VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Şubat 2016 Pazar | Anasayfa > Haberler > Platon''un ideallerine takılan aşk
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Platon'un ideallerine takılan aşk

Rafet Elçi yeni romanı Platon'un Aşkında platonik aşk kavramının doğuş hikayesini, filozof kraliçesi Harmonia'nın Platon'a duyduğu aşk üzerinden anlatıyor.



"Kanayan Kafesler", "Kalbimdeki Monarşi'den" ve "Ruhlar Pipo İçmez" kitaplarıyla tanınan Rafet Elçi yeni romanı "Platon'un Aşkı"nda gerçek bir aşk hikayesini mitolojik hikayelerle harmanlayarak masalsı bir dille anlatıyor. Roman, hocasının öldürülmesinin ardından Atina'yı terk eden Platon'un, İtalya'nın güneyindeki sahil şehri Taras'a gelmesiyle başlıyor. Platon burada felsefesinin temellerini atmak niyetindedir. Misafir olduğu evde Taras'ın filozof kraliçesi Harmonia ile tanışır. İkisi de bu karşılaşmanın neticelerinin farkındadır. Aralarında yüzyıllarca konuşulacak bir aşk doğar. Fakat aralarında bir engel vardır; Platon'un idealleri. İşte bu yüzden 'platonik' bir aşka dönüşür bu hikaye …

Nasıl doğdu kitabın fikri?

Bazı adamlar için "İnsanlık ona çok şey borçlu." deriz. Platon öyle bir adam ki "insanlık" kelimesini bile ona borçluyuz. Ondan önce "insan" ve "insanlar" diyorduk ama o "insanlık" diye bir kavramdan bahsetti. Evet bazı insanlara çok şey borçluyuzdur; bunu biliriz ama bu borcu ödemeye çalışmak gibi bir gayrete hiç girmeyiz ya da bu borcun ödenmesi gerektiğini hiç düşünmeyiz. Benim 15 yaşımdan beri hayatımın ışığı olan ve hüzünlü zamanlarımda diyaloglarına sığındığım bu adama bir borcum vardı. Bir romancı olarak bu borcu bu şekilde ödedim; onun felsefesini bir roman haline getirerek... Bu romanı okuyanlar artık Platon'un dev felsefesinin arkasındaki devi daha yakından görüyorlar. Benim için bu Platon'un kendisi gibi büyük bir teselli.

Kitabınızda masalsı bir dil kullanmışsınız. Felsefi ve mitolojik öğeler de yer alıyor...

Eski Yunan tragedya dilini kullanmaya çalıştım. Homeros'un, Sophokles'in Euripides'in havasının yayılmasını istedim romana. Zira hikayeyi anlatan da, Platon'un ve Harmonia'nın çağdaşı bir adam. Büyük şeyler yaşamış ve görmüş adamların üslubuna yerleşen bir hüzün ve ağırlık vardır. "Çocuklarım beni iyi dinleyin." diyen yaşlı bir adamın sesindeki ürperişi vermek istedim. Bu romanın hazırlık sürecine gelirsek; bir düşünce devinin, eşine az rastlanır bir dehayla meydana getirdiği tefekkür semasını bütün haşmetiyle verebilmek için, o adamın bütün eserlerini ezberlercesine okumak ve onun hakkında yazılmış eserlerle uyumak gerektiği aşikar. Bunu diğer büyük Yunan düşünürleri ve Eski Yunan'ın kendisi hakkında yazılanlar takip etti. Günler ve geceler boyunca bu adam ve felsefesi hakkında düşündüm. Bu felsefeyi nasıl bir kurguyla romana dönüştüreceğimse en az bu felsefeyi hazmetmek kadar zor bir serüvendi. Platon'un Taras'taki filozof dostu Arkhytas bu konuda yardımıma yetişti. "Roman Taras'ta geçecek." dedim heyecanla ve çok geçmeden Harmonia'nın muhteşem silüeti gözlerimin önünde belirdi. Ben de Platon gibi bu kadına aşığım.

Şöyle bir bölüm var: "Aristoteles, kadın için 'Doğanın yanlışı' diyecekti. Halbuki doğanın bir yanlışı varsa o mutlaka erkektir." Siz neler söylersiniz bu konuda?


Hugo "İki nedenden bakarız bir yıldıza çünkü ışık saçar çünkü gizemlidir. Hâlbuki hemen yanımızda kadın durmaktadır; yıldızdan çok daha büyük bir ışınım ve yıldızdan çok daha büyük bir gizem …" der. Aslında bir erkek bir yıldıza bakarken de bir kadına bakarken de aynı şeyi arar. Kendisini olduğundan daha büyük yapacak bir amaç. Bir şair için bir yıldız gökyüzündeki sevgilidir, bir kadınsa yeryüzündeki sevgili. Bir yıldızın sıcaklığıyla bir kadının sıcaklığı aynıdır. Yeter ki büyük olsun yeter ki ışıldasın. Bir erkek -yani gerçek bir erkek demek istiyorum- bir kahramandır. Bir kahramanın gökte bir yıldızı yerde bir kadını vardır, olmalıdır çünkü bunlar yoksa kendini putlaştırır; kendini aşamaz, kendinden geçemez. Mutsuz ve büyük bir abide olarak ölmek mi, soylu ve büyük bir kadın için yaşamak mı? İkisi de güzel ama ikincisi daha güzel. Benim için kadın tabiattır. Bütün ihtişamıyla evrendir. Şayet yalnız kalmak istiyorsam, bütün maddi unsurlarıyla birlikte kainatı aşmak istiyorumdur -ki bu çok sık olur- fakat başımın ağrısını dindirecek biriyle sohbet etmek istiyorsam -ki bu da çok sık olur- bu kainatın kendisidir yani kadın... Bu sıralar yıldızların ötesiyle fazla meşgulüm çünkü insanın karşısına her zaman bir Harmonia çıkmıyor.


Platon'un Aşkı
Rafet Elçi
Litera Yayınları
Etiket Fiyatı: 18 TL

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam