VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Şubat 2018 Perşembe | Anasayfa > Haberler > "İyi okur” yetiştirmeyi amaçlıyoruz
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

İyi okur” yetiştirmeyi amaçlıyoruz

2013’te yayın dünyasına adım atan Eksik Parça Yayınları, Halit Ziya Uşaklıgil’den Hüseyin Rahmi Gürpınar’a Zeyyat Selimoğlu’ndan Feridun Andaç’a olmak üzere üç yüz elliye yakın eser yayınlayarak güçlü bir büyüme kaydetti. Öncelikli hedeflerinin iyi okur yetiştirmek olduğuna dikkat çeken yayın yönetmeni Asiye Ademir “Okuma alışkanlığını var edebilecek kitapları, yazarları okurla buluşturmaya çalışıyoruz,” diyor.

İPEK CEYLAN ÜNALAN



Eksik Parça Yayınları nasıl kuruldu? Hikâyeniz nedir?

İlk kitabımızı Mayıs 2013’te çıkardık. Çok genç bir yayıneviyiz ancak bizler, yayıncılık sektörüne uzun yıllar emek vermiş insanlarız. 1990’lardan beri sektörün dağıtım alanında çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Yani kitabın dolaşımını, okurun nabzını bilen bir birikimimiz var. Çıkış noktamız ise gene okura dönüktü. Bir anlamda “eksik”lere bakarak yol almayı hedefledik. Logomuzun bir yapboz parçası olması birçok kişi tarafından beğeniliyor ve hikâyesi soruluyor. Ben yapboz yapmayı çok seven bir insanım, birçok parçadan oluşan yapbozlar yapıyorum ve yapbozu tamamlamak üzereyken son parçanın kaybolması ya da kutudan çıkmaması beni en korkutan şey oluyor. Bu parça o kadar önemli ki eğer olmazsa resminizi tamamlayamıyorsunuz. İşte bizim için de Eksik Parça o kadar değerli.
İlk kitabımız Karen Kingsbury’den “Şans” adlı romandı. Bu kitabın çok iyi bir çeviriyle ve özenle hazırlanması bizim bundan sonra nasıl bir yayıncılık yapmamız gerektiği konusunda yol gösterici oldu. Ve bu kitap bize gerçekten şans getirdi. Daha sonra yerli edebiyat ve çocuk edebiyatı olmak üzere iki ayrı bölüm daha kurduk. Yerli edebiyatta yayınevimizin danışmanlığını Feridun Andaç üstleniyor. Yaklaşık dört buçuk yılda ulaştığımız yayım sayısı üç yüz elliyi buldu.

Çocuk kitaplarında hassasız

Yayın çizginizi belirleyen kriterler neler?

Aslında bu sorunun yanıtını ikiye ayırmamız gerekiyor. Birincisi çocuk kitapları; günümüzde maalesef ki çocuklarımızın hassasiyetlerine yeterince önem verilmiyor. Yayımladığımız kitapların çocukların gelişimine pozitif bir etkisi olması gerekiyor. Bu yüzden çocuk yayıncılığı ciddi sorumluluk isteyen bir alan. Çok titiz ve çok hassas olmamız gerekiyor. Çocuk kitaplarında şiddet içeren ve çocuğu yanlış yönlendireceğine inandığımız hiçbir kitabı basmıyoruz.

Yetişkin kitaplarımızda, özellikle çevirilerde kolay okunabilen, sağlam bir kurgusu olan, bizim de okumaktan keyif alacağımız kitapları yayımlamayı tercih ediyoruz.

Yerli edebiyatımızda da özellikle geçmişte büyük okuyucu kitlelerine ulaşmış, birçok önemli eserler vermiş fakat günümüz okuru tarafından yeterince tanınmayan, edebiyatımızda iz bırakmış yazarlarımızın kitaplarına özellikle yer ayırıyoruz.

Bu açıdan Zeyyat Selimoğlu’nun ve Sulhi Dölek’in bütün yapıtlarının yayımına başladık. Selimoğlu’nun ilk beş kitabı (“Kavganın Sonu ve Başı”, “Direğin Tepesinde Bir Adam”, “Kıçüstünde Bir Toplantı”, “Koca Denizde İki Nokta”, “Karaya Vurdu Deniz”) raflarda yerini aldı. Dölek’in yapıtları ise önümüzdeki aylarda okurla buluşacak.

Hedef kitleniz kim?
Kitap okumayı “boş zamanlarını değerlendirmek” olarak görmeyen; bunu yemek, içmek, uyumak gibi temel bir ihtiyaç olarak gören herkes hedef kitlemizi oluşturuyor. Bir bakıma şunu da amaçlıyoruz; “iyi okur” yetiştirmek. Yani okuma alışkanlığını var edebilecek kitapları, yazarları okura taşıyıp; bunların yanına da iyi edebiyatın temel yapıtlarıyla okuru buluşturmayı amaçlıyoruz.

Edebiyatın başka alanlarında neler yayınlıyorsunuz?
Deneme ve Sanat Eğitimi dizilerimiz var. Burada da düşünce dünyamıza katkıyı ve sanat eğitimine desteği amaçlıyoruz. Meraklı okurun ve sanata eğilimli insanların, nitelikli kitap arayışına olan inancımız, bu dizilerde yetkin isimlerden ufuk açıcı kitaplar yayınlamamıza sebep oldu.
Deneme dizimizde Emin Özdemir, Adnan Binyazar, Doğan Hızlan, Uğur Kökden, Emin Özdemir, Feridun Andaç’ın yeni deneme kitaplarını yayımladık.
Sanat Eğitimi dizisinde Feridun Andaç’ın Öykü Yazmak Hikâye Anlatmak, Hülya Nutku’nun Oyun Yazarlığı, Dramaturgi; Özdemir Nutku’nun Tiyatro Yönetmeninin Çalışması yayımladığımız ilk kitaplar oldu.

Bir kitabı yayınlamanızda etkili olanlar neler?
Kitap bize bir dosya olarak geldiyse öncelikle hazırlayan kişinin nelere dikkat ettiğine (kendisi hakkında kısa bir bilgi, kitabın konusu ve kurgusuyla ilgili ufak bir özet) bu işi ne kadar ciddiye aldığına bakıyoruz. Sonrasında yayın çizgimize, politikamıza uygunluğu geliyor elbette. Bu da bizi dosyayı incelemeye yöneltiyor ister istemez.

Dosyayı incelemeye başladığımızda ise konunun ne kadar ilgi çekici olduğuna, kurgunun eksiksiz olup olmadığına ve en önemlisi de yazarın, kitapta yer alan konular hakkında ne kadar yetkin olduğuna bakıyoruz.


Yayınlanan kitaplarınızın sayısına bakarsak oldukça hızlı bir büyüme yaşadınız. Aynı anda bu kadar çok kitap yayınlıyor olmak yayın kalitesini nasıl etkiliyor?
Evet hızlı bir büyüme yaşadık ama plansız bir büyüme yaşamadık. Bu kontrollü ilerleme yayın kalitemizi oldukça olumlu etkiledi. Her çıkardığımız kitapta yeni şeyler öğrendik ve “Daha iyi nasıl yapabiliriz?”in arayışı içine girdik.

Yeniliklere her zaman açık olduk ve eleştirilere son derece duyarlı davrandık. Amacımız her geçen gün daha iyiyi hedeflemek oldu. İzleyen, gözleyen, araştıran, okurunun profilini gözeten, yazara ve kitaba giden bir yayınevi olmanın yansıması bunlar bence. Yani rastlantı ve rastgelelik yok yayın çizgimizde.



Bir sansür, iki ekonomik kriz

Bugün yayıncılığın en büyük sorunu sizce nedir? Yayıncı olmanın günümüzdeki avantajları neler?
Benim gözümde, günümüzde yayıncılığın önünde gerçekten sorun teşkil eden iki sıkıntı var: Biri sansür, ikincisi de ekonomik krizler. Günümüzde daha basılmadan yasaklanan kitapları gördükçe moralimiz bozuluyor. Yaşanan krizler her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüz için de kâbus olabiliyor. Ekonomide önünüzü görememek yapmayı düşündüğünüz birçok projeyi ertelemeniz anlamına geliyor.

Okur ile eser arasında bir köprü görevi görmek, yeni yazarların kendini ifade edebilmesi için fırsat tanımak, yeni baskısı olmayan kitapları yeniden yayımlayarak okuruna sunmak, kendini sanatla yoğurmuş çizerlerin çizgilerini ve renklerini kelimelerle buluşturmak gibi birçok mutlu eden detaylar da var elbette.



Paylaş