VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
09 Şubat 2011 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Patti Smith’i Vietnam’da okumak!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Patti Smith’i Vietnam’da okumak!

Garip. Patti Smith’in “Çoluk Çocuk”unu okumaya başladığımda Vietnam’a doğru bir seyahatin başındaydım.

Ömer Özgüner

Belki o yolculuğun gizeminden, belki yolculukta gördüklerimden ötürü tüm kitap bana Vietnam Savaşı’ndan etkilenmiş bir Amerikan kuşağının hazin hikâyesi gibi geldi.

Trajik bir açılışla başlaması, biyografi gibi devam etmesi, tam manasıyla yoksulluk ateşinde yürümesi, bir aşkın başlaması, o aşkın büyümesi, sonra taraflardan birinin içindeki eşcinseli ortaya çıkarması, ikisinin de bununla yaşamayı öğrenmesi, araya başka kadınların, erkeklerin, çok ünlü isimlerin girmesi, Chelsea Otel’in önce küçük sonra büyük bir odasındaki inişler çıkışlar, otlar, uyuşturucular, tabi kareler ve karelerce fotoğraf (erkek tarafı), yüzlerce şarkıya malzeme olacak kadar edebi şarkı sözleri ve şiir (kadın tarafı)... Sonra bu debdebeden çekiliş, birinin genç yaşta hayata veda etmesi ve diğerinin bu ilişkiyi bir eserle anlatması ve okurun bu eserin sadece kendisi için yazılmış gibi bir inançla karşılaşması... Hal böyle olunca insan neresinden başlayacağını
bilemiyor...

Patti Smith ve geçtiğimiz günlerde Türkiye’de de fotoğrafları sergilenen Robert Mapplethorpe’nin altmışlı yılların sonu ve yetmişlerin ortalarına uzanan New York’unda geçen hikâyeleri dünyada ve Türkiye’de bir hayli beğeni topladı. 2010’da National Book Awards’u kazanan kitap bir yanıyla inanılmaz kişisel ama bir yanıyla da döneminin acılarına, sıkıntılarına, ahlakına bakan bir genellikte. Smith, aslında açık açık, geldikleri orta sınıfın bütün ahlaki ve maddi değerlerine karşı nasıl ayakta durduklarını ve kendileri için nasıl yeni bir dünya yarattıklarını, üstelik fazla tevazu göstermeden anlatıyor. Sanat onlar için uğrunda yanılacak kadar kutsal. Ama aynı zamanda bütün bir edebiyata New York’taki bütün sanatsal etkinliklere aç bir kutsallık bu. Başarı onun için önemli bir cümle. Ama sadece daha fazla harcamak için değil, yürüttükleri var olma savaşını sanatla kazanmalarının gururunu üzerinde madalya gibi taşıyan bir cümle. İşin ilginci kendi kişisel başarılarının altını hiç çizmeden bu gururun hakkını da ilk aşkı Robert’e devrederek.
Kitabın bir yerinde Patti Smith, “Dünyanın kara ormanına dalan Hansel ile Gretel gibiydik. Asla hayal bile edemeyeceğimiz cazibelerin, cadıların ve iblislerin yanı sıra ancak bir kısmını hayal ettiğimiz ihtişamlarla karşılaştık. Bu iki genç adına hiç kimse ne konuşabilir, ne de birlikte geçirdikleri günler ve geceler hakkında doğruyu söyleyebilir. Bunu sadece Robert ile ben anlatabiliriz. Onun deyişiyle, bu bizim hikâyemiz. Ve o gittiği için, bunu size anlatma görevini bana bıraktı” diyor..

İşte Patti Smith’in sırf bu yüzden yazmaya karar verip aşkın ve isyanların yazında, çocuk denecek yaşta iki gencin Brooklyn’de tesadüfle bile açıklanması zor bir şansla ilk adımını anlattıkları hayatlarını, okuma nasibi bana Vietnam’da düştü. Yemyeşil ağaçların, kirli nehirlerin kenarından geçerken bu insanların gözlerine bakıp düşündüm. Aynı ülkeden, Amerika’dan bazı insanlar onların üzerine bombalar atmaya gelirken, bazıları onlar için acılar çekip eylemler yapmıştı. Elimde tuttuğum kitaptaki iki genç gibi. Biliyorlar mıydı?
Yoksa ihracatta birinci sırayı verdikleri tüm Amerikalıları toptan affetmişler miydi?

***

Aldıklarım

- Çoluk Çocuk / Patti Smith
Domingo Yayıncılık /18 TL

- Jüliet Çıplak / Nick Hornby
Sel Yayıncılık / 18 TL

- Son Adım / Ayhan Geçgin
Metis Yayıncılık / 19 TL

- Şeytan Melek ve Komünist
Nedim Gürsel / Doğan Yayıncılık 20 TL

- Avere Yıllar / Orhan Kemal
Alfa Yayınları / 9 TL

Okuduklarım

- Çoluk Çocuk

- Jüliet Çıplak

- Son Adım

Paylaş

Öyleyse ‘Yaşasın edebiyat!’ Geçen ay Grand Pera Emek Sineması’nda çok önemli bir edebiyat davetine katıldım. Davet önemliydi çünkü,Türk edebiyatının “yaşayan” 50 şairinin/yazarının, kendini, edebiyatını ve hayata bakışını anlattığı “Yüz Yüze Konuşmalar, Yaşayan Edebiyat” projesi tanıtıldı.

Devam