VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Ekim 2018 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Şairlerin en çetini: T.S.Eliot
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Şairlerin en çetini: T.S.Eliot

T.S. Eliot’un Toplu Şiirler’i Türkçede ilk kez yayımlanıyor. Şair başbakanımız Bülent Ecevit de 1973’te Eliot’un Kokteyl Parti(The Coctail Party) adlı oyununu çevirmişti.




HAYDAR ERGÜLEN



S. Eliot İngiliz şiirini etkileyen iki isimden biri, diğeri Ezra Pound. İkisi de yüzyılın en büyük şairleri, gerek kendi dillerinde yarattıkları etkilerle gerek başka dillerdeki şiirlerinin de evrensel bir kabul görmesiyle. Amerika’da 1888’de doğan Eliot 1915’te İngiltere’ye yerleşecek ve Londra’da ilk tanıştığı şairlerden biri Ezra Pound olacaktır.
Biraz da Pound’un desteği ve çabasıyla yayımlanan “Prufrock” hayli sert tepkilerle karşılandı, “bir şair nasıl yengeç olma isteği duyabilirdi?” Eliot şiirindeki atmosfer ustalığı, görsellik daha ilk şiirinden başlayarak gösterir kendini. Aşk, burada bir dönüşme isteği olarak belirir: “Bir çift hırpani kıskaç olmalıydım ben/ Suskun denizlerin dibinde seğirten”.
Kitaptaki “Bir Leydinin Portresi”nde, çevirmen Samet Köse’nin de belirttiği gibi; “son olayları tartışalım/saatlerimizi ayarlayalım kamu saatlerinden”(agy.,s.31) dizeleri, Eliot’un ‘bireyi her şeyin önüne koyduğunun ve saat analojisiyle hükümet, kilise gibi bireyi kısıtlayan, baskı altına alan kurumlara karşı çıktığının’ ilanıdır.
Eleştiriye kendisinden başlayan Eliot, yerleşik şiir yargılarını da altüst eden şiirini hayli geç ve güç kabul ettirebildi. Eliot şiiri, öncelikle 19. yüzyıldan beri süren Romantik akımın yapmacık diline karşı, o Londra’nın varoşlarından, yoksul semtlerinden, gerçek ve sert hayatlardan söz eder. Bir bakıma hiç de ‘şiirsel olmayan’ şeylerden! Duygulara sürekli gem vuran zeki, esprili, acıtıcı bir şiirdir.
İkinci kitabı, 1920’de yayımlanan “Şiirler”dir. Pek çok gönderme, ima, anımsatma, kişi ve yer adlarıyla doludur. İlk kitaba duyulan tepkiler hâlâ tazedir ve ikinci kitaptaki hiciv ve eleştiri dozu da sanki bu eleştirilerin üstüne tuz biber eker.
1922’de T.S.Eliot dünya şiirinin klasik başyapıtlarından olan “Çorak Ülke”yi de yayınladı. Bu kitabıyla İngiliz dilinin en önde gelen şairlerinden biri olduğu yaygın bir onay gördü. Beş uzun bölümden ve sayısız nottan oluşan, mitolojinin, kültürün ve tabiatın harmanlandığı bu büyük şiirin yapısı ve etkisine dair pek çok şey söylendi.
Eliot’u Türkçeye kazandıranlardan biri şair Suphi Aytimur’du. “Çorak Ülke” , “Dört Kuartet” ve “Başka Şiirler”(Adam Y., Eylül 1990). Önsözünde Eliot’un 1947’de “Ben Çorak Ülke’yi, kısacası, kendi duygularımı yatıştırmak için yazdım” dediğini okumuştum. Bu bir tevazu gibi de görülebilir ama, daha çok da “Büyük bir şairin dehası, çağının güçlüklerini derinden ve şiddetle kavramasıyla kendini belli eder.”(agy., s.16) Ustası da olan ve şiirini çok etkileyen Ezra Pound’dan bir alıntıyla açılan kitap, şiirimizi de, başta Edip Cansever olmak üzere çok etkilemiştir. “Çorak Ülke”, belki de Eliot’tan daha ünlü olan dizeyle başlar: “Ayların en zalimidir Nisan”.
Eliot’un farklı denemelerinden “Dört Kuartet” kitabı, ‘dinsel inançlarında Anglikan, politikada kralcı, sanatta klasik’ anlayışının tezahürü bakımından da özellikle muhafazakâr okur tarafından övgüyle karşılanmıştır.
Zorlu çabası için çevirmen Samet Köse’ye teşekkürler, eline sağlık. Ne de olsa ‘şairlerin en çetinidir Eliot!’

Paylaş