VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Şubat 2018 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Piyonlar şahlara adanmalı
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Piyonlar şahlara adanmalı

J.D. Barker’ın yeni romanı “4. Maymun” başından sonuna kadar gerilimi ve zihin oyunlarını üst seviyede tutan, sonunda okuyucuyu şaşırtacak ve düşündürecek bir kurgu, bir zekâ ürünü.

CEMRE NUR MELEKE


Romanda birçok karakterin hikâyesi okuyucunun zihninde kesiştiriliyor. Seri katilin sırrını çözmeye ve son kurbanı katilin elinden kurtarmaya çalışan başkarakterlerden polis Porter, kurban Emory, olayları çözmeye çalışan teşkilat ve 4MYMN lakaplı meşhur seri katilin çocukluğundan bu yana hayat hikâyesi ve ailesiyle yaşadıkları romanda ustaca kurgulanmış.

“Bir insanı ‘kötü’ diye tanımlamak için ne gerekir?”

Okurken “İnsan bu kadar kötü olabilir mi?” diye düşündürürken aynı zamanda kötülük kavramının kime ve neye göre kötü olduğunu da sorgulatan 4. Maymun’un, ceza ve işkence konusunda da okuyucunun hayal sınırlarını zorladığını söylemem gerek.

J.D. Barker, romanda geçen hikâyenin yaşanmış bir hikâye olmadığının tamamen hayal ürünü olarak kurgulandığının da kitap sonunda altını çiziyor.

“Bir babayı cezalandırmak istiyorsan ona evlat acısı tattırmalısın. Piyonlar şahlara adanmalı”

Son kurbanı Emory’den önce 7 kurbanı olan, kurbanlarının kulaklarını ve dillerini kesip ardından bunları kutuya koyup babalarına gönderen seri katil 4MYMN’un hikâyesinin nereden geldiği oldukça ilgi çekici. Romanda aktarılan bilgiye göre; halk tarafından da bilinen 3 bilge maymun (Mizaru, Kikazaru ve Iwazaru) Japonya, Nikko’da bulunan ünlü Tosho-gu Shrine Tapınağı’nın kapısının üstünde yer alırlar. 17. Yüzyılda, Hidari Jingoro tarafından yapılmışlardır ve insanoğlunun yaşam döngüsünü anlattıklarına inanılır. Yaşam döngüsü Konfüçyüs’ün öğretileri üzerine kuruludur. Mizaru ‘görmedim’, Kikazaru ‘duymadım’, Iwazaru ise ‘bilmiyorum’ demektir. Romana göre bir de kimsenin tanımadığı dördüncü maymun vardır. Adı Shizaru’dur. ‘Kötülük yapmamak’ demektir. Romanda geçen hikâye boyunca da ‘kötülük yapma’ cümlesi birçok olayın sonucunda vurgulanır. Ancak burada kafa karıştırıcı kısım, seri katile göre kötülük yapan kişilerin cezasının yine kötülük olgusuyla verilmesidir. Ama kime göre kötülük?

David Morrell’in de belirttiği gibi romanda geçen hikâye, Se7en ve Olağan Şüpheliler filmlerinin kurgu geleneğini andırmaktadır.

Aile öğretisi
Bir seri katilin çocukken ailesinden öğrendiği şiddet ve vahşetin daha sonra hayatına nasıl etki ettiğini gözlemlemek, seri katil 4MYMN’un düşünüş tarzını çözmeye çalışmak roman boyunca yakanızı bırakmıyor. 488 sayfa olan romanda yalnızca 3 günde geçen olayları, derinlemesine ve saat saat anlatmanın da bir ustalık işi olduğu aşikâr. Tıpkı kitapta da bahsettiği gibi;
“İyi bir hikâye böyledir. Önce bir alt yapı hazırlarsın, eğer gerekliyse kısa bir geçmiş anlatısı, sonra esas hikâyeye giriş yaparsın, en sonunda da hepsini güzel bir finalle bağlarsın. Acele etmemelisin. Anlattığın şeye iyi bir bifteğe ya da en sevdiğin dondurmaya yaklaşır gibi yaklaşmalısın.”

4. Maymun; filmlerde gösterilenin aksine gerçek hayatta herkesin kendisinin kahramanı olduğunu vurgularken, hikâye boyunca kim iyi kim kötü, iyilik ve kötülük nedir? Gibi sorularla zihninizi meşgul ederek, hikâyenin gidişatına kendinizi bırakmanızı istiyor. Sabır ve merakla...


Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam