VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Haziran 2017 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Romandaki isimsiz kahraman biziz
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Romandaki isimsiz kahraman biziz

“Kırk Oda”, Olga Grushin’in Türkçeye çevrilen ilk romanı. Dört yaşından 60’lı yaşlarına kadar bir kadının hayatının farklı evrelerini kaleme alan Grushin, yitip giden hayaller ve onların yerine konan yeni mutluluklar üzerinden okura kendi hayatını sorgulatıyor.

ÖZLEM AKALAN





Romanın kahramanı, henüz dört yaşındayken anneannesinin ona anlattığı ama sonunu hep gizlediği peri masallarıyla süsleyerek anlatmaya başlıyor 70’li yılların Rusya’sında geçen hikâyesini. Ardından, başkahramanları kendisi, annesi, bir denizkızı ve mücevherler olan bir anısını paylaşıyor bizimle. Çocuk aklıyla bizim de aklımızı karıştırıyor ama bu, biraz sonra göreceklerimizle karşılaştırılınca hiçbir şey değildir! Çünkü henüz 10 yaşındayken babasıyla Platon’u, Rönesans’taki ideal şehir kavramını tartışan bir çocuk vardır karşımızda.

13 yaşına geldiğinde, babasının arkadaşlarının yasaklı şairleri okuduğuna tanıklık edip şiire âşık olur. Bu yolda ona, “Her çağın insanı hak ettiği şiire sahip olur” diyen, ilham perisi mi yoksa baş belası mı olarak nitelendireceğimi bilemediğim hayali arkadaşı eşlik etmeye başlar. 17 yaşına geldiğinde ise gelecek üzerine kafa yormaya başlar kahramanımız. Ama onunki sıradan, beklenen bir gelecek olmamalıdır. Çünkü başka yerlere gitmek istemektedir genç kız; “Yeni yerlere. Yabancı yerlere. Bir evim olmasın; bir yerden diğerine seyahat edeyim, koklayayım, tadına bakayım, anlatayım, hatırlayayım ve sonra devam edeyim…”

O gelecek hayalleri kurarken Berlin Duvarı yıkılmış, Rusya’da yeni bir dönem başlamıştır. Kahramanımız Amerika’da bir üniversiteden burs kazanır ve bu hakkı elde eden ilk kadınlardan biri olarak hayallerini gerçekleştirmek üzere yola çıkar. Ne var ki kurduğu hayallere inat hayat onu da, tıpkı çoğumuz gibi, sıradanlığa sürükler. Ergenlik çağının gizli ziyaretçisi, akıl hocası, kimi zaman onu şiir yazması için teşvik etse de o artık evli ve beş çocuklu sıradan bir Amerikalı kadına dönüşmüştür…

Yazıp yazıp yakıyor
Evlendikten sonra Bayan Caldwell olarak tanıdığımız romanın isimsiz kahramanı, başkalarının göremediğini gören, sözcükleri herkesten daha iyi kullanan, doğuştan yetenekli bir şair. Yazıp yaktığı ya da hiç kâğıda geçirmediği şiirlerini sadece okurla paylaşıyor. Sıradan bir hayatın şiirsel ve mizahi kronolojisini çıkaran Bayan Caldwell hiç de azımsanamayacak bir işe imza atıyor ve okura kendi yaşamını sorgulatıyor. Üstelik bunu 40 bölüme yani bir Amerikalı’nın hayatı boyunca döşediği ortalama oda sayısına yayıyor; bu nedenle bölümler, banyo, mutfak, antre, yatak odası gibi isimler alıyor.

Olga Grushin, etkileyici romanı “Kırk Oda”da kendisiyle aynı yaşta, benzer tecrübeler yaşamış bir kahramana hayat vermiş. Dört yıllık tam burs kazanarak Rusya’dan ABD’ye giden ilk Rus kadın olan Grushin, adını ve bu başarısını Bayan Caldwell’in en yakın arkadaşı Olga’ya aktarmış. Kahramanı Bayan Caldwell’in şiirlerindeki gibi güncel ve siyasi konuları romanına aktarmayan Grushin, Rusya-Amerika ve Rus-Amerikalı farklarını satır aralarında incelikle işliyor. Büyük hayalleri olan ve bunları gerçekleştirmekte başarılı olamayan kahramanın özellikle son bölümde yol ayrımlarını tekrar tekrar hatırlaması, okuru da ister istemez kendi gençliğine, kendi yol ayrımlarına sürüklüyor.




Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Ağustos 2017 Yıl : 13
Sayı : 162