VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
12 Mart 2011 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > Putin’in şeytanla anlaşması!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Putin’in şeytanla anlaşması!

“Putin’in Labirenti” yeni Rusya’nın güçlü ismi Vlademir Putin’in bir tür siyasal biyografisi niteliğinde... Yeni Rusya’daki sistemin işleyişinin anlatıldığı kitapta yazar, tüm bunları ülkede artık olağan bir olay haline gelen suikastleri inceleyerek yapıyor. Zira Rusya’da işlenen siyasal cinayetler o kadar fazla ki, bu cinayetleri kurbanların aileleri ve yakınlarından başka herkes doğal karşılıyor.

Eski Sovyetler Birliği ülkelerinde uzun yıllar görev yapan Amerikalı gazeteci Steve LeVine’in kaleme aldığı “Putin’in Labirenti” kitabında, Rusya’da cirit atan casusları ve siyasal suikastları inceliyor. Bu araştırmaları üzerinden, tartışmalı bir isim olan Putin’i ve yeni Rusya düzenini yorumlamaya çalışıyor. Zira bu öyle bir ülke ki, SSCB’nin yıkılması ile köklü ve derinden bir değişim yaşamış, tüm kurumlarını kaybetmişti. Ve tüm bunlara Boris Yeltsin tarafından sürdürülen kötü bir yönetimi de eklemek gerek. Nitekim Putin geldiğinde, Boris Yeltsin’in güçsüz bıraktığı ve Batı’nın kontrolü altındaki Rusya yozlaşma, mafyalaşma ve yoksulluk içindeydi.
İşte burada Putin, yazarın “Faust’un şeytanla yaptığı anlaşma gibi” diyerek yorumladığı bir kumar oynadı. Putin göreve gelir gelmez ilk olarak yok pahasına oligarklara satılan tesislerin bir bölümünü geri almak ve oligarkların hakimiyetine son vermek oldu. Ancak bunu yasadışı güçlerle yaptığı geçici ve yazılı olmayan anlaşma yaptı. Bunun içinde bazı çetelerin suçlarına hatta cinayetlerine, kendisine sadık kaldıkları sürece, göz yumarak yaptı.
Bu da Rusya’da işlenen cinayetleri olağan kıldı. Yazar kitapta bu cinayetleri olayların tanıkları ve kurbanların aileleriyle yapılan röportajlarla anlatıyor. Mesela bilinen ilk radyoaktif izotop yoluyla yapılan suikastın kurbanı Nikolai Khokhlov’un çarpıcı hikayesi gibi... Veya Çeçenler tarafından 2002’de Moskova’da Nord-Ost Müzikali’nin sahnelendiği tiyatro binasına yapılan baskınla rehineleri kurtarma çabası... Ya da Putin hakkında açık eleştiriler yapmakla ünlü iki muhalifin 2006 yılında öldürülmesi...
SSCB’nin dağılmasından sonra toplumda yaşanan çözülme, yeni liberal politikaların yarattığı yağma düzeni ve ekonominin mafyalaşması ise kitapta hep bir dip öykü olarak yer alıyor. Kitabın arka planını oluşturan yağma ekonomisi, mafya ve devlet arasında kurulan yasak ilişki de bu çerçevede anlatılıyor. Efsanevi Sovyet istihbarat örgütü KGB’nin yerini alan FSB’deki rekabetin, gizli ilişkilerin yer alması ise kitaba bir polisiye roman ritmi kazandırıyor.
Vladimir Putin’e yakınlığı ile bilinen, Çarlık dönemi aristokrasisinden gelen bir ailenin çocuğu olan Amerikalı gazeteci Paul Klebnikov’in cinayeti ise kitabın en dikkat çekici olaylarından. Putin hayranı bu gazeteci 2000 yılında “Kremlin’deki Mafya Babası” başlıklı bir biyografi yazmış ve büyük ilgi çekmişti. Kitabın kahramanı ise Kremlin’de “kralları yaratan adam” olarak bilinen Boris Berezovsky’di. Berezovsky, önce Boris Yeltsin’in sonra da Vlademir Putin’in ani yükselişinin arkasındaki isimdi. Yeltsin döneminde perde arkasındaki olaylara yön veren Berezovsky, Putin döneminde de aynı şekilde davranmak isteyince tasfiye edilmişti. İşte kitapta onun öldürülüşü de yer alıyor.

Paylaş

Öyleyse ‘Yaşasın edebiyat!’ Geçen ay Grand Pera Emek Sineması’nda çok önemli bir edebiyat davetine katıldım. Davet önemliydi çünkü,Türk edebiyatının “yaşayan” 50 şairinin/yazarının, kendini, edebiyatını ve hayata bakışını anlattığı “Yüz Yüze Konuşmalar, Yaşayan Edebiyat” projesi tanıtıldı.

Devam