VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Eylül 2014 Pazar | Anasayfa > Haberler > Şairler ve dizi sektörü
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Şairler ve dizi sektörü

Her sanat eseri ve sanatçının muhakkak ki bir siyasi sözü vardır. Ancak bu kültür sanat ortamanın kutuplaşması anlamına gelmemeli.

Yani bir şairin solcu, diğer bir şairin de sağcı diye beğenilmesi edebiyata değil olsa olsa sığlığa ve lümpen fanatizmine girer. Bir sanatçıyı ya da eserlerini sağ-muhafazakar diye yok saymak ne kadar yanlışsa sağ-muhafazakar diye yüceltmek de o kadar yanlıştır.
Ancak bir dostumun dediği gibi “Sporda da sanatta da torpil bir yere kadardır.” Çünkü edebiyatın, sanatın kendi içinde kriterleri, kesişme ve ayrılma noktaları vardır ve tıpkı spordaki gibi “tarafsız olması gereken hakemler”in kırmızı kartlık tutumları bu kriterleri bir yere kadar engelleyebilir.

Bu sözleri TRT’de yayımlanan “7 Güzel Adam” dizisinden ötürü yazıyorum. Şair, Cahit Zarifoğlu, Erdem Bayazıt, Rasim Özdenören, Nuri Pakdil, Mehmet Akif İnan, Alaeddin Özdenören ve Ali Kutlay’ın hikayelerini anlatan dizinin “sağ-muhafazakar” sanatı öne çıkarmak için çekildiği söyleniyor. Umarım dizinin çekilme gerekçesi bu değildir çünkü böyleyse her şeyden Cahit Zarifoğlu adına üzülürüm. Çünkü Zarifoğlu Türk şiirinin özel kalemlerindendir. Kendisinin gündeme getirilmesinin nedeni bir toplum mühendisliğiyle değil, şiiriyle olmalı.

Bence şiiri adını taşımak için yeter de artar.
Ayrıca dizide de tıpkı bazı edebiyat çevrelerinde olduğu gibi Zarifoğlu ve diğer altı şair arkadaşından “Maraş ekolü” diye bahsediliyor. Çünkü hepsi Maraşlı ve okul arkadaşıdır. Bence bu tür iddialı tanımlamalarda bulunmadan önce bir kez daha düşünmekte fayda var. Zira edebiyatta bir grubun ekol olması için aynı okuldan olmaları ya da birbirini tanımaları yeterli değildir. Bu onları olsa olsa arkadaş grubu yapar. Bir şair grubunun ekol olması için akıma dönüşmesi, o ülke şiirinin bazı damarlarını açmaları ya da kapamaları ama en önemlisi o ülke şiirinin akışını değiştirmeleri gerekir. Ayrıca sadece Türk değil dünya şiirinin de en özel akımlarından olan İkinci Yeni’nin şairleri başlangıçta birbirlerini tanımıyorlardı bile. Ece Ayhan ve Sezai Karakoç yıllar sonra tanışmıştır. Zaten Ece Ayhan tam da bu yüzden “biz timing yapmadık” diyerek İkinci Yeni tarif eder.

Yine de bu tür dizilerin çekilmesini, bir okur olarak sevindirici bulduğumu ve devamının gelmesini belirtmek isterim. Mesela bir Nâzım Hikmet, Orhan Veli, İkinci Yeni veya Necip Fazıl dizisinin alacağı reytingin hiç de az olmayacağı üzerine bahse girmeye de hazırım.




Başımız sağolsun

Bu ay iki çalışma arkadaşımızı yitirdik. Alanında bir duayen olan ve Türkiye'yi dünya edebiyatı ile buluşturan Akçalı Ajans'ın kurucusu, sahibi Kezban Akçalı'yı ve henüz 35 yaşında olan OkuyanUs Yayınevi Satış Müdürü Özgür Doğan'ı.
Kezban Hanım'la röportajlar vesilesiyle tanışmış, işine olan tutkusuna, vizyonuna hayran kalmıştım. Hatta kendisinin rol modellerimden olduğunu da söylemek isterim. Bu yüzden geçen yılki görüşmemizde VatanKitap'ı "bu ay ne sürpriz var" diye merakla beklediğini söyleyince çok mutlu olmuştum ve o gün ondan dünya yayın dünyasındaki değişim ve eğilimler hakkında ne öğrenebileceksem öğrenmeye çalışmıştım. Şöyle demişti: Tüm çok satar damarlar kurudu, yeniden sahici edebiyata dönüş başlayacak. Kezban Hanım, bu sözünüzün de doğruluğuna şüphem yok. Toprağınız bol, ruhunuz şad olsun.
Özgür Doğan ile ise tanışma fırsatımız olmadı. Ancak yayınevinden bildiğim kadarıyla en büyük hayali bir kız çocuğu sahibi olmakmış. Şiir yazarmış, espriliymiş, çalışkanmış. Hayalleri varmış. Umarım anıları, ailesi ve dostları için az da olsa teselli olur. Allah rahmet eylesin.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam