" /> VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
22 Kasım 2009 Pazar | Anasayfa > Haberler > Parçamparça bir yaşamın yenilenme hikayesi
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Parçamparça bir yaşamın yenilenme hikayesi

Televizyon yıldızı ile ""Gazeteci""nin büyük aşkı

Ayşe Nesrin

Ekranlardan tanıdığımız oyuncu Deniz Uğur"un "Gazeteci" adlı kitabı bu hafta yayımlanıyor. Kitap çok katmanlı, ilginç bir kurguya sahip olan kitap, "Bu gazeteci kim" sorusunu gündeme getirecek...

Öncelikle Deniz Uğur"un otobiyografik anlatısı "Gazeteci". Kitapta adı "Televizyon Yıldızı" yahut "Genç Kadın" olarak geçiyor yazarın. İlk eşi İsmail Hakkı Sunat"ın ölümünden Tamer Karadağlı ile ilişkisine ve oradan Reha Muhtar"la yaşadıklarına her şey metnin içinde yer alıyor.

Kitap televizyon yıldızının hayatını bir gazeteciye anlatması ile başlıyor. (Bu "gazeteci" Reha Muhtar"dan başkası değil tabii.) Gazeteci, bir programına konu edecek genç kadının hayatını. Ancak ilk andan itibaren birbirlerinden etkileniyor ve bir süre sonra ilişki yaşamaya başlıyorlar.

Televizyon yıldızının hayatını, gazeteciye verdiği notlardan öğreniyoruz. Örneğin ölen kocasının ardından yaşadıklarını şu şekilde anlatmış genç kadın:
"Ne basın ne de kamuoyu tüm bu gerçek acılar ya da gerçek skandallarla pek ilgilenmemişti. Tek başına akıl sağlığını kaybetmeden ayakta kalmaya çalışırken iç dünyasında kopan fırtınalar, isyanlar, kâbuslar ve kaygılar da pek kimseyi ilgilendirmemişti. Çünkü genç kadın bunları kendi içinde yaşamış, duygu sömürüsü yapmaktan kaçınmış, asaletle dik durması gerektiğine inanmıştı."

Ancak metin için bir aşkın anatomisi de denilebilir. Çünkü adından başlayarak anlatıcının gazeteciyi övdüğü, onunla yaşadığı aşkı anlattığı bir metin "Gazeteci." Sanırım en güçlü yanı da bu eserin. Bize bir aşkın doğuşunu, gelişimini, tüm bu süreç içinde yaşananları bütün açıklığı ile anlatıyor. Dahası gözlerimizin önünde olup biten şeylerin perde arkasını da okuyoruz eserde.

Televizyon yıldızı bir arkadaşına yolladığı e-postada gazetecinin nasıl kendisini büyülediğini öyle güzel anlatıyor ki:
"Bir insan beni birkaç hafta içinde depresyon kıvamından çıkarıp, "Acaba ne zaman sevişmeyi düşünüyor" kıvamına getirmişse ve bunu hilesiz hurdasız, sadece özgüveniyle yapmışsa o adamdan korkulur. Ne ısrar, ne iltifat, ne kendini övme numaraları... Hiçbir şey yapmadı. Hiçbir şey! Bu adam tehlikeli insandır. Bu adam, insanın kanına girer, bir daha da çıkmaz. 17 yıl önce ayrıldığı Yunanlı sevgilisi, ayrı kalmalarına bugün bile "trajedi" demektedir. Bu adam çocukluğumdan beri beni dipten sallayan ruhsal, fiziksel, sosyal tüm kavramların insan kılığına girmiş halidir. Bilinçaltımın ezelden beri aradığı şeydir. Onun, bir kadını etkilemek için en güzel ses tonuyla konuşmaya, havalı yürümeye vs. vs. vs. ihtiyacı yoktur."

Birlikte olduğu gazeteciye tam anlamıyla hayran genç kadın. Onu, gerçek bir vatansever, dürüstlükte kimsenin boy ölçüşemeyeceği bir gazeteci, kendisini "haberciliği magazinleştirmekle" suçlayan ve "kaliteli" görülen birçok ekran yüzünün gerçekte yanına bile yaklaşamayacağı kadar yüksek kalitede bir adam, uzun boylu ve iri yapılı adam, habercilikte devrim yapmış adam, büyük bir marka ve rating imparatoru gibi sıfatlarla tanımlıyor.

Gündemi yansıtıyor
Ancak kitap tam anlamıyla bu denli kişisel değil. Bazı bölümlerde ülke meseleleri de anlatının konusu haline getirilmiş. Kah anlatıcının kendi görüşleri, kah Reha Muhtar"ın yazıları alıntılanarak, eserde anlatılan ilişkinin yaşanma sürecinde ülkede olan biten pek çok şey (Türban, terör, Ergenekon vs.) işlenmiş.

Son olarak belki yine Ergenekon"la bağlantılı olarak bir başka izlek eklenmiş "Gazeteci"ye. Takip edilmek. Tehlikeli bulunup izlenmek. İnsanların birer kobay gibi izlendiği, olaylar karşısında verdikleri tepkilerin ölçülüp kaydedildiği bir deney söz konusu. Gazeteci ve genç kadını takip ediyor sürekli yeşil bir Mercedes. Bu izlek metne akıcılık ve merak unsuru katıyor. Başarılı bir buluş.

Metnin anlatıcısı gazeteciye verdiği notlardan bahsederken, aslında tüm metne, yani "Gazeteci"ye de genelleyebileceğimiz bir saptamada bulunuyor.
"Bunları yazmak benim için bir tür terapiydi. Soyut ve birbirinden bağımsız görünen bölümlerden oluşuyor. Aslında karışık bir biçimde kurgulanmış olsa da, belli bir bütünlüğü var. Paramparça olmuş bir yaşamı ve bilinçaltını yeniden derleyip toplama çabası belki de.
Bunalımlı bir dönemde yazılmış bir deli saçması olduğunu da söyleyebilirsiniz, bunu reddetmem."

Deniz Uğur"un büyük bir cesaret ve açık yüreklilikle kaleme aldığı bir eser "Gazeteci." Bize bir kadını, bir aşkı, bir ülkeyi anlatıyor. Ama tüm bunları bünyesine barındıran tek bir sözcükle özetlemek istersek ne anlattığını; bize bir gazeteciyi anlatıyor.

Gazeteci
Deniz Uğur
Alfa Yayınları

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163