VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Haziran 2013 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > Ray Bradbury’nin ikinci eve dönüşü
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Ray Bradbury’nin ikinci eve dönüşü

Birinci yılında, fantastik, bilim kurgu ve korku edebiyatının büyük ismi Ray Bradbury’yi büyük bir saygı duruşuyla hatırlıyoruz. Neil Gaiman’dan Margaret Atwood ve Dave Eggers’a 26 yazar kısa öyküler ve öykülerini tamamlayan sonsözlerle Bradbury’yi hatırlıyorlar. Yazarın ölmeden önce yazmış olduğu giriş yazısı ise hayranları için tam bir hazine.



Emrah Güler
guler.emrah@gmail.com

Ray Bradbury ile kalabalık bir aile toplantısına ne dersiniz? Şöyle şenlikli, şölenli, biraz da meleklerle, cadılarla süslenen fantastik bir aile toplantısına? Bir sene önce Haziran ayında aramızdan ayrılan fantastik, bilim kurgu ve korku edebiyatının babalarından Bradbury, manevi çocuklarıyla yepyeni bir kitapta, yepyeni öykülerle bir araya geliyor.
İthaki’den yayımlanan “Gölge Oyunu: Ray Bradbury Anısına Yepyeni Öyküler,” okuyuculara kalabalık bir künye sunuyor. En başında, bu büyük saygı duruşunun ilham kaynağı Bradbury’nin ismi karşımıza çıkıyor. Hem kitabın kapağından, hem de hayranları için paha biçilmez önsözünden okuyuculara muzipçe göz kırpıyor.
Sonra kitabı derleyen iki isim var. “Yazdıkları hem Weird Tales’de hem de The New Yorker’da yayımlandı. Kaç yazar birbirinden böylesine farklı iki edebi kulvarda kendine yer bulabilir?” diyerek övgü ve sevgi dolu Giriş yazılarına başlayan iki isim, Sam Weller ve Mort Castle. Kitabı Türkçeye kazandıran M. İhsan Tatari var bir de buradaki okurlar için.
Kitabın her sayfasında, bizlerle beraber satırları okuyor duygusunu veren Ray Bradbury bu derlemenin onur konuğuysa, künyeyi asıl kalabalıklaştıran, kitabın asıl yıldızları ise kısa öyküleriyle babalarına saygı duruşunda bulunan 26 yazar. Aralarında Bradbury’ye hayran olduğuna şaşırmayacağımız Neil Gaiman ve Margaret Atwood ile beraber, Dave Eggers ve Dan Chaon gibi sürpriz isimlerin de bulunduğu 26 yazar, ustalarına birer öykü armağan ederken, öykülerine noktayı sonsözleriyle koyuyorlar.
“Sanırım sizleri neden bir aile toplantısına çağırdığımı merak ediyorsunuz. İzin verin açıklayayım,” diyor Ray Bradbury “İkinci Eve Dönüş” başlığını uygun gördüğü önsözünde. Manevi, edebi ve gerçek ailelerinden söz ettiği yazısına, hayal gücünün sınırsız olabileceğini hissettiren en büyük ilham kaynağı, Edgar Allan Poe ile giriş yapıyor. Sekiz yaşındayken teyzesi Neva’nın kendisine verdiği Poe’nun “Gizem ve Hayal Gücü Öyküleri” kitabının kopyasını hatırlıyor ve “bir daha asla eskisi gibi olamadım,” diyor. “Kullandığı dil değerli taşlarla süslü ve şatafatlıydı, tıpkı bir Fabergé Yumurtası gibi... Fikirleri korkutucu ve de fantastikti, âsk olmuştum.”

Ray Bradbury ve fantastik ailesi
Bradbury’nin sekiz yaşındayken hissettiklerini bu kadar net ve dramatik bir şekilde anlatmasına şaşırmamak gerekiyor. Yazarın biyografisinin en çarpıcı ayrıntılarından birisi, doğduğu günü hatırlaması. “Beşikte uyumadan önce bahçedeki elma ağaçlarına baktığımı hatırladım,” diyor Bradbury. “Sonra annemle konuştuğumda hatırladığım pek çok şeyin doğru olduğunu söyledi. Hatıralarım çok canlıydı. Bir yerden duyularak edinilmiş hatıralar değildi.”
Bradbury, “yıllar geçtikçe başka babalarım da oldu,” diyor ve bunlar arasında L. Frank Baum, H. G. Wells ve Jules Verne’i sıralıyor. Ataerkil bir aile değil bu tabii ki. Listede anneler de bulunuyor: Emily Dickinson, Willa Cather ve Eudora Welty. Yazarın, kendi deneyimiyle ebelerini de unutmayalım: Shakespeare ve İncil.
“Benim ailem bir sirk ailesi, garip ve harika bir gece yarısı karnavalının göstericileri, aslan terbiyecileri, büyücüler ve güzel ucubeler. Bu toplantıyı olağanüstü yapanlar onlar.” Bradbury’nin sözünü ettiği kişiler, evine dönen ve gururla çocukları olduğunu söylediği 26 yazar, bu aile toplantısını “olağanüstü” ve “İkinci Eve Dönüş” yapan yazarlar.
Peki birinci “Eve Dönüş” ne zaman gerçekleşmiş? 1946 yılının Ekim ayında. “Eve Dönüş,” Bradbury’nin ilk öyküsü ve 1946 yılında, yazar 26 yaşındayken Mademoiselle dergisinde yayımlanıyor. Vampirler, cinler, yarasa adamlar, mumyalardan oluşan fantastik bir ailenin Cadılar Bayramı’nı kutlamak için bir araya gelmelerini anlatan bu öykü derginin Cadılar Bayramı özel sayısının yıldızı oluyor. The New Yorker dergisinin çizeri Charles Addams da öykünün çizimlerini yapıyor. Addams bu genç yazarın bir yandan karanlık, bir yandan eğlenceli öyküsünden o kadar etkileniyor ki, yıllar sonra “Addams Ailesi”ni popüler kültüre kazandırıyor.
“Gölge Oyunu: Ray Bradbury Anısına Yepyeni Öyküler”de neler var peki? Bir kez daha Bradbury’nin giriş yazısına dönelim. “Bu kitapta izbe bodrumlarda, uzay derinliğinin karanlıklarında, küçük kasabalarda ve büyük şehirlerde geçen hikâyeler keşfedeceksiniz. Koruyucu melekler ve içinizdeki şeytanlarla karşılaşacaksınız. Sakin, mutlu, hüzünlü ve korkutucu hikâyeler bulacaksınız. Bu kitap benim kâbuslarım ve hayallerimin bir sureti gibi. Fantastik, bilimkurgu ve gizem öykülerini, ama her şeyden önemlisi de hayal gücünün ürünlerini okuyacaksınız.”
Öyküden gölge oyununa

Roman, senaryo, televizyon dizisi, deneme ve tiyatro oyunu yazan Bradbury için her zaman en yakın hissettiği, en heyecanla yazdığı kısa öykü olmuş. Vatan Kitap’ın Mart sayısı için yazdığı yazısında Özlem Akalan, kitapların yakıldığı bir distopyayı anlattığı “Fahrenheit 451”in nasıl bir kısa öyküden ortaya çıktığını anlatıyor. “Yayaların yaya kaldırımında yürümesinin yasaklandığı meşhur öyküsünü yazmış önce: ‘The Pedestrian’ (Yaya). Bir süre sonra yaya kaldırımında yürüdüğü için polis tarafından durdurulan yayayı yürüyüşe çıkarmış, köşeyi döndükten sonra da onu Clarisse McClellan adında bir kızla karşılaştırmış ve böylece ‘Fahrenheit 451’ doğmuş.”
1950 yılında yayımlanan ilk romanı “Mars Yıllıkları” da benzer bir şekilde bir öykü olarak başlamış, yayınevi bulamayınca da içi içe geçen öykülerden oluşan bir romana dönüştürmüş ve klasik fantastik romanı ortaya çıkmış. “’Gölge Oyunu,’ Ray Bradbury hayranları için olduğu kadar, zengin hayal gücü barındıran, ustaca işlenmiş, şaşırtıcı derecede özgün ve sarsıcı kısa hikâyeler okumaktan hoşlanan tüm okurlar için de sahipsiz bir hazine,” diyor Amerikalı yazar Joyce Carol Oates ve tüm yazarların birer Bradbury hayranı olduğunu ve çok yetenekli olduklarını ekliyor.
Kitabın adı ise iki bin yıldan fazla tarihi olan bir başka hikâye anlatıcılığı olan gölge oyunundan geliyor. Weller ve Castle, Karagöz ve Hacivat’la kültürümüze giren bu anlatımı tercih etmelerini gölge oyununun Bradbury’nin modern fantastik mitlerine benzer bir şekilde “fantastik fabl ve folklor hikâyeleri”nden oluşmalarına bağlıyorlar.
Bradbury’nin edebi çocuklarından belki de kendisine en yakını olan İngiliz yazar Neil Gaiman, kitabın açılış hikâyesi olan “Ray Bradbury’yi Unutan Adam”da giderek hafızasını kaybeden, böylece de hayatını değiştiren öyküleri ve kitapları unutan bir adamı anlatıyor. Bradbury’ye 91. yaş günü hediyesi olarak bu öyküyü gönderen Gaiman, “O da tıpkı eserleri ve hakkındaki diğer her şey gibi unutulmazdı,” diyor öyküsüne eklediği sonsözde.
Yer yer “Fahrenheit 451”i hatırlatan “Baştan Hayat” ise Kanadalı edebiyatçı ve çevre aktivisti Margaret Atwood imzası taşıyor. Atwood, Bradbury öyküleri için, “bazı yazarlar bizim ‘derin metafor’ olarak adlandırabileceğimiz bir düzeye doğrudan yükselir ve efsanevi bir seviyede yazarlar. Bu hikâyelerin yaptığı şey de buydu,” diyor. Kendi öyküsünü ise mütevazı bir şekilde daha aşağıya koyuyor: “Benim hikâyem sadece solgun ve küçük bir tekrar.”
“Bu cildin içindeki hikâyeler ne bir devam öyküsü ne de birer taklit,” diyor Weller ve Castle. “Tam aksine, tek bir ortak mihenk taşından, Ray Bradbury’nin kalıcı çalışmalarından esinlenen, birbirinden farklı kurgusal hayaller.” Mezar taşında “Fahrenheit 451’in yazarı” yazan Ray Bradbury’nin asıl yazmasını dilediği sözler ise şunlardı: “O bir hikâye anlatıcısıydı.” Bizler de, uzak diyarları çok yakınımızdaymış gibi anlatan, fantastik ve bilim kurguya edebiyatta saygın bir isim kazandıran Bradbury’yi aynı sözlerle hatırlayalım: “O bir hikâye anlatıcısıydı.” Hem de, en iyilerinden.






Paylaş