdini kamuya anlatma kaygısını ve becerisini taşıması. Tabii o derdin en geniş anlamıyla sol değerleri gözetmesini önemseriz. Fakat yayınevi bir parti değil neticede; her “medeniyetli” katkı ilgimizi çeker. Faşist, ırkçı, milliyetçi, anti-komünizmi meslek edinmiş, cinsiyetçi olmaması kaydıyla...
Son tahlilde yayınevleri de ticari birer kuruluş. Bir kitabın çok satar olması sizi ne kadar etkiler?
Çoksatarlık, ticari mantık açısından bir kitabın tek değer ölçütü. İyi satıyorsa başarılı sayılır, yoksa batmıştır. Televizyondaki rating yarışındaki gibi. Oysa kitabın değerini satışıyla ölçemezsiniz. O sıra çok az kişiye hitap etmiş olabilir ama on yıl sonra kıymeti keşfedilecektir mesela. Ya da zor anlaşılır bir şey anlatıyordur, zevkine varması herkes için kolay değildir ama içinde bir cevher saklıdır. Kitaba böyle bir rikkatle baktığınız zaman, çoksatarlık baskısı sizi tedirgin eder, ona teslim olmak istemezsiniz. Hata tepkisel olarak çoksatarlığı bir sıradanlık, bayağılık belirtisi saymaya savrulanlar olur. İfrattan tefrite! Biz şöyle bakıyoruz: Kitaplarımızın çok satmasını elbette isteriz çünkü onları enine boyuna inceleyerek, düşünüp taşınarak seçiyoruz, iyi kitaplar olduklarına inanıyoruz. Tabii ki çok insan okusun isteriz. Ayrıca, çok satan kitaplarımız, o kadar çok satmayan kitaplarımızı finanse edebilmemizi sağlar. Zira bazı kitapları yayımlamaya, çok satmayacağını bile bile, değerine ve kamu yararı taşıdığına inandığımız için karar veriyoruz. Çok satan kitaplarımız arttığı oranda, “bu o kadar fazla satmayabilir ama kıymetli bir kitap” dediğimiz kitapları yayımlama imkanımız ve cesaretimiz de artıyor.
ZOR OLANIN ZEVKİNE
BU İŞİ YAPIYORUZ
Dizilerinizden biri de Orhan Pamuk’un editörlüğündeki klasikler... Bu dizi şu an ne durumda ve nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Birçok yayınevi klasikler yayımlıyor fakat okurlar nezdinde İletişim’in klasikler dizisinin müstesna bir yeri olduğunu gözlemliyoruz. Orhan Pamuk’un sadece seçimi değil, bazen kendi yazdığı, bazen çevrilmesini sağladığı, bazen başka edebiyat insanlarının imzasını taşıyan sunuşlar-yorumlar, bu temel eserlere güç katıyor.
İletişim çok büyük yazarların yayıncısı; Cemil Meriç, Yakup Kadri, Oğuz Atay ilk aklıma gelenler... Bu yazarlara olan ilgi bugün ne düzeyde?
Demin çoksatarlardan bahsettik ya... Andığınız yazarların ayırt edici özelliği, “hepsatar” olmalarıdır. Düşünsenize, kaç kuşaktır okunuyor, ilgi görüyorlar. Zamana dayanıklı yazarları yayımlamanın, başlı başına, bir yayınevini olgunlaştırdığına inanıyorum.
İletişim aynı zamanda Orhan Pamuk’un anadilindeki yayıncısı. Zor mudur Orhan Pamuk’un ilk yayıncısı olmak?
Yoğun, titiz bir yayına hazırlık çalışmasına “zorluk” diyeceksek, zor ama biz zaten o zorun zevkine bu işi yapıyoruz! Orhan Pamuk’un yeni bir kitabını yayımlamak, bizim ayrıcalığımız olan bir heyecan... Kim bilir kaç dile çevrileceğini bildiğiniz bir eserin ‘ilk’ yayıncısı olmak, fiyakalı bir iş!
İlk kitabınız hangisiydi?
Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Yaban”ıydı.
Bugün pek çok yayınevi alt markalar kuruyor. İletişim olarak siz düşünüyor musunuz?
Düşünmüyoruz zira zaten kendisine neredeyse özerk diyebileceğimiz alan açmış dizilerimiz var. Bunlar kendi ayrı okur kamuoylarını oluşturuyorlar. Sanat-Hayat dizisi örneğin, kendine mahsus kapak tasarımı ve kısa sürede oluşturduğu etkili yayın listesiyle, sanki başlı başına bir yayınevi! Çocuk kitapları, performansı ve çehresiyle sanki müstakil bir “butik” çocuk yayınevi hüviyetinde. Araştırma-İnceleme dizimiz özellikle modern Türkiye üzerine eleştirel analiz literatüründe yarattığı birikimle zaten öteden beri bir tür “üniversite yayınevi” işlevi görüyor. Klasikleri zaten konuştuk. Memleket Kitapları, Futbol Kitapları dizileri de yayın dünyasında “niş” diyebileceğimiz özel köşeler açıyorlar. En yeni dizilerimiz: “Edebiyat Eleştirisi/Kuramları” ve “Psykhe” dizileri, kendi takipçilerini, “cemaatlerini” yaratan kulvarlar açıyorlar.

Sevdiğimiz işi yapıyor olmak avantajımız

En büyük sorunun, kitap satışlarının azlığı, bunun da temelinde kitap okuma alışkanlığının azlığı olduğunu düşünüyoruz. Bütün sorunlarımızın anası budur! Baskı sayıları mecburen düşük kalıyor, bu da fiyatların düşmesinin önünde engel oluşturuyor. Yayımlanan başlık sayısı büyük bir hızla artarken kitapçı sayısının azalması, büyük bir sorun. Bir kitap yayımından iki üç ay sonra artık raflarda bulunamaz oluyor; “yeni çıkanlar” geliyor, sel suyu gibi önüne katıp depolara sürüklüyor onları. Kitap katalogumuzun erişilir halde kalmasını sağlamak, giderek daha zorlu bir iş halini alıyor. Avantajı soruyorsunuz, nasıl bir avantajımız var bilmem! Çok sevdiğimiz bir işi yapıyor olmanın hazzını saymazsanız tabii...

İletişim Yayınları’nın dizilerinden bazıları

Çağdaş Türkçe Edebiyat
Yakup Kadri Bütün Eserleri
Oğuz Atay Bütün Eserleri
Sevgi Soysal Bütün Eserleri
Berna Moran Bütün Eserleri
Mehmet Baydur Bütün Eserleri
Çağdaş Dünya Edebiyatı
Modern Klasikler
Dünya Klasikleri
Edebiyat Eleştirisi
Şerif Mardin Bütün Eserleri
Cemil Meriç Bütün Eserleri
Psykhe
Bugünün Kitapları
Araştırma-İnceleme
İstanbul
Sanat Hayat
Popüler Bilim Kitapları
Çocuk Kitapları Dizisi
Modern Türkiye’de Siyasal Düşünce
Dünya Şehirleri

Paylaş