VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
09 Ekim 2012 Salı | Anasayfa > Haberler > "Neden insanlar Sırça Fanus gibi kitapları okurlar ki?"
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Neden insanlar Sırça Fanus gibi kitapları okurlar ki?

Önümüzdeki günlerde okuyucuyla buluşacak olan Umut Işığım kitabından bir bölüm sadece VatanKitap'ta...

Önümüzdeki günlerde Feniks Yayınları etiketiyle çıkacak "Umut Işığım" kitabından bir bölüm VatanKitap okurlarıyla buluşuyor. Başrollerinde Bradley Cooper, Robert De Niro, Jennifer Lawrence ve Chris Tucker'ın oynadığı, kitaptan uyarlanan film ise 4 Ocak 2013'te Türkiye'de vizyona giriyor.

Kitaptan bir bölüm:

"Gece olunca Sylvia Plath’in Sırça Fanus romanını okumaya çalışıyorum. Nikki, Plath’in yazdığı romanın ne kadar önemli olduğunu anlatırken “Her genç kadın Sırça Fanus’u okumaya zorlanmalı,” derdi. Sırf kadınları daha iyi anlayıp Nikki’nin duygularını ve değer verdiği şeyleri anlayabilmek için annemden kütüphaneden bu kitabı almasını istemiştim.

Kitabın kapağı süslü püslü görünüyor; kurumuş bir gül aşağı bakacak şekilde kitap adının üzerine sarkıyor.

Plath’in, daha ilk sayfada Rosenberglerin idamından bahsettiğini görünce ağır depresif bir kitap okumak üzere olduğumu anlıyorum, çünkü eski bir tarih öğretmeni olarak Kızıl Korkusu ve McCharthyciliğin ne kadar depresif bir konu olduğunu biliyorum. Rosenberglerden yola çıkan başkahraman, kadavraları ve kahvaltı ederken gördüğü kopmuş kafayı anlatmaya başlıyor.

Ana karakter Esther, New York City dergisinde iyi bir staj kapıyor, ama depresyona giriyor.

Erkeklerle tanıştığında kendini sahte isimlerle tanıtıyor. Esther’in aslında Buddy adında bir tür erkek arkadaşı var, adam ona çok kötü davranıyor ve yazar olmak istediğini bilmesine rağmen evinin kadını olup çocuk doğurması gerektiğine inanıyor.
Sonunda Esther kopuyor ve elektroşok terapisi görüyor, bir sürü uyku hapı yutup intihar etmeye çalışıyor ve sonunda benimki gibi kötü bir yere gönderiliyor.

Esther, kaldığı kötü yerde yemek servisi yapan siyah adam için “Zenci” tabirini kullanıyor. Aklıma siyah arkadaşım Danny geliyor; bu kitabı okusa muhtemelen deliye dönerdi, çünkü Esther beyaz bir kadın ve Danny “Zenci” gibi ırkçı söylemleri sadece siyahların kendi aralarında kullanabileceğine inanıyor.

Ne kadar bunaltıcı olsa da başta kitap beni heyecanlandırıyor, çünkü öğrenmek için can attığım akıl sağlığı meselesi, kitabın ana konusu. Aynı zamanda Esther’in nasıl iyileştiğini, eninde sonunda kendi iyimser senaryosunu bulup hayatına nasıl devam ettiğini de görmek istiyorum. Eminim Nikki bu kitabı, hayata olumsuz bakan bunalımlı genç kızların yeniden umuda sarılmaları için öneriyordur.

O yüzden okumaya devam ediyorum.

Esther bekaretini kaybediyor, tıpkı Silahlara Veda romanındaki Catherine gibi kanamadan neredeyse hayatını kaybediyor, bunu okurken neden Amerikan edebiyatında kadınların bu kadar çok kanadığını merak ediyorum. Esther iyileşiyor, ama hemen ardından arkadaşı Joan’ın kendini astığını öğreniyor. Onun cenazesine gidiyor ve kitabın sonunda kapatıldığı kötü yerden çıkacak kadar akıl sağlığının yerinde olduğuna karar verecek terapistlerle dolu bir odaya giriyor.

Esther’e ne olduğunu, iyileşip iyileşmediğini öğrenemiyoruz; haliyle sabaha kadar okuduktan sonra sonunda ne olduğunu öğrenememek beni deliye çeviriyor.

Güneş yatak odamın penceresinden uç gösterdiğinde kitabın arkasındaki biyografik yazıyı okuyorum ve bütün “romanın” aslında Sylvia Plath’in hayatını anlattığını, kadının sonunda başını mutfaktaki fırına sokup, tıpkı Hemingway gibi – ama tabanca kullanmadan – intihar ettiğini öğrendiğimde, kitabın öngörülen sonunun bu olduğuna karar veriyorum. Sonuçta herkes romanın Sylvia Plath’in hayatını anlattığını biliyor.

Kitabı yarısından ikiye ayırıp parçaları odamın duvarlarına fırlatıyorum.

Bodrum.

Stomach Master 6000

Beş yüz mekik.

Nikki neden gencecik beyinlere böylesi depresif bir romanı öneriyor ki?

Ağırlık aleti.

Ağırlık kaldırma.

Yüz otuz kiloluk halter.

Neden insanlar Sırça Fanus gibi kitapları okurlar ki?

Neden?

Neden?

Neden?"

Paylaş