VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Ocak 2018 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Ruhun ölümsüzlüğüne göz kırpış
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Ruhun ölümsüzlüğüne göz kırpış

“Aşk Yeniden İcat Edilmeli”, Rimbaud’dan Jim Morrison’a, ölümün gizemli, ürkütücü yüzünden ayrı dünyalara ve farklı algı kapılarına taşıyan bir yolculuğa davet ediyor.

YONCA BOZTUNALI





Beni Nazlı Eray’la tanıştıran biricik arkadaşım Buket Aşçı’ydı. Bodrum’da bir kafenin terasında, yaz sıcağında hafif esintiler arasında hayattan, edebiyattan ve aşktan konuşmuştuk. O sırada karşımızdaki denizin maviliği üstünde sallanan beyaz küçük tekne ve olağan görünen her şey arasında sevgili Nazlı Eray, ortamı anlatan bir dizi şahsına münhasır büyülü cümle sarf etmişti, ne yazık ki şimdi anımsamıyorum. Ben benzetmenin harikuladeliği ve günün sıradanlığı arasında bir çiçek gibi açan bu ifade karşısında hayranlığımı ve şaşkınlığımı gizleyemezken sevgili Buket gururla gülümseyerek bana bakmıştı ve şöyle demişti: “İşte böyle bir şey dil ustalığı…” Şimdi bu soğuk kış günlerinde, Nazlı Eray’ın işte bu büyülü kalemi, yeni bir kitapla karşınızda… “Aşk Yeniden İcat Edilmeli”, sizi; Rimbaud’dan Jim Morrison’a, ölümün gizemli, ürkütücü yüzünden ayrı dünyalara ve farklı algı kapılarına taşıyan bir yolculuğa davet ediyor. Daha önceki kitaplarında olduğu gibi, yine tuhaf bir ölüm hikâyesi var, Nazlı Eray’ın son romanında… Ve siz yine kitabın kahramanının hayatını tekrar okumak isteyecek kadar içine düşeceksiniz tuhaf, bilinmez olayların.

Mezarının derbederliği Eray’ı etkiledi
Nazlı Eray’ın 17 yaşından beri hayranı olduğunu söylediği Rimbaud şiirleri, onu aslında hiç tanımadığı bir rock efsanesi Jim Morrison’a götürmüş. Çünkü muhteşem şarkı sözleri yazan Jim Morrison da bir Rimbaud hayranı aslında... Paris’te tesadüfen karşısına çıkan Morrison’ın mezarının derbeder, sade halinden çok etkilenen Eray, o zamanki hislerini bu kitapta çok güzel dile getirmiş. “Aşk Yeniden Keşfedilmeli”de, hikâye Bodrum’da başlıyor. Sabaha karşı henüz alacakaranlıkken odasında birinin varlığını hisseden yazar, dikkatle baktığında yatağının karşısındaki koltukta Arthur Rimbaud’nun oturduğunu görür. Genç ve yakışıklı şair elindeki cep telefonu ile epey meşguldür. Ancak biraz sonra, telefonla konuşup aceleyle limana gitmek üzere odadan çıkar. Peşinden koşan yazar, gecenin karanlığında onu kaybeder. Bu olay tuhaflıkların başlangıcıdır. Bir dost sohbetinde bahsi geçen Jim Morrison, ertesi gün yaşlanmış haliyle komşunun evindedir ve fakat tek kelime konuşmaz.
Eş, dost tanıdıklar, doktorlar bir araya gelerek onu konuşturmak ve gizemi çözmek isterler. Bu arada, birden kendimizi Jim Morrison’ın Paris’te öldüğü ucuz, eski otel odasında buluruz. Sevgilisi Pamela’nın Morrison’ın cesedini buzlarla gizlediği o sisli geceden Morrison’ın mezarına, Los Angeles’taki konserden kulise uzanır Jim Morrison’la tanışırız. Dahası ilerleyen zamanlarda Jim Morrison’ı başarıyla beyaz perdede canlandıran Val Kimler ve sevgilisini oynayan Meg Ryan’da öyküye girer.

Gizemi, kaosu, başkaldırıyı, gençliğin isyanını temsil ettiğini ve deri ceket giymiş Rimbaud olduğunu söyleyen ve kendini bir “kertenkele kral” olarak tanımlayan Morrison’ın esrarlı ölümü ve algıların ötesine geçme isteği bu romana çok uymuş. Ölümün başka bir boyuta geçiş olduğunu daha çocukluğunda fark ettiğini söyleyen Morrison, “Aşk Yeniden İcat Edilmeli”, de bizi, zihnimizdeki farklı algı kapılarını açmaya ve ruhun ölümsüzlüğünü fark etmeye davet ediyor. Okuyucu hiç sıkılmadan, kendini Los Angeles’ta bir konserden, Paris’teki mezarlığa oradan Bodrumdaki bir falcıdan Ankara’nın bozkırında buluyor. Akıcı diliyle merakla okunacak “Aşk Yeniden İcat Edilmeli” de Eray, gerçeklik, yansımalar, hayatımızdaki geçişler, aradakiler, düş gücü ve mantık arasındaki sembolleri keşfederek sizi kendinizden geçirecek bir rüyaya çağırıyor yine. Ruhun ölümsüzlüğüne, Buket’e, Rimbaud ve Jim Morrison’a büyülü gerçeklikle kadeh kaldırarak, muzipçe göz kırpıyor sanki “Aşk Yeniden İcat Edilmeli”...

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Mayıs 2018 Yıl : 14
Sayfa : 171