VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
13 Nisan 2014 Pazar | Anasayfa > Haberler > Ruhunuzdan geçen öyküler
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Ruhunuzdan geçen öyküler

Aşk, sevgi ve fedakârlık... Birbirini tamamlayan bu üç duyguyu kısa ve öz bir şekilde anlatarak kaleminin ve üslubunun ustalığını bir kez daha ortaya koyuyor Prof. Dr. Mahmut Kaplan.


“Yıllar ne de çabuk geçiyor. Saçlarım ağarmış ama ben hâlâ aynı yerdeyim. İlk gençlik ümitleri, ürperişler ve gelecek planları… Her şeyden ne kadar da uzağım. Hocam haklıydı: ‘İçine kapanıksın. Kabuğunu yırtmadıkça yerinde sayarsın.’ Kendimi değiştiremedim.”
Herkesin farklı bir hikâyesi vardır. Her insan hayal kurar, dilek diler, hayatında iyi ve güzel şeyler olsun ister. Ancak güzelliklere erişmek, güzel ve mutlu bir yaşam sürebilmek için bizim de hayata sunmamız gereken şeyler vardır. Ama erteleriz. Ve yılların bir anda nasıl da geçip gittiğine ve aslında yerimizde saymaktan başka bir şey yapmadığımıza şahit oluruz. Prof. Dr. Mahmut Kaplan da her biri birbirinden bağımsız olan öykülerinden oluşan “Aydınbaba Yokuşu kitabında insanı vakti varken yaşamı ve davranışları üzerinde düşünmeye sevk ediyor.

ERTELEMENİN PİŞMANLIĞI
Örneğin bir öyküde lacivert ve siyah mantolu iki insanın yolu kesişir. Lacivert paltolu adam ile siyah mantolu adam yolda çarpışırlar. Asıl önüne bakmayan siyah paltolu adamdır, ölüm korkusu ile yüzyüze kalmıştır, amansız bir hastalığı olduğunu ve çok az bir ömrü olduğunu öğrenir. Bu durum onu dehşete düşürür ve yaşamı boyunca aklına üzerinde düşünmeyi bile getirmediği “hayatın manası nedir?” sorusunun cevabını düşünmeye başlar. Ellili yaşlarındadır ama hayatın manası üzerine hiç kafa yormamıştır, hatta bu konuyu aklına bile getirmemiştir. İnancını, dünyayı, düşünmediklerini, insanlığı sorgulamaya başlar ama artık her şey için çok geçtir.
Kitap insanın vakti varken düşünmesi gereken konuları gözler önüne seriyor. Yer yer iç hesaplaşmaları da görüyoruz. Sonradan farkına varılan bir hatanın iç muhasebesi, getirdikleri ve götürdükleri. Hata yapmanın hayatın gereklerinden biri olduğu ve her hatadan dönülebileceği ince ince işlenmiş öykünün satırlarına.

Öykülerdeki manevi doku konuya yön veren noktalarda da kendini gösteriyor. Aileye, anne ve babaya verilen değer hem toplumsal açıdan hem de manevi açıdan ustaca işlenmiş. Yazar kitabın ilk bölümlerinde çoğu satırda topluma ayna tutuyor. Anne ve babasının öykünün kahramanına kendilerini ihmal ettiği gerekçesiyle sitem ettiği satırlarda hayata dair gerçek ipuçlarını açıkça okuyucuya sunuyor. Anne, baba ve evlat ilişkisini hem kişisel hem duygusal hem de manevi ölçüde tahlil ederek okuyucuya farklı açılardan bakma imkanı sunuyor.

AYRINTIDAKİ HAYAT DERSLERİ
Aşk, sevgi ve fedakârlık... Birbirini tamamlayan bu üç duyguyu kısa ve öz bir şekilde anlatarak kaleminin ve üslubunun ustalığını bir kez daha ortaya koyuyor Prof. Dr. Mahmut Kaplan. Kahramanımızın anne ve babasının filmlere taş çıkartan bir aşk ve evlenme hikâyesi var. Suriyeli olan anne ve babası bir gece kaçarak sınırı geçer. Türkiye'deki Z. köyüne yerleşip burada bir hayat kurarlar kendilerine. Ancak bir süre sonra bir kan davası başlar ve baba uzun yıllar hapis yatmak zorunda kalır. Ancak bugün seksen yaşına gelmiş bu iki yaşlı insan birbirini hâlâ çok seviyor ve örnek olacak bir saygı çerçevesinde hayatı paylaşıyor. Yazar araya serpiştirdiği ayrıntılarla öyküdeki bu çiftin hayatını adeta hayat dersleri vererek okura sunuyor. Bunu sıkıcı olmayan akıcı bir dille yapması öyküyü okunur kılan en önemli nedenlerden biri.
Manevi dokunun kitabın çoğu satırında ustaca örülmüş olması dikkat çekiyor. Özellikle “Kaktüs” bölümünde bir adamın günahlarıyla olan hesaplaşmasına ve bir arkadaşın dertleşmek için merhaba demesinden tövbe etmesine uzanan bir öyküye tanık oluyoruz. Yazar bu manevi örgüyü günlük hayatın olağan, sıradan durumlarının içine ustaca yerleştirdiğinden okur öyküyle daha kolay bütünleşiyor.

Aydınbaba Yokuşu
Mahmut Kaplan
Nesil Yayınları
6 TL


Aydınbaba YokuşuAydınbaba Yokuşu

Mahmut Kaplan

Detay için tıklayın


Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163