VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Kasım 2012 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Ötekileştirme iliklerimize kadar işlemiş
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Ötekileştirme iliklerimize kadar işlemiş

Esmahan Akyol’un kadın dedektifi Kati Hirşel bir kez daha iz peşinde. Kati, “Tango İstanbul”da bu kez, üçkağıtçı polislerin, politikacıların, medya patronları ve her yola gelen gazetecilerin peşinde.

FÜSUN SAKA



Yayımlandığı dokuz dilde büyük yankı uyandıran Kati Hirşel polisiye serisi Esmahan Aykol’un Almanya’da hukuk doktorası yaparken Türk olmaktan ötürü uğradığı ayrımcılığa tepki olarak doğmuş meğer. Esmahan Aykol, Türklere yönelik önyargılardan rahatsız olunca Kati Hirşel gibi bir kahraman yaratmaya karar vermiş. İşte, bir başkaldırının ürünü olan Kati, bugün Almanlar’ın “Muhteşem” diye alkışladığı bir karakter.
Amatör dedektif Kati, 11 yıl önce “Kitapçı Dükkanı” romanından fırlayarak İstanbul sokaklarına karıştı.
O gün bugündür başı belada! Ama o İstanbul’u, İstanbullular’dan daha çok seviyor. Kendini ne Türk, ne Alman olarak tanımlıyor. O bir İstanbullu. Güzel, zeki, muzur, hınzır, çok bilmiş. Başına buyruk halleri ve zehirli diline rağmen sevdirdi kendini. Esprileriyle güldürdü.
Kati, öylesine meraklı ki, üzerine vazife olmayan her olaya burnunu sokuyor. Entelektüel olması yetmezmiş gibi bir de solcu! Türkiye’ye yerleşince haliyle solcu damarı iyice kabardı. Ne de olsa bereketli topraklar üzerinde! İkinci kitap, “Kelepir Ev”de onun otopark mafyasına nasıl kafa tuttuğunu gördük. Korkusuz, beter mi beter. Haksızlığa hiç tahammülü yok. Bu yüzden zorbalara pabuç bırakmıyor. Üçüncü kitap “Şüpheli Bir Ölüm”de sıkı bir çevrecinin şüpheli ölümü üzerine zehirli atıklarla Ergene Havzası’nı kirleten sanayicilerin peşine düşüyor ve ayrılıkçı örgüt TÖZ’ün de bu ölümde bir parmağı olup olmadığını araştırıyordu.
Mephisto Kitaplığı’ndan yeni çıkan dördüncü kitap “Tango İstanbul”da Kati, medya odaklı bir vakanın içinde. “Masum vatandaşları kovalayan her türlü rezilliğe muktedir polisler, gizli servis ajanları; aşağılık, rüşvetçi siyasetçiler; burnuna kadar pisliğe batmış medya patronları ve her yola gelen gazetecilerin” cirit attığı oyuna dedektif rolüyle dahil oluyor.
Kati, bu yeni macerasında yine İstanbul sokaklarında, ama bu kez Cihangir-Nişantaşı güzergahında... Beş yıldır Kati’den uzak kalmıştık. Bu uzun mola Kati’ye pek yaramış. 50’sinde, ama enerjisinden bir şey eksilmemiş. Saçlarını kestirmiş ve sarıya boyatmış. Sevgili olmasa da aradığı adamı bulacağına inancı sonsuz. Zaten “Tango İstanbul”da perde Kati’nin bir falcıya gitmesiyle açılıyor. Falcının genç bir kadının öleceğini söylemesinden kısa bir süre sonra kehanet gerçekleşiyor.
Kati’nin dükkanında çalışan Pelin, arkadaşı Nil’in aniden komaya girerek yoğun bakıma kaldırıldığını öğreniyor. Anında meraklı Kati’nin dedektif ruhunu ayaklanıyor ve hiç tanımadığı bu genç kadının başına gelen esrarengiz olayın izini sürüyor.
Nil neden aniden fenalaştı? Yoksa Nil zehirlendi mi? Nil’i biri mi zehirledi? Bu olayın arkasında kim/kimler var? Büyük bir gazetede moda yazarı olan genç bir kadın Nil. Nasıl oluyor da işten atıldıktan altı ay sonra Nişantaşı’ndaki çok lüks dairede oturmaya devam ediyor? Değirmenin suyu nereden geliyor? Nil’i kim ve neden işten attı? Hayatına kimler girdi? Kati, soruları deştikçe siyasetçilerle içli dışlı medya dünyası, cinsel fanteziler, şantajlar, kasetler, kamera kayıtları çıkıyor ortaya.
Bir de Nil’in yazdığı nostaljik bir roman. Medyada tutunmak uğruna her yolu mübah gören, “kirlenmiş” bir kadının yazdığı bu aşk romanı, Kati’yi hayrete düşürüyor...

KENDİ POLİSİYESİNİ YAZIYOR

Esmahan Aykol’un polisiyeye bakışı farklı. O kendi polisiyesini yazıyor. Kan, vahşet ve şiddetten uzak bir polisiye bu. İçinde bolca entrika ve gizem var. Bulmaca çözelim istiyor, çözerken de eğlenelim. Olaylara dışarıdan bakalım.
Son romanında Kati, bir sosyolog, bir antropolog tavrıyla toplumsal olaylar hakkında konuşurken nesnel yaklaşımı elden bırakmıyor. Kati, an’ı ve durumu fotoğraflıyor. Ona göre kimse masum değil. Bir söyleşisinde “Çoğumuz şu ya da bu şekilde masumiyetimizi kaybettik. En azından, Güneydoğu’daki savaşla kirlendik. Bir şeylerin meşrulaştırılmasında rol aldık. En masum, en sıradan görünen insan bakıyorsun, ooo nelere karışmış. Aslında bugünün Türkiye’si bana buymuş gibi geliyor: Riya, komplolar, hırsızlık, rüşvet, akıllara zarar bir kese doldurma telaşı... her şey birbirine girmiş durumda. Bu altüst oluşun içinde de temiz kalanlar azınlıkta. Böyle hızlı bir altüst oluşu hiçbir toplum kaldıramaz” demiş.
Esmahan Aykol, dilimizden düşmeyen “hoşgörü”nün gerçek hayatta karşılığı olmadığını düşünüyor. Artık iliklerimize kadar işlemiş “ötekileştirme”nin karşısında duruyor. Bu nedenle onun kahramanları sadece etnik olarak değil, cinsel kimlik olarak, duygusal olarak da farklı. Kati’nin Yahudi kanı taşıyan bir Alman, sağ kolu Fofo’nun bir gey olması belki tesadüf değil.
Kati Hirşel romanlarının özelliği eğlenceli olması. Kati, en dramatik olayları neşeli bir tonla anlatıyor. “Tango İstanbul” da serinin diğer kitapları gibi “çok konuşkan bir roman”. Çünkü, Kati de öyle. Durmadan konuşan, yaşamaktan zevk alan bir kadın Kati. Es vermeden, hiç soluklanmadan yaşıyor. Belki de bu yüzden 290 sayfalık roman bir çırpıda bitti. Ağır bir okur Kati’nin hızına erişemeyebilir.
Esmahan Aykol, üç romanında da Kati’yi aşksız bırakmıştı. Sanki entelektüel kadınların yalnızlık kaderiymiş gibi... Bu kez insafa gelmiş. Kati’nin karşısına Armin Bey’i çıkarmış. Her ne kadar iz peşindeyken Armin Bey’i ekse de sonra hatasını telafi ediyor Kati. Artık, daha yumuşamış ya da ayakları yere basıyor gibi.
Bakalım, yeni yazmaya başladığı romanda mültecilerin hayatlarını kurtarırken kendi öznel tarihine geç gelen aşkı yerleştirebilecek mi?

Künye: Tango İstanbul
Esmahan Akyol
Mephisto Kitaplığı
16,50 TL

Paylaş